bikın

noun
TR → EN
"bikın" kelimesinin İngilizcesi: beacon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Ticaretbeaconnoun

Görsel

Gökkuşağı Desenli Bikini ve Kırmızı Hasır Şapka ile Yaz Tatili Gardırop StiliBikinili genç kadın sahilde pozBikini model su kenarında poz - genç kadınPlajda poz veren bikini modeli portresi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)bikını
Çoğul (-ler)bikınlar

Tanım

•bıkmak sözcüğünün ikinci çoğul şahıs emir kipi çekimi

Diğer Dillerde

AlmancaBake, Fanal, Leuchtfeuer, Orientierungspunkt (dişil) /ˈbaːkə/
nautical traffic sign or buoy · a kind of road sign(s), used in Germany e.g. at level crossings
çekim: çoğul Baken · tamlayan Baken
köken: 17th century, from Middle Low German bāke, from Old Frisian bāken, from Proto-West Germanic *baukn, from Proto-Germanic *baukną. Cognate with Dutch baak, English beacon.
Beim Bikini habe ich noch meine Zweifel. — "Bikiniden hala emin değilim".
Fransızcaamer, balise, phare /a.mɛʁ/
bitter · sour
köken: Inherited from Old French amer, from Latin amārus, from Proto-Indo-European *h₂eh₃mós (“bitter, raw”).
aile: doux-amer, rose amère
Je ne comprends toujours pas trop le bikini. — "Bikiniden hala emin değilim".
İspanyolcaalmenara, baliza, cúspide, punto conspicuo (dişil) /almeˈnaɾa/
beacon, signal fire · large candelabrum
çekim: çoğul almenaras
köken: From Andalusian Arabic المَنَارَة (al-manára), from Arabic مَنَارَة (manāra).
BIKINI NIGHT CLUB — Bikini Gece Kulübü
İtalyancafaro, fuoco di segnalazione, punto cospicuo, radiofaro, segnale (eril) /ˈfa.ro/
lighthouse · headlight, headlamp
çekim: çoğul fari
eş: lanterna, fanale, riflettore, proiettore, luce, guida
köken: From Latin pharus, itself from Ancient Greek Φάρος (Pháros).
aile: di là del Faro, di qua del Faro
Ancora non molto sicura del bikini. — "Bikiniden hala emin değilim".
Rusçaба́кен, мая́к, предупрежде́ние, сигна́льный ого́нь
Мне надоело одиночество. — Yalnızlık bıkınlık verdi bana.
Arapçaفَنَار, مَنَار
ملهى بيكيني الليلي — Bikini Gece Kulübü
Felemenkçebaken, bakenvuur (nötr) /ˈbaːkə(n)/
beacon
çekim: çoğul bakens
köken: From Middle Dutch baken, from Old Frisian bāken. Displaced Middle Dutch boken, from Old Dutch *bōkan. Both forms originate from Proto-Germanic *baukną.
aile: baak, bakenen, lichtbaken
Tsja, die bikini, ik weet het niet. — "Bikiniden hala emin değilim".
Portekizcefanal, farol
luz que brilha no alto
Bikini Night Club — Bikini Gece Kulübü
Japoncaかがり火, 狼煙 /no̞ɾo̞ɕi/
smoke signal, skyrocket, signal fire, beacon
eş: 狼火, 狼燧, 烽火
köken: The kanji spelling is an orthographic borrowing from Chinese 狼煙 /狼烟 (lángyān, literally “wolf smoke”), supposedly derived from the use in China of wolves' droppings in signal fires.
そしてこれは別の下痢の写真です — "Bikiniden hala emin değilim".
Çince烽火, 燈塔 /灯塔, 狼烟 /fɤŋ⁵⁵ xu̯ɔ²¹⁴⁻²¹⁽⁴⁾/
signal-fire used in ancient China to warn of an approaching enemy · war; conflict
aile: 烽火相連, 烽火相连, 烽火臺, 烽火台, 烽火輪, 烽火轮, 烽火連天, 烽火连天
後來,女孩們穿著比基尼拍了照片。 — Böylece halk plajlarında ve filmlerde bikini giyilmeye başlandı.
烽火連三月,家書抵萬金
烽火连三月,家书抵万金
Korece등댓불
왜 비키니를 입고 있는지는 잘 모르겠어요. — "Bikiniden hala emin değilim".
daymark (daytime navigation mark) · lighthouse
çekim: çoğul båkar · tamlayan båks
köken: Borrowed from Middle Low German bāke, from Old Frisian bāken. Cognate of Old Saxon bōkan, English beacon.
aile: fyrbåk
Det stämmer.Ha Ni är väldigt söt. — Ha Ni çok tatlı .. <hb> hani'miz bikinili çok güzel görünüyor ..
Lehçebakan (eril) /ˈba.kan/
beacon (a signal or conspicuous mark erected on an eminence near the shore, or moored in shoal water, as a guide to mariners)
çekim: çoğul bakany · tamlayan bakanu
köken: Borrowed from Dutch baken, whence English beacon.
Nadal nie jestem pewna co do tego bikini. — "Bikiniden hala emin değilim".
Ukraynacaпересторо́га, сигна́льний вого́нь
[Нічний клуб] — Bikini Gece Kulübü
glitter, gleam, shine · A beacon equipped with light, often showing different colours to different directions and blinking according to a recognizable pattern. · splendor, glory, luster
çekim: çoğul loistot · tamlayan loiston
köken: loistaa (“to glitter, shine”) + -o
aile: loistokas, johtoloisto, kukkaloisto, linjaloisto, loistoaika, loistoauto, loistobarbi, loistoesimerkki, loistofasaani, loistohammaskarppi
Kaunis tyttö bikineissä herätti huomiota rannalla. — Bikinili güzel kız sahilde bir göz açıcı idi.
Ludvig XIV:n hovin loisto
loistoristeilijä
loistohuvila
Macarcainspiráció, irányfény, irányjeladó, jelfény, jelzőállomás, jelzőberendezés /ˈinʃpiraːt͡sijoː/
inspiration
çekim: çoğul inspirációk
köken: Borrowed from Latin inspiratio. With -áció ending.
aile: inspirációs
Bikinit az anyjának? — Annen için bikini mi alacaksın?
İbraniceמַשּׂוּאָה
ואני לא בטוחה מה משמעות הביקיני. — "Bikiniden hala emin değilim".
Norveççelandemerke, røys, varde
Hun var vokalist i det nå oppløste Bikini Kill, og senere feminist-elektrogruppen Le Tigre. — Punk Grubu “Bikini Kill”in solistliğini yapmıştır ve Elektro-punk grubu “Le Tigre”yi kurmuştur.
Bulgarcaпредупреждение, сигнален огън
Ха Ни е най- красивата. Ха Ни е в сезона на бикините. — Ha Ni çok tatlı .. <hb> hani'miz bikinili çok güzel görünüyor ..
Katalancaalimara, alimària, balisa (dişil) /bəˈli.zə/
beacon · balise
çekim: çoğul balises
köken: Borrowed from Portuguese baliza.
aile: abalisar, balisa cega
Galiçyacabalisma, brandariz, cruto, curuto, facho, mallón /bɾandaˈɾiθ/
a parish of Vila de Cruces, Pontevedra, Galicia · a locality in A Baíña parish, Agolada, Pontevedra, Galicia · a locality in Luama parish, Ortigueira, A Coruña, Galicia
çekim: çoğul brandarices
köken: Documented in 1087 as Branderici; from Late or Medieval Latin Branderici, in origin a Germanic personal name expressed as a Latin genitive, so meaning "Branderic's property"; from Suevic or Gothic, from Proto-Germanic *Branderīks, from *brandaz (“sword”) + *rīks (“king”).
Makedoncaпредупреду́вање, си́гнален о́ган

Etimoloji

From English beacon.

Örnek Cümleler

Bikini Gece Kulübü
Bikini Night Club
Bikinkoninik asit tahlili
Bicinchoninic acid assay
Bikinili kızlara bakıyordu.
He was looking at some girls in bikinis.
Mary'nin bikini altı siyahtır.
Mary's bikini bottom is black.
"Bikiniden hala emin değilim".
Still not sure about the bikini.
Annen için bikini mi alacaksın?
A bikini for your mother?
Leyla'nın bikinili resimleri vardı.
Layla had pictures of her in a bikini.
Tom bazı bikinili kızlara bakıyordu.
Tom was looking at some girls in bikinis.
Bikiniler bu yıl moda gibi görünüyor.
It seems that bikinis are "in" this year.
Neyse ki, bu oyunun bikini zırhı yok.
Thankfully, this game does not have bikini armour.
Bikini Kasabası'nda herkes onu sever.
Everyone liked him in the village of Savoy.
Judy yeni bikinisini giymeye karar verdi.
Judy decided to wear her new bikini.
bikın ile daha fazla örnek cümle →