Ana içeriğe geç
Sözlük

sığınmacı ile cümle

sığınmacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye dünyanın en büyük sığınmacı nüfusuna sahiptir.Turkey has the world's largest refugee population.
Almanya bu yıl yaklaşık bir buçuk milyon sığınmacı bekliyor.Germany is expecting about 1.5 million asylum seekers this year.
Sığınmacı kampları aşırı kalabalık.The refugee camps are overcrowded.
2015 itibarıyla Karadağ'da 6.600 Kosovalı Sırp sığınmacı vardır.As of 2015, there are at least 6,600 Kosovo Serb refugees in Montenegro.
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.Eventually, Argentina agreed to resettle the asylum seekers permanently.
Goeppert-Mayer ve Herzfeld sığınmacı yardım etkinliklerine katılmıştır.Goeppert Mayer and Herzfeld became involved in refugee relief efforts.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Imposing aid: Emergency assistance to refugees.
Toplamda 67 Yahudi sığınmacının iltica talebi reddedildi.In total, sixteen Jewish residents of the hotel were executed.
Sırbistan'da sığınmacılara yönelik protestolar soru işaretlerine yol açıyorProtests against asylum seekers in Serbia raise questions
Kosova 1999 yılından beri Asya ve Afrika'dan giderek artan sayıda sığınmacıya maruz kalıyor.Since 1999, Kosovo has seen an increasing number of asylum seekers from Asia and Africa.
Caka, "Bunların hepsi sığınmacı kampında barındırılamıyor."Not all are housed at the asylum seekers' camp.
Sığınmacı akını Sırbistan ve Makedonya'nın vizesiz seyahat olanağını tehlikeye atıyorRush to asylum puts visa-free travel at risk in Serbia, Macedonia
Sığınmacıların yolculuğu genelse Makedonya'dan başlıyor. [Nikola Barbutov/SETimes]For asylum seekers, the journey typically begins in Macedonia. [Nikola Barbutov/SETimes]
UNHCR: Sırbistan, küresel sığınmacı listesinde en tepedeUNHCR: Serbia tops global asylum-seekers' table
Projeyle Arnavutluk'ta Sığınmacılar ve Göçmenlere Ön Eleme YapılacakProject Pre-screens Asylum Seekers and Migrants in Albania
Uluslararası Af Örgütü Yunanistan'ı sığınmacılara yönelik davranışlarından ötürü eleştirdiAmnesty International criticises Greek treatment of asylum seekers
Fajon: Bazı AB üye ülkelerinde endişe verici sayıda sığınmacı var.Fajon: There are worrying numbers of fake asylum seekers in some of the EU member states.
Sırp sığınmacılar serbest vize rejimini tehlikeye atıyorlarSerbian asylum seekers jeopardising visa liberalisation
Sırbistan, Schengen erişimini tehlikeye atan sahte sığınmacı akınını durdurmaya çalışıyor.Serbia is working to stem the flow of bogus asylum seekers, who threaten Schengen access.
Kosovalı sığınmacılar ülkelerine iade ediliyor. [Reuters]Kosovo asylum seekers are being repatriated. [Reuters]
Artan Arap sığınmacı akını Türkiye'de ciddi bir Arap karşıtı dalgaya yol açmıştır.[1]Growing influx of Arab refugees in Turkey led to a serious wave of anti-Arabism.[9]
Ocak 2010 itibarıyla ülkede 25.580 mülteci ve sığınmacı bulunmaktadır.As of January 2010, 25,580 refugees and asylum seekers remain in the country.
29 yaşındaki Eritreli sığınmacı Haftom Zarhum, ikinci bir saldırgan sanıldı.A 29-year-old Eritrean asylum seeker, Haftom Zarhum was mistaken for a second attacker.
Kanada'da İranlı sığınmacılara yönelik Iranian Railroad for Queer Refugees adlı bir LGBT örgütü kurulmuştur.In Kanada hat sich die LGBT-Organisation Iranian Railroad for Queer Refugees gegründet.
Yaklaşık % 30u da ABD'ye göç etti ve sadece çok az sayıda sığınmacı Türkiye'de kaldı.Weitere knapp 30 Prozent siedelten in die USA über und einige wenige wurden in der Türkei heimisch.
1949'a kadar sığınmacıların üçte ikisi geldikleri ülkelere döndüler.Bis 1949 waren circa zwei Drittel der Exilanten in ihre Herkunftsländer zurückgekehrt.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Frauenhäuser: Hilfe für Betroffene.
Bazı sığınmacılar başarıyla Türk vatandaşlığı için başvuruda bulundular.Deshalb beantragte Bebbe die türkische Staatsangehörigkeit.
Goeppert-Mayer ve Herzfeld sığınmacı yardım etkinliklerine katılmıştır.Goeppert-Mayer et Herzfeld s'impliquent dans les efforts de secours aux réfugiés,.
Kanada'da İranlı sığınmacılara yönelik Iranian Railroad for Queer Refugees adlı bir LGBT örgütü kurulmuştur.Il est directeur général de l'Iranian Railroad for Queer Refugees.
Kaldıkları mülteci kampından ayrılıp bir günlüğüne Oslo'ya gitme izni verilen beş sığınmacıyı konu etmektedir.Cinq réfugiés sont en voyage à Oslo pour une journée.
Sığınmacıların çoğu Yahudi karşıtı tehditlerden dolayı Almanya'yı terk etti.La majorité des Juifs allemands choisit d'adhérer au judaïsme réformé.
Sığınmacı sayısı 100 bini geçti.Chez le vendeur une ristourne de 100 HT.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.El desorden de los refugiados: ensayos.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Save the Children interviene subito per aiutare gli sfollati.
Bu kadar sığınmacının doyurulması, Lihtenştayn gibi küçük bir ülke için zor olmuştur.Inoltre, non si riteneva necessario un viceparroco per un paese così piccolo.
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.В конце концов, Аргентина согласилась предоставить постоянное жильё и политическое убежище беженцам.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Внеуставная деятельность УВКБ ООН: содействие защите перемещённых лиц Беженцы в цифрах.
1924 yılında Yunan-Türk Savaşı'ndan kaçan Yunan sığınmacılar tarafından kurulmuştur.تأسس في عام 1924 بواسطة لاجئين يونانيين من إسطنبول بعد الحرب اليونانية التركية.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.ويتمركز عمل المفوضية في مساعدة الفئات التالية: اللاجئون.
Mart 2018 itibarıyla Türkiye'de 169.919 kayıtlı Afgan sığınmacı vardır.Volgens gegevens uit oktober 2018 zijn er 160.944 geregistreerde kiezers in Marin County.
Nasyonal sosyalizm döneminde tehdit altındaki yüzlerce kişi Almanya'dan Türkiye'ye sığınmacı olarak geldi.Under nationalsocialismens tid fann många flyktingar från Tyskland och Österrike sin tillflykt i Turkiet.
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.Зрештою, Аргентина погодилася надати постійне житло і політичний притулок біженцям.
1924 yılında Yunan-Türk Savaşı'ndan kaçan Yunan sığınmacılar tarafından kurulmuştur.Seuran perustivat vuonna 1924 Ateenaan Turkista paenneet kreikkalaiset pakolaiset.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Avustustoimenpiteitä: Itseänsä elättämistä tarkoittavaa avustusta.
Bu kadar sığınmacının doyurulması, Lihtenştayn gibi küçük bir ülke için zor olmuştur.Πόσο απαίσιο να κυνηγάς έναν άνθρωπο για ένα ασήμαντο θέμα σαν αυτό!
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.Til slutt aksepterte Argentina å gi fast oppholdstillatelse til asylsøkerne.
Sığınmacıların çoğu Yahudi karşıtı tehditlerden dolayı Almanya'yı terk etti.Mange jøder forlot Tyskland på grunn av jødeforfølgelsene.
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.Akhirnya, Argentina setuju untuk memukimkan kembali secara permanen para pencari suaka ini.
Yaklaşık 30.000 sığınmacı durumuna geldi.Diperkirakan bahwa setidaknya 30.000 orang menjadi pengungsi.
Sy "günümüze,bu harap olmuş korkunç dünyaya daha çok sığınmacı olarak gelmiş gibiler.彼は「彼らはこの恐ろしく荒廃した世界で今日まで生き延びた難民だ。
1950'lerde sığınmacılara yardım etmek için Avusturya ve Almanya'da köyler yaptırttı.組織は難民の家族に資金を援助し、1950年代にはオーストリアとドイツに難民を収容する村を建設した。
Sonunda Arjantin, sığınmacıları kalıcı olarak topraklarına yerleştirmeyi kabul etti.最终,阿根廷同意这些避难者前往永久定居。
2015 itibarıyla Karadağ'da 6.600 Kosovalı Sırp sığınmacı vardır.截至2015年11月,估計有6000名移民生活在叢林中。
Goeppert-Mayer ve Herzfeld sığınmacı yardım etkinliklerine katılmıştır.גופרט-מאייר נעשתה מעורבת במאמצי סיוע לפליטים.
Göçmenlere bazen ekonomik sığınmacı denilmektedir.Тези, които искат статут на бежанци, понякога са наричани политически бежанци.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Previdnostni ukrepi, ki se nanašajo na ljudi: Evakuirati osebje.
Bu kadar sığınmacının doyurulması, Lihtenştayn gibi küçük bir ülke için zor olmuştur.Tai buvo ne smulki pagalba, nes tokiai mažai ir skurdžiai šaliai buvo sunku išmaitinti tiek pabėgelių.
Aide aux Personnes Déplacées: Sığınmacılara yardıma yönelik çalışmalar.Padeda apmokyti naujus darbuotojus (Helps in training new employees.)
Goeppert-Mayer ve Herzfeld sığınmacı yardım etkinliklerine katılmıştır.Goeppert, Mayer ja Herzfeld lõid kaasa põgenike abistamises.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod