possibility
/ˌpɒsɪˈbɪliti/5 hece
B1 seviye
EN → TR
"possibility" kelimesinin Türkçesi: imkan, olanak, ihtimal, imkan, olasılık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelimkan
Genelolanak
Genelihtimal
Genelimkan
Genelolasılık
Genelgerçekleşmesi mümkün olan olay.
Tanım
•a possible alternative
Diğer Dillerde
AlmancaMöglichkeit
Fransızcapossibilité
İspanyolcaposibilidad
İtalyancaopportunità, possibilità
Rusçaвозмо́жность
Arapçaإِمْكَانِيَّة, اِحْتِمَال
Kazakçaмүмкіндік, ықтималдық
Özbekçeehtimol, imkon, mumkinlik
Felemenkçemogelijkheid
Portekizcepossibilidade
Japonca可能性
Korece가능성
İsveççemöjlighet
Ukraynacaможли́вість
Hintçeसंभावना
Çekçemožnost
Rumenceposibil, posibilă, posibilitate
İbraniceאֶפְשָׁרוּת
Dancamulighed
Norveççemulighet
Endonezcekemungkinan
Vietnamcakhả năng, sự có thể
Etimoloji
From Middle English possibilite, from Middle French possibilité (from Old French possibilite) and directly from Late Latin possibilitās (“possibility”), from Latin possibilis (“possible”); see possible. By surface analysis, possible + -ity.
Kelime Ailesi
logical possibility
nonpossibility
possibility of reverter
possibility theory
production possibility curve
unpossibility
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Sıfır ihtimal.
No possibility. None. woman:
O bir olasılık.
That's one possibility.
O tek olasılık.
That's the only possibility.
Olasılığı düşün.
Consider the possibility.
Bu bir olasılık.
It's a possibility.
Tek olasılık var.
There is one possibility.
Bu bir olasılık mı?
Is that a possibility?
Üçüncü olasılık yok.
There is no third possibility.
Bir ihtimal daha var.
There's another possibility.
Bu ayrı bir olasılık.
That's a distinct possibility.
Bu güçlü bir ihtimal.
It's a strong possibility.
Bu ihtimali düşündüm.
I've considered that possibility.