asylum seeker (a person seeking (political) asylum of male or unspecified sex)
çekim: çoğul Asylanten · tamlayan Asylanten
köken: From the 1960s, Asyl (“asylum”) + -ant (agent noun suffix).
aile: Asylantenheim, Asylantenwohnheim, Asylantenpack, Scheinasylant
🔊 Ich bin vor 21 Jahren als Asylsuchender nach Großbritannien gekommen. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
past participle of réfugier
çekim: çoğul réfugiés
eş: demandeur d'asile
🔊 Qui est demandeur d’asile ? — Sığınmacı kimdir?
female equivalent of refugiado
çekim: çoğul refugiadas
🔊 ¿Quién tiene consideración de solicitante de asilo? — Sığınmacı kimdir?
refugee
çekim: çoğul profughi
eş: esiliato, esule, fuggiasco, fuggitivo, fuoriuscito, ramingo
köken: From Latin profugus, from profugiō (“to flee, run away or escape”). Compare Spanish prófugo (“fugitive”).
🔊 Sono arrivato nel Regno Unito 21 anni fa in cerca di asilo politico. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
Rusça 🔊 беженец (eril) /ˈbʲeʐɨnʲɪt͡s/ refugee · asylum seeker (one who seeks asylum)
çekim: çoğul бе́женцы · tamlayan бе́женца
köken: бе́гать (bégatʹ) + -енец (-enec)
🔊 Кто является лицом, нуждающимся в убежище? — Sığınmacı kimdir?
Arapça 🔊 لَاجِئ , لَاجِئَة
🔊 مَن هو طالب اللجوء؟ — Sığınmacı kimdir?
Farsça 🔊 پَناهَندِه , فراری /fa.raː.ˈriː/ fugitive; runaway
köken: From فرار (farâr, “escape”) + ـی (-i).
refugee
çekim: çoğul qaçqınlar · tamlayan qaçqının
köken: From qaç (“to flee”) + -qın.
🔊 qaçqın düşərgəsi
refugee
çekim: çoğul босқындар · tamlayan босқынның
Özbekçe 🔊 qochoq , qochqin , qochqindi
refugee · fugitive
çekim: çoğul vluchtelingen
köken: From vluchten (“to flee”) + -ling or vlucht (“flight”) + -ling.
aile: bootvluchteling, klimaatvluchteling, oorlogsvluchteling, vluchtelingenkamp, vluchtelingenopvang
🔊 21 jaar geleden kwam ik naar het VK, als asielzoeker. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
past participle of asilar
🔊 #SOSManus: Polícia expulsa refugiados de antigo centro de detenção australiano na Papua Nova Guiné — #SOSManus: Polis Avustralya'nın Manus Adası Eski Mülteci Kampındaki Sığınmacıları Tahliye Ediyor
refugee
çekim: çoğul πρόσφυγες · tamlayan πρόσφυγα
köken: Learned borrowing from Koine Greek πρόσφυξ (prósphux).
aile: προσφυγάκι, προσφυγιά, προσφυγικός, προσφυγοπούλα, προσφυγόπουλο
🔊 Έφτασα στο Ηνωμένο Βασίλειο πριν από 21 χρόνια ως αιτών άσυλο. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
refugee · people who "have nowhere to go" after a dearly-loved anime finishes airing
🔊 当時の私は21歳の 亡命希望者でした — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
🔊 シリア難民
refugee
eş: 피난민, 유민
köken: Sino-Korean word from 難民 (“refugee”)
🔊 지금으로부터 21년 전 저는 영국으로 망명했습니다. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
a refugee (person seeking political asylum)
çekim: çoğul flyktingar · tamlayan flyktings
köken: From flykt + -ing.
🔊 Vem är asylsökande? — Sığınmacı kimdir?
refugee (person seeking asylum in another country)
çekim: çoğul uchodźcy · tamlayan uchodźcy
eş: wychodźca
köken: Etymology tree Polish uchodzić Proto-Indo-European *-keh₂ Proto-Indo-European *-i-keh₂ Proto-Balto-Slavic *-ikāˀ Proto-Slavic *-ьka Proto-Slavic *-ьca Old Polish -ca Polish -ca Polish uchodźca From uchodzić + -ca.
🔊 Przybyłem do Wielkiej Brytanii 21 lat temu w poszukiwaniu azylu. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
Ukraynaca 🔊 бі́женець , бі́женка
🔊 Я прибув до Великобританії 21 рік тому як прохач притулку. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
refugee
çekim: çoğul शरणार्थियों
köken: Learned borrowing from Sanskrit शरणार्थी (śaraṇārthī).
🔊 भारत के विभाजन से बहुत सारे लोग शरणार्थी बन गए।
refugee
çekim: çoğul pakolaiset · tamlayan pakolaisen
köken: pako (“flight, escape”) + -lainen
aile: maan sisäinen pakolainen, pakolaisuus, elintasopakolainen, ilmastopakolainen, kiintiöpakolainen, nälkäpakolainen, pakolaisasema, pakolaishallitus, pakolaishuolto, pakolaisjärjestö
🔊 Kuka on turvapaikanhakija? — Sığınmacı kimdir?
refugee
çekim: çoğul běženci · tamlayan běžence
eş: uprchlík, utečenec, migrant, emigrant, vystěhovalec
köken: Borrowed from Russian бе́женец (béženec).
🔊 Z lidí se stali zloději a uprchlíci, a aby unikli před démony, nabízeli živé, jako oběti. — Halk hırsızlara ve sığınmacılara dönüştü, ve iblislerden kaçmak için canlı kurban sundular.
refugee
çekim: çoğul refugiați · tamlayan refugiatului
köken: Past participle of refugia.
🔊 Am venit în UK acum 21 de ani, ca azilant. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
third-person singular indicative past indefinite of menekül
çekim: çoğul menekültek
köken: menekül (“to flee, escape”) + -t (past-tense and past-participle suffix)
🔊 21 évvel ezelőtt érkeztem az Egyesült Királyságba, mint menedékkérő. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
İbranice 🔊 פָּלִיט
🔊 הגעתי לבריטניה לפני 21 שנים כמבקש מקלט. — İngiltere'ye 21 yıl önce sığınmacı olarak geldim.
that which flees, has fled, fugitive · unsettled, roving, vagabond, wandering · banished, exiled
köken: From profugiō (“to flee, run away or escape”) + -us.
refugee
çekim: çoğul flygtninge · tamlayan flygtnings
köken: From flygte (“to escape”) + -ing (“person”). Calque of German Flüchtling.
Norveççe 🔊 flyktning
🔊 Mange jøder forlot Tyskland på grunn av jødeforfølgelsene. — Sığınmacıların çoğu Yahudi karşıtı tehditlerden dolayı Almanya'yı terk etti.