Ana içeriğe geç
Sözlük
/
civanım

civan

/d͡ʒiˈvan/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"civan" kelimesinin İngilizcesi: young. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyoungadj

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)civanız

Tanım

isim: Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın
sıfat: Genç ve yakışıklı

Diğer Dillerde

descendant · derivative
çekim: çoğul Abkömmlinge · tamlayan Abkömmlings
eş: Abkomme, Nachfahr, Nachfahre, Nachkomme, Derivat
köken: Abkomme + -ling
Fransızcajeune, petit /ʒœn/
young · who has recently acquired a new status, who has newly become something (without being necessarily young in absolute terms)
çekim: çoğul jeunes
eş: enfantin, juvénile, nouveau, petit, récent
köken: Inherited from Middle French jeune, from Old French juene, juefne, from Vulgar Latin *iŏvenem, from Latin iuvenem.
Aussi est-il économique de ne pas transmettre la redondance.Örneğin; civanın dağılmamasıdır.
un jeune marié
un jeune conducteur
İspanyolcachibolo, cría, joven (dişil) /ˈkɾia/
kid, pup, cria · litter · childrearing
çekim: çoğul crías
eş: crianza, parida, camada, crianza
köken: Deverbal from criar (“to rear”).
aile: ama de cría, bolsa de cría
En colaboración con Graziano Gasparini.Civan Gasparyan ile çalışmıtır.
İtalyancagiovane, piccoli, prole /ˈd͡ʒo.va.ne/
young · youthful
çekim: üstünlük giovanissimo
eş: immaturo, incauto, inesperto, ingenuo, spontaneo, alla moda
zıt: vecchio
köken: Inherited from Latin iuvenis. Cognate with Sicilian jùvini.
aile: giovanaglia, giovaneggiare, giovanesco
young of an animal · baby animal, cub
çekim: çoğul детёныши · tamlayan детёныша
köken: дет- (det-) + -ёныш (-jónyš)
Farsçaبچه, جوان /ba.ˈt͡ʃa/
child, kid · native to · boy, son
çekim: çoğul بچگان
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (wck' /⁠waččag⁠/, “child, baby, cub”), from Proto-Iranian *wacáh (“calf”).
aile: بچه قورباغه, بچه کونی, بچگانه, بچگی, دختربچه, پسربچه
بَچهِ اِصفَهانَم
Azericecavan, gənc /d͡ʒɑˈvɑn/
young (of people)
çekim: karşılaştırma daha cavan · üstünlük ən cavan
zıt: yaşlı, qoca
köken: From Persian جوان (javân).
aile: cavanlıq, cavanlaşmaq
cavan oğlan
Kazakçaжас /ʒɑs/
fresh
çekim: çoğul жастар · tamlayan жастың
köken: From Proto-Turkic *yāĺ.
Özbekçeyosh /jɔʃ/
young · youthful
çekim: karşılaştırma yoshroq · üstünlük eng yosh
köken: From Chagatai یاش (yāš). Ultimately from Proto-Turkic *yāĺ (“young; green”).
Tatarcaяшь /jæʃ/
young
köken: From Proto-Turkic *yāĺ (“young”).
Felemenkçejeugdig, jong, jongen, onervaren /ˈjøːxdəx/
young, youthful
çekim: karşılaştırma jeugdiger · üstünlük jeugdigst
köken: From Middle Dutch jodedich. Equivalent to jeugd + -ig.
aile: jeugdigheid
Gewoon duizendblad zit vol met vitamine A en eiwitten.Normal civanperçemi, A vitamini ve protein açısından zengindir.
Portekizcede juventude, filhote, jovem (eril) /fiˈʎɔ.t͡ʃi/
pup; cub (youth of an animal) · young piraíba (Amazonian fish)
çekim: çoğul filhotes
eş: cria
köken: From filho (“son”) + -ote.
Diga o mercúrio sobe a alguma distância - este é todo o mercúrio ainda.Şimdilik civanın biraz yükseldiğini söyleyelim.
Não deixe de comer um filé de filhote, peixe típico amazônico.
immature, young · frail, delicate, slender
eş: άμεστος
Η καταγεγραμμένη μακροπρόθεσμη (ετήσιος μέσος όρος) έκθεση σε θόρυβο ημέρας-βραδιού-νύχταςCivanın ve kalıcı bazı organik kirleticilerin biyolojik birikmesi, hamile kadınlar gibi hassas
Japonca子供, 若い /ko̞do̞mo̞/
child
köken: From Old Japanese, though at the time it was exclusively plural. From 子 (ko, “child”) + 共 (-domo, plural suffix).
1155(→おもいッきりDON!1553, Nahcivan – ö.
アンタ…か 記憶が戻った今となってはちょっと惜しい気もするよな
ルミナさんって呼んで子供の様に無邪気で可愛かったのに
…な……子供……か
young animal · a contemptible person, usually male; a son of a bitch · bro, dude (any man)
köken: First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 삿기〮 (Yale: sàskí).
야 이 반란군 놈의 새끼야! 니들 거기 꼼짝 말고 있어! 내 지금 전차를 몰고 가서 니놈들의 머리통을 다 날려버리겠어!
저 새끼 존나 잘생겼다
İsveççeung, unge /ɵŋː/
young
çekim: karşılaştırma yngre · üstünlük yngst
zıt: gammal
köken: From Old Norse ungr, from Proto-Germanic *jungaz, from Proto-Indo-European *h₂yuh₁en- (“young”).
Låt oss säga att qvicksilvern höjs med ett avsånd.. detta är fortfarande qvicksilver.Şimdilik civanın biraz yükseldiğini söyleyelim.
en ung, lovande spelare
Natten är ung
Lehçemłode, młody, młodzieńczy /ˈmwɔ.dɛ/
inflection of młody: · nonvirile nominative/accusative/vocative plural
çekim: çoğul młodych · tamlayan młodego
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *(s)meld-der. Proto-Balto-Slavic *maldás Proto-Slavic *mȏldъ Old Polish młody Polish młody Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic *-jas Proto-Slavic *-jь Proto-Slavic *-ьje Old Polish -e Polish -e Polish młode From młody + -e.
Niektóre elementy karabinu wykonane zostały z mosiądzu.Karabağ Hanlığı Civanşir Afşarları tarafından kurulmuştur.
Hintçeतरुण, युवा /t̪ə.ɾʊɳ/
young, youthful · fresh, new
köken: Learned borrowing from Sanskrit तरुण (taruṇa).
aile: तरुणावस्था
nominative plural of jälkeläinen
Çekçemladý /ˈmladiː/
young
çekim: karşılaştırma mladší · üstünlük nejmladší
zıt: starý
köken: Inherited from Old Czech mladý, from Proto-Slavic *moldъ.
Relativní hustota rtuti je 13,6.Civanın özgü ağırığı 13.6 dır.
Nejmladší z nich.
Rumencejune, pui, tânăr (eril) /ˈʒu.ne/
a surname
çekim: çoğul juni · tamlayan junelui
köken: From june (“young”).
aile: junime, junețe, junel
young
çekim: karşılaştırma fiatalabb · üstünlük legfiatalabb
zıt: idős, öreg, agg
aile: fiatalít, fiatalodik, fiatalos, fiatalság, fiatalasszony, fiatalember, fiatalkor, fiatalkori, fiatalkorú, fiatalúr
İbraniceצָעִיר
להכיר את המונחים - של הכספית הוא 13.6.Civanın özgü ağırığı 13.6 dır.
growing up, maturing · increasing, augmenting
köken: Present participle of adolēscō.
Endonezcemuda /ˈmuda/
young · light (colour) · unripe
çekim: karşılaştırma lebih muda · üstünlük paling muda
köken: Inherited from Malay muda, from Proto-Malayo-Polynesian *muda.
aile: bermuda, bermuda-muda, kemuda-mudaan, kemudaan, kepemudaan, mempermuda, memudakan, pemuda, semuda, termuda
hijau muda
Vietnamcanon, trẻ /nɔn˧˧/
young, tender, green · mild · premature
köken: From Proto-Vietic *k-nɔːn, from *k-rn-ɔːn, which Ferlus considered an infixed derivation of Proto-Vietic *kɔːn (“child”). Cognate with Chut [Rục] kunɔːn¹, Semai kenon (“child”), Juang kɔnɔn ("child, son, the young one; young"), Khmu [Cuang] krnɔːn ("uterus"). Likely received some semantic influence from 嫩 (MC nwonH) (SV: nộn) as well.

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Rusya'da bir civanperçemi arazisi.
Field of yarrow in Russia.
Civanın önemli bir miktarı uskumruda bulundu.
A significant quantity of mercury was found in the mackerel.
Civanın özkütlesi 13600 kilogram bölü metreküp. -
The density of mercury is this: 13.6 thousand, so 13,600 kilogram meters per meter cubed.
Öncelikle civanın neden yükseldiğini düşünelim. -
First of all, let's just have the intuition as to why this thing is going up to begin with.
Bazı toplama çubukları civanperçemi ile yapılmakadır.
Some pick-up sticks are made of yarrow.
İstediğimiz şey civanın tüpte ne kadar yükseldiğini bulmak. -
What we want to know is how high this column of mercury is.
Civanperçemi çiçeği bir su birikintisi yakınında, Birleşik Krallık.
Yarrow flower by a pond, UK.
Renksiz bir cam şişede esansiyel civanperçemi (Achillea millefolium) yağı
Yarrow (Achillea millefolium) essential oil in a colorless glass vial
Civanperçemi deniz seviyesinden 3500 metreye değin olan bölgelerde yetişebilir.
Yarrow grows from sea level to 3,500 metres (11,500 ft) in elevation.
Bir ţey bilmeyen adam, bir ţey bilmemesi gerektiđini de bilmez. <- Civaným doktor.
Were you going away somewhere? We are not going to keep you for long
Civanperçemi ve bağa (kaplumbağa kabuğu) Çin geleneğinde şanslı kabul edilmektedir.[1]
Yarrow and tortoiseshell are considered to be lucky in Chinese tradition.[44]
Şimdilik civanın biraz yükseldiğini söyleyelim. Geriye kalan yerler hala civayla dolu. -
Say the mercury goes up some distance-- this is all still mercury.
civan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod