small

/smoːl/1 hece
adj
A1 seviye
EN → TR
"small" kelimesinin Türkçesi: ufak, ufacık, küçük, önemsiz, alçak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelufak
Genelufacık
Genelküçük
Genelönemsiz
Genelalçak
Genelsoysuz
Genelince
Genelhafif
Genelkuvvetsiz
Geneladi
Genelaz
Genelcuzi
Genelyavaşça
Genelufakadj
Genelküçükadj
Genelufak
Genelküçük
Genelufak
Genelküçük
Genelel silahları. small beer hafif bira
Genel(İng.) ehemmiyetsiz iş veya kimse. small change bozuk para. small craft küçük gemiler. small fry ufak balıklar
Genelönemsiz kimse veya şeyler
Genelküçük çocuklar. small hours gece yarısından sonraki saatler. small letter küçük harf. small of the back sırtın en dar (kıs.)mı. small potatoes (A.B.D.)
Genel(argo) önemsiz kimse veya şey. small talk önemsiz sohbet. small time (A.B.D.)
Genelmini mini
Genel(argo) önemsiz
Genelahlakça zayıf olan
Genelikinci derecede. feel small mahcup olmak. in a small way gösterişsiz şekilde
Genelazıcık. in small numbers azar azar. smallish ufakça. smallness ufaklık.
Genelufak şey
Genelbir şeyin ince yeri
Genelhafif hafif
Genelönemsizce. small arms tabanca gibi ufak silahlar
Genelaz miktar

Görsel

Altın mantarlı yer sincap - doğada ufak anSarı Çiçeklerle Çevrili Ufak Tefek Chihuahua Köpeğin Masum Bakışlı PortresiKaranlık Kanyonun Çatlaklarından Süzülen Gizemli Işık ve Ufaktaki Kaşif

Tanım

•a garment size for a small person
•made to seem smaller or less (especially in worth)
•on a small scale

Atasözü & Deyim

“Ufak at da civcivler yesin”

Diğer Dillerde

Almancachlii, gering, jung, klein
Rusçaма́ленький, ма́лый, молодо́й
Arapçaزغير, صغير, صَغِير
Farsçaبُرْنا, جَوان, خُرْد, ریز, سوتام, کِهْ
Azericebalaca, kiçik, ufaq, xırda
Özbekçekichik
Tatarcaбәләкәй, кече, кечек, яшь
Yunancaμικκός, μικρός, νέος
Çinceщё, 年輕 /年轻, 細 /细
İsveççeliten, ung
Lehçemały, młody
Ukraynacaмале́нький, мали́й, молоди́й
Fincenuori, pieni
Çekçemalý, mladý
Rumencemic, mici (litere), tânăr
Macarcakicsi, kis
İbraniceקָטָן, קטנה, קטנות, קטנים
Dancaliden, lille

Etimoloji

Inherited from Old English smæl (“small”). Compare Smail. First attested in the 1200s.

Kelime Ailesi

a small matter
Baker's small-toothed harvest mouse
be thankful for small mercies
besmall
big fish in a small pond
big things come in small packages
caps and small caps
don't sweat the small stuff
double small pica
ensmallen
extra extra extra small
extra extra small
extra small
extra-small
good things come in small packages
in no small measure
in no small part
in small doses

Örnek Cümleler

Küçük mü?
Is it small?
1eksi -6.
So let's take the larger x minus the smaller x, 1 minus negative 6.
Tom küçük.
Tom is small.
O küçüktü.
It was small.
Çok küçük.
That small room... why?
Daha Küçük
Smaller Than
& küçüktür
& Smaller than
A4 (Küçük)
A4 (Small)
Risk küçük.
The risk is small.
Small Anim.
Small Anim.
Tamam mı? -
So let's say when I'm here, and let's say I move a small amount of my path.
Evet küçük.
It's small, yeah, it's less than one percent!

İlgili / Bileşik Terimler

Genelince bağırsak
Genelküçük macellan bulutu
Genelnymphalis urticae