senseless

/ˈsɛnsləs/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"senseless" kelimesinin Türkçesi: saçmalık., hissiz, donuk, akılsız, saçma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsaçmalık.
Genelhissiz
Geneldonuk
Genelakılsız
Genelsaçma
Genelanlamsız
Genelmanasız
Genelduygusuz
Genelanlamsız olarak. senselessness şuursuzluk
Genelbaygın. senselessly manasızca

Tanım

•(of especially persons) lacking sense or understanding or judgment

Diğer Dillerde

Almancabesinnungslos, bewusstlos, empfindungslos, ohne Gefühl, ohnmächtig, sinnlos
İspanyolcasin sentido
Rusçaбез созна́ния, бессмы́сленный, бесчу́вственный, необду́манный
Ukraynacaбезглу́здий
Latinceexcors
Dancabevidstløs, følelsesløs, sanseløs
Norveççemeiningslaus, meningsløs
Bulgarcaбезсмислен, безчувствен, в безсъзнание, необмислен
Letoncabezjēdzīgs
Galiçyacairracional, sen razón, sen sentido
Esperantosensenca

Örnek Cümleler

Bu, anlamsız şiddetti.
This was senseless violence.
Onun hepsi çok anlamsız.
It's all so senseless.
Musa bayılarak yere düştü.
And Moses fell down senseless.
Bu cümle saçma ama hatasız.
The sentence is senseless, but correct.
Fadıl'ın anlamsız zulmü bitmedi.
Fadil's senseless cruelty wasn't over.
Ve Mûsa baygın vaziyette yere yığıldı.
And Moses fell down senseless.
Hacer, What ever you've done is senseless.
Hacer, What ever you've done is senseless.
Aptal insan bilemez, Budala akıl erdiremez:
A senseless man doesn't know, neither does a fool understand this:
Güney Kore hukukuna göre anlamsız bir hareketti.
It was senseless act according to South Korean civil law.
Fadıl aşk adına anlamsız eylemler gerçekleştirdi.
Fadil committed senseless acts in the name of love.
Akılsız ve bilgisizdim, Karşında bir hayvan gibi.
I was so senseless and ignorant. I was a brute beast before you.
Düşüncesizce davrandığımızı mı düşünüyorsun yoksa?
Do you feel like we're being senseless?