traverse

/tɹəˈvɜːs/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"traverse" kelimesinin Türkçesi: engel, çapraz, travers, aykırı, bölen şey. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelengel
Genelçapraz
Geneltravers
Genelaykırı
Genelbölen şey
Genelçapraz çizgi
Genelkarşıdan karşıya geçme
Genelgeçiş yolu
Genelmakina kısmının yana doğru hareket sahası
Genel(huk.) resmi red
Genelgeminin volta seyri
Genelkestirme mesafe
Genelkayanın yüzeyinden enlemesine geçiş
Genelbir yandan öbür yana geçirmek veya geçmek
Genelöne arkaya hareket etmek
Genelmil etrafında dönmek
Geneldikkatle incelemek
Genelkarşı gelmek
Genelsağa sola çevirmek
Genel(huk.) iddiayı reddetmek
Geneldönmek. traverse board (den.) geminin rotasını göstermek için kullanılan delikli tahta
Genelyüzölçümü işlerinde kullanılan bir çeşit cetvel
Genel(d. y.) lokomotifi bir hattan paralel başka bir hatta yanlarmasına nakleden sürgü.
Genelkat eden kısım
Genelçapraz kısım
Genel(mim.) galeri

Görsel

Ağır Askeri Kamuflajla Engel Parkurunda Ters İp Tutunma Egzersizikamuflaj giysili genç doğada engel parkuruna tırmanırken neşeyle gülümsüyorOrmanlık alanda askeri eğitimde engel duvarını takım çalışmasıyla aşan askerlerEngel atlama barının yanında sohbet eden genç sporcular ve antrenman hazırlığı

Tanım

•deny formally (an allegation of fact by the opposing party) in a legal suit
•travel across

Diğer Dillerde

Fransızcafranchir, traverser
İtalyancatraversare
Rusçaобойти́, обходи́ть, перейти́, пересека́ть, пересе́чь, переходи́ть
Arapçaاِجْتَازَ, عَبَرَ
Portekizceatravessar, transir
İsveççetravers
Lehçetrawersować
Macarcaáthalad, átkel, bejár, keresztsánc, keresztülmegy, megtesz (utat/távot)
Latinceambulo, peragrō, relego, trānseō
Dancaat traversere
Bulgarcaпрекосявам
Katalancarecórrer
İrlandacataobhfort
Urducaپار کرنا
Esperantotransiri
Sanskritçeतरति

Etimoloji

From Middle English traversen, from Old French traverser, from Latin trans (“across”) + versus (“turned”), perfect passive participle of Latin vertere (“to turn”).

Kelime Ailesi

nontraversing
retraverse
traversable
traversing platform
untraversed

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tren bir tünele girdi.
The train traversed a tunnel.
Traverse CityCity in Michigan USA
Traverse City
Tarihi kervan yolları ile geçilir.
It is traversed by historic caravan routes.
& Tüm masaüstlerindeki pencereleri dolaş
& Traverse windows on all desktops
Yeryüzünü dolaşın ve onun besinlerinden yeyin.
So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.
Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
Bu kadro 20 günlük bir Anadolu turnesine çıktı.
Rita traversed the basin along an erratic path for 22 days.
İzimiz üzerinde şöyle saat yönünde yol alacağız. -
And we're going to traverse it just like that.
Bu tür tarlalar genelde eğimli yamaçlara kurulmuştu.
This type of mount was usually fitted with car-traverse.
Daha çok ekilmemiş yerlerde ve yol kenarlarında bulunurlar.
The roads are unsealed and in places are difficult to traverse.
Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin.
So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Mağarayı gezerken bir grup boynuzlu yaratıkla karşılaşırlar.
While they traverse the cave, they stumble upon a group of antlered creatures.