troublesome

/ˈtɹʌbl̩səm/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"troublesome" kelimesinin Türkçesi: zahmetli, sıkıntılı, üzgülü, belâlı, üzüntülü. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelzahmetli
Genelsıkıntılı
Genelüzgülü
Genelbelâlı
Genelüzüntülü
Genelmusibet
Genelrahat vermez. troublesomely zahmetli olarak. troublesomeness zahmetlilik.
Genelbaş belası

Tanım

•causing difficulty or annoyance

Diğer Dillerde

Fransızcagênant, troublant
İspanyolcaproblemático, prolijo
İtalyancaproblematico
Rusçaбеспоко́йный, хло́потный
Portekizcedifícil
İsveççebesvärlig
Lehçekłopotliwy
Macarcabajos
Latincemolestus
Dancagenerende
Norveççesjenerende
Malaycamenyusahkan, susah
Esperantoĝena
Afrikancalastig
Khmerceយ៉ាប់

Etimoloji

From trouble + -some.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

It'll be troublesome.
It'll be troublesome.
Ne baþbelasý bir kýz!
Such a troublesome girl!
"İyi/güzel olan [şey] zahmetlidir."
"[What is] good/beautiful [is] troublesome."
Her halükarda bu zahmetli, değil mi?
In any case, it's troublesome, isn't it?
En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.
What is most troublesome is the corruption of the best.
Bu bir aşağılama. Aptal? Baş belası-aptal.
That's an insult. stupid? troublesome- idiot
Bu sefer çok pahalı Van Gogh çalacaklardır.
This time was troublesome for Van der Pals.
Déor, tahtını 2718 yılında oğlu Gram'a bıraktı.
Déor reigned for 19 troublesome years and was succeeded in 2718 by his son, Gram.
Haklısın. Senin başına biraz bela olduğum doğru.
You're right, it's true that I have been a little troublesome to you
Belirtilen dört alan dışında da sorunlu konular var.
Apart from the four noted problems, other issues are also troublesome.
Davranışı zahmetli ve iyi huylu arasında gidip geldi.
Her behaviour veered in between troublesome and well-mannered.
Bu, Microsoft için birden çok yönden zahmetli olacaktır.
This would prove troublesome for Microsoft from multiple directions.