taşralı

C2 seviye
TR → EN
"taşralı" kelimesinin İngilizcesi: provincial, peasant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelprovincial
Genelpeasant

Tanım

•Taşra halkından olan (kimse), dışarlıklı.
•Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin halkından olan kimse

Diğer Dillerde

Almanca(arme) Bäuerin, (arme) Bauernschaft, Bauer, Bäuerin, Bauernbub, Bauernjunge /ˈbaʊ̯ɐ/
farmer (male or of unspecified gender) · peasant (male or of unspecified gender) · boor, yokel, bumpkin (male or of unspecified gender)
çekim: çoğul Bauern · tamlayan Bauern
eş: Farmer, Landwirt, Landmann, Flegel, Stoffel, Stoffelbauer
köken: From Middle High German būre, gebūre, from Old High German būr (“peasant”), gibūr, gibūro. All these forms ultimately descend from Proto-West Germanic *būr, itself from Proto-Germanic *būraz (“inhabitant, dweller”). Compare English boor.
aile: bäuerlich, Bauernfrühstück, Bauernhof, Bauerschaft, Bauersmann, -frau, -leute, Bergbauer, Biobauer, -bäuerin
Jetzt kann es jede Frau vom Land. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
a peasant · someone who lives in the country; ruralite · a country bumpkin
çekim: çoğul paysans
eş: agricole, blédard, campagnard, champêtre, contadin, rural
köken: Inherited from Old French païsan. By surface analysis, pays + -an. Related to païen.
aile: paysannat, paysannerie
Tu es un fils de paysan, aveugle en plus. Elle se moque de toi. — Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
İspanyolcacampesina, campesino, guajiro, guaso, huaso, paleto (dişil) /kampeˈsina/
female equivalent of campesino
çekim: çoğul campesinas
Ella esta burlandose de un campesino paleto y ciego. — Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
female equivalent of cafone
çekim: çoğul cafone
eş: maleducata, insolente, villana, sgarbata, screanzata, grossolana
Si sta prendendo gioco di un cieco. — Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
Rusçaпровинциал (eril) /prəvʲɪnt͡sɨˈaɫ/
a native or resident of the province, rather than capital · naively simple-minded person, behavior and habits, indicating a provincial way of life; country bumpkin · head of the province of the Catholic order
çekim: çoğul провинциа́лы · tamlayan провинциа́ла
eş: деревня
köken: From провинция (provincija) + -ал (-al).
Она держит тебя за дурака, поэтому думает, что тебя легко обмануть! — Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
Arapçaفَلَّاح, فَلَّاحَة
من اجل الماكينات والان المرأه القرويه تستطيع ذلك. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
Azericeəkinçi, kəndçi, kəndli /æcɪinˈt͡ʃi/
sower · peasant, cultivator
çekim: çoğul əkinçilər · tamlayan əkinçinin
köken: Morphologically from əkin (“plantation”) + -çi. Compare Turkish akıncı, Northern Kurdish akincî.
aile: əkinçilik
Kazakçaдиқан, шаруа, шет аймақтық
peasant
çekim: çoğul диқандар · tamlayan диқанның
köken: From Persian دهقان.
aile: диқаншы
Özbekçedehqon
Tatarcaигенче, крестьян
a surname, Boer
çekim: çoğul boeren
köken: From boer (“farmer”).
aile: aardappelboer, bioboer, boerachtig, boerderij, boerenbedrieger, boerenbedrog, boerenbond, boerenbrood, boerendeur, boerenfluit
Nu kan iedere plattelandsvrouw het. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
Portekizcecamponês, camponesa, campónio, interiorano (eril) /kɐ̃.poˈne(j)s/
peasant (member of the agriculture low class)
çekim: çoğul camponeses
eş: campônio, campónio, capiau, rústico
köken: From campo (“field”).
O jovem provinciano sente-se num ambiente estranho e hostil. — Soiçi Negişi taşralı, sessiz sakin bir gençtir.
boor, churl, roughneck · yokel · bounder
çekim: çoğul αγροίκοι · tamlayan αγροίκου
eş: άξεστος, ακαλλιέργητος, απολίτιστος
Κοροϊδεύει έναν τυφλό επαρχιώτη. — Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
農地を借り、小作を営む農民。
ほら お祈りをしています — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
Korece농민, 농부, 농사꾼 /no̞ŋmin/
farmers; peasantry
köken: Sino-Korean word from 農民, from 農 (“farming”) + 民 (“populace”).
이제 어떤 시골에 사는 여성들이든 저렴한 가격에 생리대를 만들 수 있습니다. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
정부는 농민들이 곡물의 신시장을 찾을 수 있도록 지원하기 위해서 노력하는 중이다.
İsveççelantis
a person from or living in the countryside (characterized as slow, old-fashioned, or the like)
çekim: çoğul lantisar · tamlayan lantisens
köken: lant- + -is
Hur kan du plugga tillsammans med oss när du är en fattig tjej? — Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
farmer · guy, man · attaboy
çekim: çoğul chłopi · tamlayan chłopa
eş: wieśniak, rolnik, facet
köken: Etymology tree Proto-Slavic *xolpъ Old Polish chłop Polish chłop Inherited from Old Polish chłop.
aile: chłop w chłopa, chłopaczy, chłopi, chłopski, baba-chłop, chłop jak dąb, chłop jak tur, chłop na schwał, chłopak, chłopeusz
Swoją nazwę wziął od prowincji Turku (szw. — Türkçeye Taşralı Kız adıyla çevrildi (Çev.
Mój chłop to straśnie łapcywy na jadło.
Ukraynacaпровінціа́льний, провінці́йний, селю́к
pertaining to the edge of a sari · regional
köken: From अंचल (añcal, “region, anchal”) + -इक (-ik).
Fincearkkihiippakunnallinen, hiippakunnallinen, kapeakatseinen, maakunnallinen, maalainen, maalaismainen /ˈkɑpeɑˌkɑtsei̯nen/
narrow-minded
çekim: karşılaştırma kapeakatseisempi · üstünlük kapeakatseisin
köken: kapea + katse + -inen
aile: kapeakatseisuus
Kuinka voisitkaan opiskella kanssamme, aateliton? — Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
Çekçerolnice, rolník, sedlačka, sedlák, selka (dişil) /ˈrolɲɪt͡sɛ/
female peasant (member of the agriculture low class)
çekim: çoğul rolnic · tamlayan rolnic
köken: From role + -nice.
Jak s námi můžeš studovat, když jsi obyčejná? — Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
Rumencețăran, țărancă (eril) /t͡səˈran/
peasant, countryman · hick, oaf, hillbilly · an uneducated or brutish person
çekim: çoğul țărani · tamlayan țăranului
eş: câmpean
köken: From țară (“country, land”) + -ean, from Latin terra (“land, earth”), or Inherited from Vulgar Latin *terriānus, from Latin terra + -iānus. Given the presence of -an- instead of -ân-, the initial form must have been țărean (which is now archaic or dialectal).
aile: țărănesc, țărănească, țărănime
Cum poti sa studiezi aici, cand esti doar un om de rand? — Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
Macarcaföldműves, gazdálkodó, paraszt, provinciális, tahó, tartományi /ˈføldmyːvɛʃ/
tiller, farmer, peasant
çekim: çoğul földművesek
köken: föld (“land”) + műves (“craftsman”)
Hogy tanulhatnál velünk, mikor egy kívülálló vagy? — Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
İbraniceאִכָּר, חַקְלַאי, חַקְלַאית, כַּפְרִי
כעת, כל אישה כפרית יכולה. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
Latinceagrestis, agricola, pāgānus, pāgēnsis, provincialis, rūsticus /aˈɡrɛs.tɪs/
rural; rustic; wild (of or pertaining to land, fields or the countryside) · clownish; rude; uncultivated; coarse; savage; barbarous; brutish
çekim: karşılaştırma agrestior · üstünlük agrestissimus
köken: Dissimilated from earlier *agrestris, from ager (“field, farm”) + -estris (“located, dwelling in”). Root cognate with Ancient Greek ἄγροικος (ágroikos). Compare typologically pāgānus, rūsticus. See the opposite cīvīlis for more.
aile: sēmiagrestis, subagrestis
Dancabonde, provinsiel (nötr) /bonə/
farmer · peasant · countryman
çekim: çoğul bønder · tamlayan bondes
köken: From Old Danish bondæ, from Old Norse bóndi, originally a present participle of bo (“to live”).
Endonezcepetani /pəˈtani/
farmer · peasant
çekim: çoğul petani-petani
köken: Affixed per- + tani, from Malay petani, from Classical Malay petani.
aile: petani berdasi, petani gurem, petani monokultur, petani penggarap, petani tambak
Kini setiap wanita desa bisa melakukannya. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
perlawanan petani
Vietnamcagiám tỉnh, nông dân /zaːm˧˦ tïŋ˧˩/
provincial (monastic superior)
köken: Sino-Vietnamese word from 監省
Giờ đây, bất kỳ người phụ nữ nông thôn nào cũng có thể. — Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.

Örnek Cümleler

Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.
She's making a fool of a blind country bumpkin.
Amerikalılar gerçekten taşralı olabilir.
Americans could be really provincial.
Amerikalılar gerçekten taşralı olabilirler.
Americans can be really provincial.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.
Now, any rural woman can.
Taşralının tekiyken nasıl bizimle çalışabilirsin ki?
How can you study with us when you're a commoner?
Taşralı olsa da çağdaş, Carolean stili seçilen tasarım seçeneğiydi.
The contemporary, if provincial, Carolean style was the selected choice of design.
Emeviler Medine'den kaçmış ve taşralı isyancılarla Ensar şehrin kontrolünü ele almışlardı.
The Umayyads had fled Medina, and the provincial rebels and the Ansar were in control of the city.
Tüm taşralılar Roma'yı desteklemedi ve tüm seçkinler de Roma üst sınıfları gibi olmak istemedi.
Not all provincials supported Rome and not all elites wanted to be like the Roman upper classes.
taşralı ile daha fazla örnek cümle →