Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dayanma gücü

dayanma gücü

noun
TR → EN
"dayanma gücü" kelimesinin İngilizcesi: stamina, stamina. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelstaminanoun
Genelstamina

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)dayanma gücünü
Çoğul (-ler)dayanma güçleri

Tanım

•Bir kimseye veya bir şeye katlanabilme sınırı

Diğer Dillerde

AlmancaAusdauer, Durchhaltevermögen /ˈaʊ̯sdaʊ̯ɐ/
constancy · endurance · perseverance
eş: Beharrlichkeit, Beharrungsvermögen, Geduld, Hartnäckigkeit, Insistenz, Standhaftigkeit
lch wünsche dir aus tiefstem Herzen, dass du in Frieden ruhst. — Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum.
Fransızcaendurance, résistance (dişil) /ɑ̃.dy.ʁɑ̃s/
endurance, stamina
çekim: çoğul endurances
köken: From endurer + -ance.
Je t'aime du fond de mon cœur. — Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum.
İspanyolcaaguante, estamina, fondo, perduración, resistencia, stamina (stámina) (eril) /aˈɡwante/
patience · tolerance · resistance, strength
çekim: çoğul aguantes
köken: Deverbal from aguantar.
La determinación es tener resistencia. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
İtalyancavigore (eril) /viˈɡo.re/
vigour, stamina, strength · force, impetus · force, validity, effectiveness
çekim: çoğul vigori
eş: energia, forza, gagliardia, rigoglio, robustezza, vigoria
köken: From Latin vigor.
La grinta è resistenza. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Rusçaвы́держка, выно́сливость, запа́с жи́зненных сил, сто́йкость
Твёрдость характера должна быть стойкой. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Arapçaتَحَمُّل, جَلَد, قُوَّةُ تَحَمُّل
الجَلَد هو امتلاك القدرة على التحمل. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Farsçaبنیه
Yunancaαντοχή (dişil)
endurance, withstanding
çekim: çoğul αντοχές · tamlayan αντοχής
Σθένος είναι να έχετε αντοχή. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Lehçewytrzymałość (dişil) /vɘ.tʂɘˈma.wɔɕt͡ɕ/
toughness, hardiness, endurance
çekim: tamlayan wytrzymałości
eş: odporność, siła, twardość, wytrwałość, opór, hart
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *úd Proto-Balto-Slavic *ū́ Proto-Slavic *vy- Old Polish wy- Polish wy- Proto-Indo-European *(s)ter-der.? Proto-Slavic *-ьmь? Proto-Indo-European *ser-der.? Proto-Indo-European *trem-der.? Proto-Slavic *strьmь Proto-Indo-European *-os Proto-Slavic *-ъ Proto-Slavic *strьmъ Proto-Indo-European *-éh₁ti Proto-Balto-Slavic *-ḗˀtei Proto-Slavic *-ěti Proto-Slavic…
To odporność. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Ukraynacaвитривалість (dişil) /ʋetreˈʋalʲisʲtʲ/
endurance, grit, hardiness, stamina, staying power
çekim: tamlayan витрива́лості
köken: From витрива́лий (vytryvályj) + -ість (-istʹ). Possibly influenced by Polish wytrzymałość.
Жага має бути витривалою. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Fincekestävyys, sisu, stamina /ˈkestæʋyːs/
durability (quality, property or degree of being durable) · sustainability (ability to sustain or be sustained) · endurance (capacity to endure)
çekim: çoğul kestävyydet · tamlayan kestävyyden
köken: kestävä (“durable, sustainable, endurant”) + -yys (“-ness”)
aile: kestävyysajo, kestävyysharjoittelu, kestävyysjuoksija, kestävyysjuoksu, kestävyyskilpailu, kestävyyskoe, kestävyyslaji, kestävyysvaje, korroosionkestävyys, kulumiskestävyys
Se on kestävyyttä. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Çekçevýdrž (dişil) /ˈviːdr̩ʃ/
endurance · durability (of batteries)
çekim: çoğul výdrže · tamlayan výdrže
köken: Deverbal from vydržet.
Odhodlání znamená mít výdrž. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Rumenceanduranță
Voința înseamnă rezistență. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Macarcaállóképesség, kitartás /ˈaːlːoːkeːpɛʃːeːɡ/
stamina
çekim: çoğul állóképességek
köken: álló (“standing”) + képesség (“ability”)
A szívem mélyéből kívánom, hogy békében és — Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum.
Latincefirmitās
Norveççeutholdenhet
da I vet at prøvelsen av eders tro virker tålmodighet; — Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.
Bulgarcaиздръжли́вост
Упоритостта е като издръжливостта. — Metanet, dayanma gücüne sahip olmaktır.
Litvancaištvermė
Estoncavastupidavus /ˈvɑstuˌpid̥ɑvus/
endurance, durability, resistance, resilience, stamina
çekim: çoğul vastupidavused · tamlayan vastupidavuse
köken: vastupidav + -us
Treening sügavas vees suurendab vastupidavust, lihasjõudu ja parandab keha tasakaalu.
Tootja andmetel on aku vastupidavus kuni 720 tundi.
Katalancaaguant, resistència (eril) /əˈɣwant/
resistance, perseverance · support
çekim: çoğul aguants
köken: From aguantar.
També hi són presents les semprevives, d'un groc tirant a carabassa, el nom de les quals es deu al fet que tenen molt d'aguant
Galiçyacaazo, folgo (eril) /ˈaθo̝/
spirit, energy · mood; zest
çekim: çoğul azos
köken: Perhaps from Old Occitan aize (“comfort”), from Latin adiacēns. Compare French aise and Italian agio. Alternatively, from Proto-Celtic *anatyom (“life; spirit, soul”).
aile: azoso
Bengalceসহ্যশক্তি
Makedoncaиздр́жливост, и́страјност
Yorubacaagalẹ̀

Örnek Cümleler

Tom'un dayanma gücü var.
Tom has stamina.
Yoksun olduğun şey dayanma gücü.
What you lack is stamina.
Cesaretimiz ve dayanma gücümüz artar.
Our courage and our stamina will be strengthened.
Eğer dayanma gücü çelik gibi değilse, bu iş yapılamaz.
If you don't have stamina of steel, you can't do this job either.
Biz bu geliştirmelerle dayanma gücümüzü arttırmaya sahibiz.
We have skin enhancements, clothing.
On bin tane cümle eklemek için dayanma gücüne çok ihtiyacın var.
You need a lot of stamina to add ten thousand sentences.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.
knowing that the testing of your faith produces endurance.
Rabbimiz, bize dayanma gücü ver ve canımızı müslümanlar olarak al."
O our Lord, give us sufficient endurance that we may die submitting (to You)."
Ben, yürekten dayanma gücü diliyorum. Tanrı ile bu yüzden barış içinde olunuz.
I wish from the bottom of my heart that you be at peace, and with God.
dayanma gücü ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod