substantiate

/səbˈstanʃɪeɪt/4 hece
C2 seviye
EN → TR
"substantiate" kelimesinin Türkçesi: kanıtlamak, gerçekleşmek, gerçekleştirmek, gerçeklemek, doğrulamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkanıtlamak
Genelgerçekleşmek
Genelgerçekleştirmek
Genelgerçeklemek
Geneldoğrulamak
Geneltahakkuk ettirmek. substantia'tion gerçekleme.
Geneltahakkuk etmek
Geneltasdik etmek
Geneltashih etmek

Tanım

•solidify, firm, or strengthen

Etimoloji

From Medieval Latin substantiatus (“given substance”), from the verb substantiare, first used 1657.

Kelime Ailesi

consubstantiate
insubstantiated
substantiator
supersubstantiate
unsubstantiate
unsubstantiated

Örnek Cümleler

Ben bu teoriyi kanıtlayacağım.
I am going to substantiate this theory.
O iddiayı kanıtlayabilir misin?
Can you substantiate that claim?
Bunu kanıtlayacak pek fazla delil yok.
Little evidence has appeared to substantiate this.
Atilla'nın kökenine dair bu ortaçağ iddialarını doğrulayacak hiçbir kanıt yoktur.
There is no evidence to substantiate these medieval claims of its origin with Attila.
Araştırmalarını ve yayınlarını desteklemek için bilgisayar ve Internetten yararlanıyorlar.
They use computers and the Internet to substantiate their research and publications.
Ancak 2004 sonlarında ortaya çıkan olaylar del Ponte'nin iddialarını destekler nitelikteydi.
However, revelations in late 2004 appeared to substantiate del Ponte's allegations.