"treasure" kelimesinin Türkçesi: hazine, hazine, define, hazine, define. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri Genel hazine noun 🔊
Genel hazine 🔊
Genel define noun 🔊
Genel hazine 🔊
Genel define 🔊
Genel hazine 🔊
Genel define 🔊
Genel değerli şey
Genel para hazinesi
Genel biriktirilmiş şey
Genel hazine yığmak
Genel para biriktirmek
Genel çok kıymetli tutmak. treasure city hazinenin bulunduğu şehir
Genel erzak depoları ve mağazalar şehri. treasure house hazine dairesi. treasure hunt saklanmış bir şeyi bulma oyunu. treasure up aklında tutmak.
Tanım • a collection of precious things
• be fond of; be attached to
Etimoloji Inherited from Middle English tresour, from Old French tresor (“treasury”), from Latin thēsaurus (“treasure”), from Ancient Greek θησαυρός (thēsaurós, “treasure house”). Mostly displaced native Old English goldhord (See goldhoard) and Old English ġestrēon. Doublet of thesaurus.
Örnek Cümleler Ne hazine! 🔊
What a treasure! 🔊
Sayman kim? 🔊
Who is the treasurer? 🔊
Kaynak teli. 🔊
Treasures in Full. 🔊
Büyük Hazine. 🔊
A treasure. 🔊
O bir hazinedir. 🔊
It's a treasure. 🔊
Julian Treasure: 🔊
Julian Treasure: 🔊
Onlar hazinedir. 🔊
They're a treasure. 🔊
Hazineyi arıyoruz. 🔊
We're looking for the treasure. 🔊
Tom veznedar oldu. 🔊
Tom became the treasurer. 🔊
Gömülü bir hazine. 🔊
It's buried treasure. 🔊
Ona değer vereceğim. 🔊
I'll treasure it. 🔊
Bu hazine efsanedir. 🔊
This treasure is fabulous. 🔊
İlgili / Bileşik Terimler