gına

/ɡɯˈnaː/
noun
B2 seviye
TR → EN
"gına" kelimesinin İngilizcesi: boredom, fatigation, weariness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelboredomnoun
Genelfatigationnoun
Genelwearinessnoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)gınayı
Yönelme (-e)gınaya
Bulunma (-de)gınada
Çıkma (-den)gınadan
Tamlayan (-in)gınanın
Çoğul (-ler)gınalar
Tanım
•bıkma, usanma
•bolluk, zenginlik
•Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır durumda olma
•Zengin ve varlıklı olma durumu
Diğer Dillerde
AlmancaErschöpfung, Langeweile, Müdigkeit (dişil) /ɛɐ̯ˈʃœpfʊŋ/
depletion · exhaustion · fatigue
çekim: çoğul Erschöpfungen · tamlayan Erschöpfungen
eş: Ausschöpfung, Verausgabung
köken: From erschöpfen + -ung.
aile: Erschöpfungsanzeichen, Erschöpfungsgrad, Erschöpfungstod, Erschöpfungszustand
Norma Jeane wurde eine Sozialwaise. — Gina Norris bir kuafördür.
Fransızcaennui (eril) /ɑ̃.nɥi/
boredom; lassitude · trouble, issue, annoyance
çekim: çoğul ennuis
eş: ennuyance
köken: Inherited from Old French enui, probably from the verb enuier.
Hana est une orpheline albanaise. — Gina: İtalyan kökenli bir kızdır.
Notre ennui, nos mœurs fades sont le résultat du système politique.
İspanyolcaaburrimiento, embole, hastío, muermo, tedio (eril) /aburiˈmjento/
boredom
çekim: çoğul aburrimientos
eş: hastío, tedio, fastidio
köken: From aburrir + -miento.
-Estoy hasta los huevos de las cámaras. -¡Y la puta mierda! — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
İtalyancanoia (dişil) /ˈnɔ.ja/
boredom, tediousness · bore, yawn, drag · nuisance, bother, trouble, hassle
çekim: çoğul noie
eş: insoddisfazione, malinconia, malumore, monotonia, scontentezza, tedio
köken: Probably from Old Occitan enoja, from enojar, ultimately from Latin inodiō. See more at annoiare. Cognate with French ennui, Spanish enojo, Portuguese nojo and Galician noxo.
Aurora: una ragazza di origine italiana. — Gina: İtalyan kökenli bir kızdır.
Le dà noia?
Ma tu perché ritorni a tanta noia? / perché non sali il dilettoso monte / ch’è principio e cagion di tutta gioia?
Rusçaску́ка
-Я так чертовски устал от камер. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
Arapçaضَجَر, مَلَل
فيأخذها فرانك إلى بيته لضمان سلامتها منهم. — Gina'yı da kendi evine götürür.
Farsçaکسالت, ملالت
Özbekçezerikish
Felemenkçeverveling (dişil) /vərˈveː.lɪŋ/
boredom
çekim: çoğul vervelingen
köken: From vervelen + -ing.
Wij hebben genoeg van uw geklaag. — Yakınmanızdan bize gına geldi.
bother, annoyance · tedium, boredom, ennui
çekim: çoğul aborrecimentos
eş: aborrimento, amolação, enfado, fastio, tédio
köken: From aborrecer + -mento.
Sua mãe se chama Anna. — Annesinin adı Gina Ann.
Yunancaανία, βαρεμάρα, πλήξη (dişil) /aˈni.a/
boredom, tedium, ennui
çekim: çoğul ανίες · tamlayan ανίας
eş: βαρεμάρα, μονοτονία, πλήξη
köken: Learnedly, from Ancient Greek ἀνία (anía) & Semantic loan from French ennui.
Έχω σιχαθεί τις κάμερες. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
[...] κι ο Μάνος, για να διασκεδάσει την ανία του άρχισε να περιεργάζεται τους δέκα ανθρώπους του σαλονιού.
Japonca退屈 /ta̠ikɯ̟t͡sɨ/
tedious · boring; dull
çekim: geçmiş 退屈した
本名:ルイジーナ・ロロブリジーダ(Luigina Lollobrigida)。 — Gina Lollobrigida (Luigina adıyla d.
彼の話はいつも長くて退屈だ。
Korece갑갑증, 지루함
그녀는 찰리를 자신의 집으로 데려간다. — Gina'yı da kendi evine götürür.
İsveççetristess, uttråkning
boredom · dismalness
çekim: çoğul tristesser · tamlayan tristessens
köken: Borrowed from French tristesse. Doublet of trist.
I'm so fucking tired of press conferences and cameras! — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi. -Ve siktiğimin saçmalığından!
Lehçenudność, nudota, znudzenie, znużenie (dişil) /ˈnud.nɔɕt͡ɕ/
boringness · boredom
çekim: çoğul nudności · tamlayan nudności
köken: Etymology tree Polish nuda Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish nudny Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Old Polish -ość Polish -ość Polish nudność From nudny + -ość. First attested in 1617.
aile: nudności
Gina Lollobrigida („La Lollo”), właśc. — Gina Lollobrigida (Luigina adıyla d.
Ukraynacaнуда́, нудо́та, нудьга́
Є братом-близнюком актриси Марісси Рібізі і братом Джини Рібізі, актриси озвучування. — Aktris Marissa Ribisi ikiz kardeşidir, diğer kardeşi Gina Ribisi de bir seslendirme sanatçısıdır.
boredom, apathy; dispiritedness
çekim: çoğul ऊबें
köken: From ऊबना (ūbnā, “to be bored”).
Finceikävystyminen, tylsyys /ˈikæʋystyminen/
verbal noun of ikävystyä · becoming bored
çekim: çoğul ikävystymiset · tamlayan ikävystymisen
köken: ikävystyä + -minen
Gina Lollobrigida (oikea nimi: Luigina Lollobrigida, s. — Gina Lollobrigida (Luigina adıyla d.
Çekçenuda, otupělost, vyčerpanost (dişil) /ˈnuda/
boredom
çekim: çoğul nudy · tamlayan nudy
köken: From another Slavic language.
-Jsem kurva unavenej z kamer. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
Rumenceoboseală, plictiseală (dişil)
tiredness, fatigue, weariness
çekim: çoğul oboseli
köken: From obosi + -eală.
Numele lui este Thomas Anders. — Annesinin adı Gina Ann.
Macarcaunalom /ˈunɒlom/
boredom
çekim: çoğul unalmak
köken: From un (“to be bored of”) + -alom (noun-forming suffix).
aile: unalmas
- I'm so fucking tired of cameras and fucking press conferences and fucking cameras.. — -İngilizce olacak. -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
İbraniceשִׁעְמוּם
ואכלנו המון תפוחי אדמה מתוקים. — Ve açıkçası tatlı patates yemekten hepimize gına gelmişti.
Latincelassitūdō, taedium /ˈtae̯.di.ũː/
weariness, tedium, boredom, ennui · disgust, aversion, repugnance, loathing · sadness, grief
çekim: çoğul taedia · tamlayan taediī
köken: From taedeō (“to be disgusted”).
aile: taediōsus
Dancakedsomhed /ˈkeðsʌmˌheðˀ/
boredom
çekim: tamlayan kedsomheds
köken: From kedsom + -hed.
- Jeg er så skide træt af kameraer. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
Norveççekjedsomhet
I 1947 deltok hun i konkurransen om Miss Italia og havnet på tredjeplass. — 1947'de Gina, Bayan İtalya güzellik yarışmasına girdi ve 3. oldu.
Vietnamcanỗi buồn chán, nỗi buồn tẻ
- Tớ mệt mỏi với mấy cái mấy quay lắm rồi. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
Bulgarcaдоса́да, изтощение, скука, умора (nötr) /istoʃˈtɛniɛ/
exhaustion, tiredness
çekim: çoğul изтоще́ния
köken: Deverbal noun from изтощя́ (iztoštjá, “to exhaust”) + -ние (-nie).
Омръзна ми от камери. — -Sıçtığımın kameralarından da fena gına geldi.
Slovencedolgčas
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish غنا (gınâ), from Arabic غِنَى (ḡinā).
Örnek Cümleler
Tom gına geldi.
Tom has been through a lot.
Gına gelmedin mi?
Haven't you had enough?
Bundan gına geldi.
I'm sick of this.
Şimdi gına geldim.
Now I've had enough.
Bu Gina'nın çantası.
It's Gina's bag.
Tom'a gına gelmişti.
Tom had had enough.
Bu yerden gına geldim.
I've had enough of this place.
Her şeyden gına geldi.
I am fed up with everything.
Tom sonunda gına geldi.
Tom has finally had enough.
Bu şarkıdan gına geldi.
I'm sick of this song.
Gına geldiğimi düşünüyorum.
I think I've had enough.
Sanırım içmekten gına geldin.
I think you've had enough to drink.
gına ile daha fazla örnek cümle →