tendency

/ˈtɛndənsi/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"tendency" kelimesinin Türkçesi: şev, istidat, eğilim, meyil, eğilim. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşev
Genelistidat
Geneleğilim
Genelmeyil
Geneleğilim
Geneltandans
Genel(psik.) yönseme.

Görsel

Kuşlara olan sevdam bilinsin. Sevmek için kafese gerek yok.Sevimli Kawaii Sincap Çıkartma Seti: Fındık Seven Karakter TasarımlarıOrmanda Sevinçle Zıplayan Sevimli 3D Animasyon Sincap KarakteriŞiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir, insanı insana yaklaştıran şeydir.

Tanım

•a general direction in which something tends to move

Atasözü & Deyim

“Sev beni, seveyim seni”
“Allah sevdiğine dert verir”
“Arı söğüdü, akıllı öğüdü sever”
“Ayı sevdiği yavrusunu hırpalar”
“Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz”

Diğer Dillerde

AlmancaTendenz
Fransızcatendance
İspanyolcatendencia
İtalyancatendenza
Rusçaскло́нность, тенде́нция
Arapçaمَيْل, نَزَعَة
Farsçaگرایش
Azericemeyil, tendensiya
Kazakçaнысай, тенденция, үрдіс
Özbekçemayl
Felemenkçeneiging
Portekizcetendência
Japonca傾向, 趨勢
Korece경향, 추세
İsveççebenägenhet, trend
Ukraynacaсхи́льність, тенде́нція
Fincetaipumus
Çekçesklon, tendence
Macarcairány
İbraniceנטייה \ נְטִיָּה
Latinceprōpensiō
Dancatendens
Endonezcekecenderungan

Etimoloji

From Medieval Latin tendentia, from tendens, present participle of tendō.

Kelime Ailesi

ambitendency
book bowel tendency
central tendency
countertendency
measure of central tendency
multitendency
Serota tendency
tendency tone
tendency writing
tendentious

Örnek Cümleler

Buna eğilimim var. [M]:
I have the tendency.
Bu eğilimi görüyor musun?
[M.] You see this tendency.
Tom'un abartma eğilimi var.
Tom has a tendency to exaggerate.
Dikkat etmeme eğilimin var.
You have a tendency to not pay attention.
Senin abartma eğilimin var.
You have a tendency to exaggerate.
Bir kümenin merkezi eğilimi,
The central tendency of a set of numbers.
Bu eğilim oldukça yararlıdır.
This tendency is quite useful.
Tom'un onu yapma eğilimi var.
Tom has a tendency to do that.
Onun kötümser olma eğilimi var.
He has a tendency to be pessimistic.
Tom şeyleri unutma eğilimi var.
Tom has a tendency to forget things.
Basınç Eğilimi:% 1distance, unit
Pressure Tendency: %1
Çok hızlı konuşma eğiliminiz var.
You have a tendency to talk too fast.