usanma
TR → EN
Tanım
•isim: Usanmak durumu
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerusanma ile daha fazla örnek cümle →
Usanmadın mı, Tom?
Haven't you had enough, Tom?
Ben asla bundan usanmam.
I never get tired of it.
Burada yemekten usanmadın mı?
Aren't you sick of eating here?
Ben asla dans etmekten usanmam.
I never get sick of dancing.
Bu saçmalıktan usanmadık mı artık?
Haven't we had enough of that nonsense already?
Şikayetlerinden usanmaya başlıyorum.
I'm getting tired of your complaints.
Sizlerse kardeşler, iyilik yapmaktan usanmayın.
But you, brothers, don't be weary in doing well.
Gece ve gündüz tespih ederler, bıkıp usanmazlar.
Nor cease to endeavour praising Him night and day.
Gece gündüz (hep Allah'ı) tesbih ederler, usanmazlar.
Nor cease to endeavour praising Him night and day.
Usanmayan varsa ellerinden çekecekleri var. Çeksinler.
If there are some who are not tired yet, they'll suffer more and let them suffer.
İyilik yapmaktan usanmayalım. Gevşemezsek mevsiminde biçeriz.
Let us not be weary in doing good, for we will reap in due season, if we don't give up.
Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler.
Nor cease to endeavour praising Him night and day.