Ana içeriğe geç
Sözlük
/
altüst

altüst

/ɑɫ.tyst/
adj
C1 seviye
TR → EN
"altüst" kelimesinin İngilizcesi: disorderly, topsyturve, upsidedown, higgledypiggledy, upside down. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldisorderlyadj
Geneltopsyturve
Genelupsidedown
Genelhiggledypiggledy
Genelupside downadj
Genelupside down
Genelupside down

Çekim Tablosu

Çoğul (-ler)altüstüz

Tanım

•çok karışık, dağınık
•Çok dağınık ve karışık, perişan halde

Diğer Dillerde

Almancaunordentlich /ˈʊnˌ(ʔ)ɔɐ̯dn̩tˌlɪç/
untidy (sloppy)
çekim: karşılaştırma unordentlicher · üstünlük am unordentlichsten
eş: durcheinander, verwüstet
zıt: ordentlich
köken: un- (“un-”) + ordentlich (“tidy”)
aile: Unordentlichkeit
Sie habilitierte sich in Ökologie. — Ekolojiyi altüst eder.
Fransızcadésordonné
past participle of désordonner
eş: bordélique
Il a détruit ma vie. — Yaşamımı altüst etti.
İtalyancadisordinato /di.zor.diˈna.to/
untidy, disorderly
eş: all’aria, a soqquadro, caotico, scompigliato, scomposto, sottosopra
köken: Cognate with Piedmontese disordinà.
aile: disordinatamente
Hanno rovinato la mia vita - (Risate) — Yaşamımı altüst etti. (Gülüşler)
Rusçaбеспоря́дочный
Он разрушил мою жизнь. — Yaşamımı altüst etti.
Farsçaمغشوش /maɣ.ˈʃuːʃ/
disorderly, rumpled, marked by disorder. · tainted
eş: آشفته, پریشان, درهم, درهمبرهم, درهمریخته, شوریده
köken: Borrowed from Arabic مَغْشُوش (maḡšūš, “impure, tainted”).
aile: مغشوش شدن
افکار مغشوش
16th Century, Kalim Kashani, Divan-e Kalim-e Kashani. بادیه بوتهست و ما چون زر مغشوشیم راست چون بپالودیم از او خالص چو زر کان شویم
Felemenkçeondersteboven
upside down
eş: omver
köken: Univerbation of onderste (“bottom part”) + boven (“above”).
Die ruïneerde mijn leven -- (Gelach) — Yaşamımı altüst etti. (Gülüşler)
Portekizcebagunçado, desordenado /ba.ɡũˈsa.du/
past participle of bagunçar
A vida muda num instante. — Bir anda yaşamı altüst olur.
Japonca無秩序の
(笑) — Yaşamımı altüst etti.
Lehçebezładny /bɛzˈwad.nɘ/
chaotic, disorderly, higgledy-piggledy
çekim: karşılaştırma bardziej bezładny · üstünlük najbardziej bezładny
eş: chaotyczny, nieskładny, nieskoordynowany, nieuporządkowany, niezorganizowany, zabałaganiony
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Proto-Slavic *ladъ Polish ład Polish bezład Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish bezładny From bezład + -ny.
aile: bezładność
Specjalizuje się w tematyce ekologicznej. — Ekolojiyi altüst eder.
Ukraynacaбезла́дний
«Ярлик на князівство», веселі оповідання і повісті,2009. — Şen Tarihçi Süruri, Hezliyyat, AltÜst Yayınevi, 2009.
Hintçeअव्यवस्थित, असंगठित /əʋ.jə.ʋəs.t̪ʰɪt̪/
disorganized, disordered, disorderly, chaotic · unsettled, unsteady, wavering
zıt: व्यवस्थित, सुव्यवस्थित
köken: Borrowed from Sanskrit अव्यवस्थित (avyavasthita). By surface analysis, अ- (a-) + व्यवस्थित (vyavasthit).
कमरे का सामान अत्यंत अव्यवस्थित ढंग से फैला हुआ था।
अव्यवस्थित चित्त वाला व्यक्ति कभी सफल नहीं हो पाता।
Rumencedezordonat
messy
köken: Borrowed from French désordonné.
Mi-a ruinat viața -- (Râsete) — Yaşamımı altüst etti. (Gülüşler)
Latinceincompositus
disorderly, disorganized · clumsy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Italic *n̥- Latin in- Latin compositus Latin incompositus From in- + compositus.
Bulgarcaбезпорядъчен
Той провали живота ми. — Yaşamımı altüst etti.
Katalancadesordenat /də.zor.dəˈnat/
past participle of desordenar
İrlandacaainrialta, caismirteach, clamprach, mí-iomprach, mí-ordúil, mírialta
undisciplined, disorderly, lawless · anarchic, anarchical
köken: From ain- (negative prefix) + rialta (“regular; bound by religious rule; habitual”).
disorderly, untidy
çekim: karşılaştırma უფრო მოუწესრიგებელი · üstünlük ყველაზე მოუწესრიგებელი
Tagalogcahalawhaw

Etimoloji

alt + üst

Örnek Cümleler

"Athena "Altüst"".
"Athena 'Altüst'".
Joy üzüntüden altüst olmuştu.
Joy was mingled with sorrow.
Sami altüst olmuş görünüyordu.
Sami seemed upset.
Tom, Mary'nin evini altüst etti.
Tom ransacked Mary's house.
Yaşamımı altüst etti. (Gülüşler)
It ruined my life -- (Laughter)
Mary onu yapmazsa Tom altüst olacak.
Tom is going to be upset if Mary doesn't do that.
Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.
And He overthrew the Cities of the Plain,
O, sorumsuz kahkahasıyle beni altüst etti.
She discombobulated me with her feckless laughter.
Depremden sonra Tom'un dünyası altüst oldu.
After the earthquake, Tom's world turned upside down.
ABD Elçisi: Bulgar Yargı Sistemi Altüst Oldu
US Envoy: Bulgarian Judicial System Turned Upside Down
Sami, Leyla ile evlenince hayatı altüst oldu.
Sami turned his life around when he married Layla.
Osmanlı Argosu Sözlüğü, AltÜst Yayınevi, 2011.
Norsk-Musikforlag, Oslo 2011
altüst ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod