suçlama
/sut͡ʃ.ɫaˈma/
noun
B2 seviye
TR → EN
"suçlama" kelimesinin İngilizcesi: accuse, censure, impeach, indictment, accusation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelaccuse
Genelcensure
Genelimpeach
Genelindictment
Genelaccusation
Genelarraignment
Genelindictment
Genelaccusation
Genelarraignment
Genelindictment
Genelaccusation
Genelarraignment
Genelindictment
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)suçlamayı
Yönelme (-e)suçlamaya
Bulunma (-de)suçlamada
Çıkma (-den)suçlamadan
Tamlayan (-in)suçlamanın
Çoğul (-ler)suçlamalar
Tanım
•suçlamak işi, itham
•Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama işi
Diğer Dillerde
Almancaanklage (dişil)
charge · accusation
çekim: çoğul Anklagen · tamlayan Anklagen
eş: Klage, Anschuldigung, Beschuldigung
köken: From Middle High German aneklage, from Old High German klaga. Compare Old Saxon klagon, Yiddish אָנקלאָג (onklog).
aile: Anklagebank, Anklagebehörde, Anklageschrift, Anklagevertreter
Ich wäre nicht böse. — Seni suçlamam.
FransızcaAccusation, plainte
Il n'y a que la recherche d'un coupable à blâmer. — Sadece suçlama.
accusation
çekim: çoğul acusaciones
köken: Borrowed from Latin accūsātiōnem.
Pero si no me cree, allí está la salida. No se Io echaré en cara. - ¿En qué mano? — Seni suçlamam.
İtalyancaaccusa, accusare (dişil) /akˈku.za/
accusation
çekim: çoğul accuse
eş: calunnia, insinuazione, critica, biasimo, diffamazione, denigrazione
zıt: difesa
köken: Deverbal from accusare + -a.
C'è solo biasimo. — Sadece suçlama.
Rusçaобвинение (nötr) /ɐbvʲɪˈnʲenʲɪje/
accusation, charge (act of accusing or charging with a crime)
çekim: çoğul обвине́ния · tamlayan обвине́ния
eş: осуждение, осужденье, обвиненье, иск, истец, прокурор
köken: обвини́ть (obvinítʹ) + -е́ние (-énije)
Но если Вы не хотите в него верить, выход вон там, в конце коридора. — Seni suçlamam.
Arapçaاِتِّهَام, اِتَّهَمَ, تُهْمَة
هناك لوم فقط . — Sadece suçlama.
Farsçaاتهام /ʔit.ti.ˈhaːm/
accusation · charge
çekim: çoğul اتهامات
köken: Borrowed from Arabic اِتِّهَام (ittihām).
fault
çekim: çoğul günahlar · tamlayan günahın
köken: Borrowed from Classical Persian گُنَاه (gunāh).
aile: günahkar, günahsız, günahlanmaq, günahlandırmaq
günah işləmək
Dua elə ki, Allah günahlarından keçsin.
Sənin daim geridə qalmağın mənim günahım deyil! Öz günahındır!
Felemenkçebeschuldiging (dişil) /bəˈsxʏl.də.ɣɪŋ/
accusation · accusation, charge
çekim: çoğul beschuldigingen
köken: From beschuldigen + -ing.
aile: tegenbeschuldiging
Ik zal het je niet kwalijk nemen. — Seni suçlamam.
Portekizceacusação (dişil) /a.ku.zaˈsɐ̃w̃/
accusation
çekim: çoğul acusações
köken: Learned borrowing from Latin accūsātiōnem. By surface analysis, acusar + -ção.
Só há culpas. — Sadece suçlama.
Yunancaκατηγορία, κατηγορώ (dişil)
category · accusation, charge · charges against [with εναντίον (enantíon, + genitive)], [with σε βάρος (se város, + genitive)] or
çekim: çoğul κατηγορίες · tamlayan κατηγορίας
zıt: αβανιά
köken: From Ancient Greek κᾰτηγορῐ́ᾱ (kătēgorĭ́ā).
Δεν θα σε κατηγορήσω. — Seni suçlamam.
Άρθρα στην κατηγορία «Ουσιαστικά».
Η κατηγορία εναντίον μας ήταν …
accusation; complaint (that someone has done something wrong) · indictment; prosecution (of someone for a crime)
çekim: geçmiş 告発した
eş: 告訴
研究の中で非難の捉え方は — Sadece suçlama.
国交省が組織的に天下り人事を行っているということを告発しました。
accusation; charge
köken: Sino-Korean word from 告發.
그냥 비난만 하죠. — Sadece suçlama.
İsveççeanklaga, anklagan, anklagelse, beskylla, beskyllning
to accuse
çekim: geçmiş anklagade · ortaç anklagad · ulaç anklagande
köken: an- + klaga
Bara beskyllningar. — Sadece suçlama.
Lehçeoskarżać, oskarżenie, oskarżyć /ɔˈskar.ʐat͡ɕ/
to accuse, to charge, to indict · to accuse oneself · to accuse each other
çekim: geçmiş oskarżano · şimdiki oskarża
köken: Etymology tree Polish oskarżyć Polish -ać Polish oskarżać From oskarżyć + -ać.
Jest już tylko obwinianie się. — Sadece suçlama.
Ukraynacaза́кид, звинува́тити, звинува́чення, звинува́чувати
Лише звинувачення. — Sadece suçlama.
accusation, allegation, charge
çekim: çoğul अभियोगों
köken: Learned borrowing from Sanskrit अभियोग (abhiyoga).
aile: महाभियोग
Fincesyyte, syytös, syyttää, syyttäminen /ˈsyːteˣ/
charge, accusation, indictment
çekim: çoğul syytteet · tamlayan syytteen
köken: syyttää (“to accuse, charge, indict”) + -e. Coined by Finnish physician and philologist Elias Lönnrot in 1851.
aile: lisäsyyte, rikossyyte, syyteaineisto, syyteharkinta, syytekirjelmä, syytekohta, syytekysymys, syyteneuvottelu, syyteoikeus, syyteperuste
Nyt vain syytellään. — Sadece suçlama.
asettaa syytteeseen
luopua syytteestä
vapauttaa syytteestä
Çekçeobvinění, obvinit, obviňovat (nötr) /ˈobvɪɲɛɲiː/
verbal noun of obvinit · accusation, charge
çekim: çoğul obviněním
eş: nařknutí, nařčení
köken: From obvinit + -ení.
Nebudu tě vinit. — Seni suçlamam.
Rumenceacuza, acuzație, învinovățire /a.kuˈza/
to accuse
çekim: geçmiş acuzat · ortaç acuzat · şimdiki acuză
köken: Borrowed from French accuser, Latin accūsāre.
aile: acuzare
Nu te opresc să pleci. — Seni suçlamam.
charge, accusation, allegation · prosecution (the prosecuting party)
çekim: çoğul vádak
köken: Back-formation from vádol.
aile: vádaskodik, ejti a vádat, vádat emel
És nincs harag. — Seni suçlamam.
count, indictment
aile: כתב אישום, כְּתַב אִשּׁוּם
יש רק האשמות. — Sadece suçlama.
Latinceaccūsātiō, accūsō, crīminor
Dancaanklage, beskylde, beskyldning (nötr)
an accusation (declaration of fault or blame) · a indictment, charge (in court)
çekim: çoğul anklager · tamlayan anklages
köken: an + klage (“complaint”), from German Anklage.
aile: anklager
Der er kun bebrejdelse. — Sadece suçlama.
menunjuk dan mengatakan bahwa seseorang berbuat kurang baik:
Yang ada hanya tuduhan. — Sadece suçlama.
Vietnamcasự buộc tội
Chỉ có đỗ lỗi. — Sadece suçlama.
Bulgarcaобвиня́вам
Няма да се сърдя. — Seni suçlamam.
Slovakçaobvinenie, obviniť, obviňovať, obžalovať
Len obviňovanie. — Sadece suçlama.
Etimoloji
By surface analysis, suçla- + -ma.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Onu suçlama.
Don't blame him.
Beni suçlama.
Don't blame me.
Bizi suçlama.
Don't blame us.
Tom'u suçlama.
Don't blame Tom.
Seni suçlamam.
I won't blame you.
Onu suçlamayın.
Don't blame it on her.
Onu suçlamadım.
I wouldn't blame him.
Onları suçlama.
Don't blame them.
Sadece suçlama.
There's just blame.
Mağduru suçlama!
Don't blame the victim.
Kendini suçlama.
Don't blame yourself.
Cezai suçlamalar
Criminal charges
İlgili Sorular
Aynı anda alınabilecek en fazla suçlama sayısı nedir?
Bir davada aynı anda yöneltilebilecek maksimum suçlama adedi nedir?
Bir kezde alınabilecek en yüksek suçlama miktarı ne kadar olabilir?
Yasadışı göçmenlerin ülkemize zarar verdiği iddiası doğru mu, yoksa seçim dönemlerinde bir suçlama aracı mı?
Cinayet davası sırasında sanık kazara olduğunu ve bir neden göstermediğini söylüyor. Jüri olarak bu durumda nasıl bir suçlama talep ederdiniz?