slit

/ˈslɪt/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"slit" kelimesinin Türkçesi: yarık, (slit, ince ve uzun yarmak, uzunluğuna kesmek, düz ve uzun yarık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyarık
Genel(slit
Genelince ve uzun yarmak
Geneluzunluğuna kesmek
Geneldüz ve uzun yarık
Geneldar ve uzun delik
Genelince ve dar
Genel(kıs.)ık (göz)
Genelting) düz ve uzun yarık açmak

Görsel

Yarık yapraklı koyu yeşil monstera yaprağı gri zemindeYarık Topraklarda Parlayan Lav Işıklarıyla Büyüleyici Gün BatımıYarık yapraklı koyu yeşil monstera yaprağı koyu zemin üzerindeMonokrom Soyut Doğa Dokusu: Yarık ve Parıltılı Çizgili Yüzey Detayı

Tanım

•a narrow fissure
•cut a slit into

Diğer Dillerde

Almancaaufschlitzen, auftrennen, Nut, Ritze, Schamritze, Schamspalte
Fransızcafente, vulve
İtalyancafendere, fessura
Arapçaشَرَطَ, شَطَبَ, قَطَعَ
Japonca切る
Ukraynacaшпари́на, щі́лина
Finceleikata suikaleiksi, viiltää, viilto, viiva
Çekçeproříznout, rozříznout, skulina, škvíra, štěrbina
Macarcavágás
İbraniceחתך, פיצל
Endonezcemengiris
Bulgarcaразрязвам, разцепвам, цепка, цепя, шлиц
Estoncapilu
Esperantofendo
Makedoncaпро́цеп, це́пка
Oksitancadobertura, fendascla

Etimoloji

From Middle English slitten, from Old English slītan, from Proto-Germanic *slītaną (“to tear apart”), from Proto-Indo-European *(s)leyd- (“to tear, rend (cut apart), split apart”). Possibly cognate with Latin laed- (“to strike, hurt, injure”). Doublet of slite; also related to slice through French borrowing. Apparently unrelated to English slot, whose etymology, however, is uncertain.

Kelime Ailesi

arrow slit
arrowslit
dorsal slit
double-slit experiment
eyeslit
gill slit
microslit
nanoslit
piss slit
piss-slit
preslit
slit drum
slit gong
slit lamp
slit one's throat
slit someone's throat
slit trench
slit-eyed

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Yarık ağızlar?
Slits for mouths?
Tom bileklerini kesti.
Tom slit his wrists.
Tom zarfı keserek açtı.
Tom slit open the envelope.
Sami bileklerini kesti.
Sami slit his wrists.
Bir kaymada, bunun bir-
Given a slither, how can I tell whether it's-
Tom kendi boğazını kesti.
Tom slit his own throat.
Tom Mary'nin boğazını kesti.
Tom slit Mary's throat.
Artık cephede Şapsığlar yoktu.
There is no slit in the front.
Ancak Shagrat onun boğazını kesti.
Cassius slits his throat.
Bu geçerli bir kayma, ama bu değil.
This is a valid slither, this is an invalid one.
1957 yılında kilisenin kubbesi çöktü.
In 1995 the church slit.
Bu harf dizisine bir kayma diyeceğim.
I'm gonna call this string of letters a slither.