perk
/pɝk/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"perk" kelimesinin Türkçesi: neşeli, neşelendirmek., şen, ing., neşelenmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelneşeli
Genelneşelendirmek.
Genelşen
Geneling.
Genelneşelenmek
Genelbaşını dik tutmak
Genel(bak.) perquisite.
Genelhoppa. perk up şen görünmek
Genelcanlı durmak
Genelgönlü açılmak
Genel(k. dili) kahveyi filtreden geçirmek.
Görsel




Tanım
•an incidental benefit awarded for certain types of employment (especially if it is regarded as a right)
•gain or regain energy
Diğer Dillerde
Fransızcaavantage
İtalyancaprivilegio
Portekizcebônus, privilégio
İsveççeförmån
Lehçebonus, dodatkowa korzyść
Finceetu
Macarcacafeteria, előny, juttatás, kiváltság, mellékes
Slovenceboniteta
Estoncaeelis
Katalancabenefici
Makedoncaпре́дност, привиле́гија
Etimoloji
Origin uncertain. Perhaps a metathesis of prick.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Perkele, şeytan.
Perkele, the Devil.
Heights, müzikal.
Perks, The Musical.
Perkins: Bu doğru.
Perkins: That's right.
Tom şımarık görünüyor.
Tom looks perky.
Tom sağlığına kavuşacak.
Tom will perk up.
- Mutlu mu yoksa şımarık mı?
- Happy? Perky?
Söylemeseler düşünemezdim ya.
Perk up. Because I didn't think of that.
Perkins Obs. City in Ohio USA
Perkins Obs.
O işin ikramiyesi, fazlasıydı.
It was one of the perks of the job.
Babası John Perkins Cushing idi.
Letters Received by John Perkins Cushing.
Burada çalışmak onun ikramiyesidir.
Working here has its perks.
Gitar daha önce Carl Perkins'e aitti.
The guitar had previously been owned by Carl Perkins.