Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sazlık

sazlık

TR → EN
"sazlık" kelimesinin İngilizcesi: morass. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmorass

Görsel

Kış gölü manzarası - sazlık ve karSakin gölet kenarında ışıklı sazlık manzarasıSazlık çayırda sonbahar manzarası - doğa fotoğrafıGöl kıyısında sazlık ve gün batımı manzarası

Tanım

•Osmaniye ili Toprakkale ilçesine bağlı bir köy.
•sazları çok olan yer
•Sazları çok olan yer

Diğer Dillerde

Fransızcabourbier, marais, marécage (eril) /buʁ.bje/
morass · morass, quagmire
çekim: çoğul bourbiers
köken: From bourbe + -ier.
Elle y danse des solos. — Sazlıklarda tek başına yuvalanır.
İspanyolcaalmarjal, armajal, marisma, marjal, pantano
Terreno poblado de almarjos.
eş: almajar, almajal
En esta zona hay también numerosos balnearios y spas. — Bu bölgede çok sayıda bataklık ve sazlık bulunmaktadır.
Rusçaболо́то, тряси́на
Кормятся в основном на деревьях, иногда на земле. — Yuvaları çoğunlukla sık sazlıklarda, bazen ağaçların üzerindedir.
Felemenkçemoeras (nötr) /muˈrɑs/
swamp, morass
çekim: çoğul moerassen
köken: Alteration (by assimilation to moer (“moor”)) of Middle Dutch marasch, from Old French mareis (“marsh”). Doublet of meers.
aile: moerasachtig, moerasboot, moerassig, veenmoeras, moerasandijvie, moerasanemoon, moerashert, moeraskartelblad, moeraskat, moerasmelkdistel
Zelf draait hij alleen maar aan de knoppen. — Sazlıklarda tek başına yuvalanır.
Portekizcebanhado, pântano (eril) /bɐ̃ˈɲa.du/
swamp, marsh
çekim: çoğul banhados
Cresce em solos argillosos. — Sazlıklarda tek başına yuvalanır.
İsveççemoras
genitive of Mora
swamp, marsh, bog · marsh rosemary (Rhododendron tomentosum and the whole Rhododendron subsect. Ledum) · quagmire (demoralizing situation)
çekim: çoğul bagna · tamlayan bagna
eş: bagnisko, mokradło, błota, trzęsawisko, grzęzawisko, topiel
köken: Etymology tree Proto-Slavic *bagno Old Polish bagno Polish bagno Inherited from Old Polish bagno.
aile: bagnisty, bagiennie, bagienność, bagniak, bagnica, bagnistość, bagnoznawstwo, bażyna, zabagniać, zabagnić
Po powrocie osiadają w Dreźnie. — Derhal geriye dönerek sazlıkların arasına saklanırlar.
bagno zwyczajne
Fincehetteikkö, suo /ˈhetːei̯kːø/
quagmire, morass (swampy, soggy area)
çekim: çoğul hetteiköt · tamlayan hetteikön
köken: hete + -ikko
aile: hetteikköinen
Se elää suurina laumoina. — Geniş sazlıklarda yaşar.
Çekçebahno, bažina, marast, močál (nötr) /ˈbaɦno/
beer
çekim: çoğul bahna · tamlayan bahna
eş: kal, bláto, rmut, sajrajt, marast
köken: Inherited from Old Czech bahno, from Proto-Slavic *bagno of uncertain origin; probably cognate to German Bach (“stream”).
aile: bahenní, bahnice, bahniště
Žije ve Velkých Hamrech. — Geniş sazlıklarda yaşar.
Rumencemlaștină (dişil)
swamp
çekim: çoğul mlaștini · tamlayan mlaștini
köken: Borrowed from Old Church Slavonic млащина (mlaština), from Proto-Slavic *molka. Doublet of mlacă.
În trecut a funcționat acolo o bancă aflată în proprietatea bogaților comercianți venețieni. — Bu sazlıkta bir Venedik barajının kalıntıları da bulunmuştur.
Latincepalūs
Bulgarcaблато, мочур (nötr) /ˈbɫato/
swamp, bog, fen, marsh
çekim: çoğul блата́
köken: From Proto-Slavic *bolto.
Камбаните бият сами. — Sazlıklarda tek başına yuvalanır.
İrlandacabar, seascann (eril)
bar (unit of pressure)
çekim: çoğul bair · tamlayan bair
köken: Borrowed from English bar, from Ancient Greek βάρος (báros, “weight”).
Belarusçaбало́та
Sanskritçeपङ्क (eril) /pɐ́ŋ.kɐ/
mire, bog, morass, muddy pool · clay, slush, mud · dirt, moral impurity, sin
çekim: çoğul पङ्काः॑ · tamlayan पङ्क॑स्य
köken: From Proto-Indo-Aryan *pánkas, from Proto-Indo-Iranian *pánkas, from Proto-Indo-European *pen- (“mire, bog”). Cognate with Old Prussian pannean (“bog”), Middle Irish en (“water”), Dutch veen, Old English fenn (English fen).
aile: पङ्कज, पङ्कक्रीड

Örnek Cümleler

Ovada sazlıklar bulunmaktadır.
Femoral pores are present.
Sazlıklarda platformlarda yuvalanırlar.
It peels in square plates.
Adada sazlık kaplı iki ada (10 hektar) vardır.
There are two islands (10 ha) covered by reed.
Sarısu Gölü'nün kıyıları bataklık ve sazlıklardan oluşur.
The southern coastline of Djursland is made up of bays and peninsulas.
Taşkın alanlara karaçam, sazlık ve saz çayırları hakimdir.
The floodplains are dominated larch, reeds, and sedge meadows.
Sümer dininde Ningikuga ("Kamışın Hanımı") sazlık ve bataklık tanrıçasıydı.
Ningikuga ("Lady of the Pure Reed") in Sumerian religion was a goddess of reeds and marshes.
Çökeltiler nehir haliçlerinde birikerek sazlıkların genişlemesini sağlamaktadır.[3]
The sediments are deposited in river estuaries, allowing reedbeds to expand.[3]
Birkaç yüz kişi sazlıklarda saklandı ve ertesi sabah Kazaklar tarafından saldırıya uğradı.
Several hundred hid in the reeds, and were attacked by Cossacks on the following morning.
Gelgitle tuz sazlıkları ve Mangrov ormanları ile birlikte gelgit daireleri önemli ekosistemlerdir.
Tidal flats, along with intertidal salt marshes and mangrove forests, are important ecosystems.
sazlık ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Geneljungle cat
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod