Anlamlı yerler düşünün,
Think about meaningful places.
Anlamlı bir iş yapamadım.
I didn't actually get meaningful work done."
Buna "anlamlı durum" dedik.
This was what we called the meaningful condition.
Ve üçüncüsü, anlamlı hayat.
And third, the meaningful life.
Anlamlı bir şey yazmak istedim.
I wanted to write something meaningful.
Tom bana anlamlı bir bakış attı.
Tom gave me a meaningful look.
Anlamlı istatistlikler toplaName
Gather some meaningful statistics
Bu mektuplardan bana çok geliyor.
Such letters are more meaningful to me.
O, bana anlamlı bir şekilde baktı.
She gave me a meaningful look.
Tom Mary'ye anlamlı bir bakış attı.
Tom gave Mary a meaningful look.
Anlamlı bir şey söylemek istiyordum.
I wanted to say something meaningful.
Benim dünyamda. Bu en manidar tanım.
Any meaningful sort of thing.