Ana içeriğe geç
Sözlük
/
nakliyeci

nakliyeci

TR → EN
"nakliyeci" kelimesinin İngilizcesi: carrier. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcarrier

Tanım

•isim: taşımacı

Diğer Dillerde

AlmancaFrachtunternehmen, Träger, Trägersignal, Transportunternehmen, Überträger (eril) /ˈtʁɛːɡɐ/
agent noun of tragen; carrier, support · girder, beam · strap (of a dress)
çekim: çoğul Trägern · tamlayan Trägers
köken: From tragen + -er.
aile: trägerartig, Trägerin, trägerlos
Handlangertum und Söldnerdasein verblieben als einzige Auswege. — Nakliyecilik ve biçerdöver işletmeciliği diğer geçim kaynaklarıdır.
Fransızcaporteuse (dişil) /pɔʁ.tøz/
female equivalent of porteur · carrier wave
çekim: çoğul porteuses
Quelques petits camions seront néanmoins produits. — Ancak az sayıda nakliyecilik de yapılmaktadır.
İspanyolcacompañía de transportes, empresa de transportes, portadora, transportista (dişil) /poɾtaˈdoɾa/
female equivalent of portador
çekim: çoğul portadoras
También es frecuente en la zona el tráfico de estupefacientes. — Ayrıca köyde nakliyecilik oldukça yaygındır.
Rusçaперевозчик; переносчик
Являлась также некоторое время городским электротранспортом. — Ayrıca şehirlerarası nakliyecikle geçim sağlanmaktadır.
Arapçaحَامِل, حَمَلَة, مَوْجَة حامِلة, نَاقِل
لقد إنتقلت إلى الولايات المتحدة حيث ألتقت بجدي الذي كان متعهد نقل الأسمنت، — Çimento nakliyeciliği yapan dedemle tanıştığı ABD'ye taşındı, ve 9 çocukları oldu.
Felemenkçedrager, vervoerder (eril) /ˈdraː.ɣər/
a carrier, one who carries or bears something · a wearer, one who wears something, like an article of clothing · a carrier, one who carries a gene
çekim: çoğul dragers
köken: From Middle Dutch dragere. Equivalent to dragen + -er.
aile: bagagedrager, geluidsdrager, lastdrager
Er zijn echter weinig vervoerscijfers openbaar gemaakt. — Ancak az sayıda nakliyecilik de yapılmaktadır.
Portekizcecarregador, operadora, portador, transportadora (eril) /ka.ʁe.ɡaˈdoʁ/
carrier (person)
çekim: çoğul carregadores
eş: laturário
köken: From carregar + -dor.
Estão trazendo criminalidade. — Halkı nakliyecilik yapmaktadır.
αυτός που φέρνει, κομίζει κάτι
Lehçenosiciel, nosicielka, nośnik (eril) /nɔˈɕi.t͡ɕɛl/
carrier (person carrying something) · carrier (person who has a genetic trait or infectious disease but displays no symptoms) · holder
çekim: çoğul nosiciele · tamlayan nosiciela
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁neḱ- Proto-Balto-Slavic *neśtei Proto-Slavic *nesti Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Proto-Slavic *nosìti Old Polish nosić Polish nosić Proto-Indo-European *-tḗr? Proto-Slavic *-jь? Proto-Slavic *-teľь Polish -ciel Polish nosiciel From nosić + -ciel.
aile: nosicielstwo
Ostatecznie jego resztki zniknęły w okolicach 2000 r. — Nakliyecilik ise 2000'li yılların ortasında tamamen bitti.
Ukraynacaносі́й, переві́зник
Для перевезення людей. — Halkı nakliyecilik yapmaktadır.
Hintçeकहार (eril) /kə.ɦɑːɾ/
palanquin bearer, carrier · domestic servant · fisherman
çekim: çoğul कहारों
köken: Possibly from Sanskrit स्कन्धहार (skandhahāra).
Fincekantaja, kantoaalto, kuljetustoimisto, kuljetusväline, kuljetusyritys, taudinkantaja /ˈkɑntɑjɑ/
bearer, carrier (person who bears or carries something) · porter, bellhop, skycap · plaintiff, complainant, claimant (initiator of an action in court)
çekim: çoğul kantajat · tamlayan kantajan
zıt: vastaaja
köken: From Proto-Finnic *kantaja. Equivalent to kantaa (“to bear, carry; to levy, cess (taxes); (law) to bring”) + -ja.
aile: arkunkantaja, arvonkantaja, aseenkantaja, basillinkantaja, kantaja-aine, kantajakaasu, Käärmeenkantaja, lipunkantaja, madonkantaja, postinkantaja
Lisäksi kuljetettiin muutama tonni rahtia. — Ancak az sayıda nakliyecilik de yapılmaktadır.
Çekçebacilonosič, dopravce, nosič, nosný signál (eril) /ˈbat͡sɪlonosɪt͡ʃ/
carrier (person or animal transmitting a disease without contracting it)
çekim: çoğul bacilonosiči · tamlayan bacilonosiče
eş: přenašeč
Rumencesemnal purtător
İbraniceנשא, נשאית
to lift · to bear, carry, support · to endure
çekim: geçmiş נָשָׂאתָ
köken: From Proto-Semitic *naśaʔ- (“lift, raise”). Compare Akkadian 𒈾𒋗𒌑𒌝 (našûm) and Arabic نَشَأَ (našaʔa).
aile: חֲמוֹר נוֹשֵׂא סְפָרִים, נָשָׂא וְנָתַן, נָשָׂא רֹאשׁ
מניעת סחר בבני אדם. — Halkı nakliyecilik yapmaktadır.
שִׁיר לַמַּעֲלוֹת אֶשָּׂא עֵינַי אֶל הֶהָרִים מֵאַיִן יָבֹא עֶזְרִי
אבל אתה נושא אותי כל השנים כמו היית לווייתן ואני יונה.
לֹא תִשָּׂא אֶת־שֵׁם־יְהוָה אֱלֹהֶיךָ לַשָּׁוְא כִּי לֹא יְנַקֶּה יְהוָה אֵת אֲשֶׁר־יִשָּׂא אֶת־שְׁמוֹ לַשָּׁוְא׃
Bulgarcaноса́ч, носи́тел, превозва́ч, преноси́тел
Ветроходството също е доста популярно в града. — Ayrıca köyde nakliyecilik oldukça yaygındır.
Slovakçadopravca
Preto môže byť jeden človek programátorom, potápačom a spisovateľom zároveň. — Ailelerden biri önce nakliyeci, sonra ambalajcı, ithalatçı ve sonunda da bir holding olur.
Taycaพาหะ
Gürcüceმატარებელი /mätʼäɾe̞be̞li/
train · carrier (person or organism that has inherited a genetic trait)
çekim: çoğul მატარებლები · tamlayan მატარებლის
köken: From present participle of ტარება (ṭareba) (ტარება (ṭareba) + მა- -ელი (ma- -eli)) undergoing substantivization.
Svahilimchukuzi (eril)
carrier, porter, transporter (person or object that carries someone or something else)
çekim: çoğul wachukuzi
köken: From m- + -chukua + -zi.
Belarusçaно́сьбіт, пераво́знік, пераво́зчык
Makedoncaамал, носач, превозник, пренесувач, преносител, шпедите́р (eril) /ˈamaɫ/
porter · servant
köken: Borrowed from Ottoman Turkish (Turkish hamal), from Arabic حَمَّال (ḥammāl, “porter”).
Yidişטרעגער (eril)
porter, bearer, mover (person who carries or moves things)

Örnek Cümleler

Halkı nakliyecilik yapmaktadır.
People who direct traffic.
Ayrıca köyde nakliyecilik yapan kişi sayısı da bir hayli fazladır.
Also, the number of trucks entering the city is significantly high.
Nakliyeciler kitap okuyan insanlardan hoşlanmazlar. Ama en azından iyi bir nedenleri var.
Movers don't like people who read books. But at least they have a good reason.
Nakliyecilik, özellikle de uluslararası taşımacılık, ilçenin en önemli ekonomik kaynağıdır.
Mobility, especially public transportation, was the main focus of this forum.
Masrafları karşılaması için, ihracatçının ya da nakliyecinin gerekli belgeleri ibraz etmesi gerekir.
To receive payment, an exporter or shipper must present the documents required by the LC.
nakliyeci ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod