Ana içeriğe geç
Sözlük
/
leisure

leisure

/ˈliːʒə(ɹ)/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"leisure" kelimesinin Türkçesi: serbestlik, fırsat, işsiz, serbest, işsizlik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelserbestlik
Genelfırsat
Genelişsiz
Genelserbest
Genelişsizlik
Genelboş vakit
Genelaristokrat sınıfı.
Genelboş. at leisure serbest
Genelboş vakti olan
Genelacelesiz. at one' leisure vakti olduğu zaman. leisured boş vakti olan
Genelatıl. the leisured class çalışmayan sınıf

Tanım

•freedom to choose a pastime or enjoyable activity

Diğer Dillerde

AlmancaFreizeit, Muße
Fransızcaloisir, temps libre
İspanyolcaocio, tiempo libre
Rusçaдосу́г, свобо́дное вре́мя
Arapçaخُلُو مِن اَلْعَمَل, رَاحَة, فَرَاغ, وَقْت اَلْفَرَاغ
Felemenkçevrije tijd
İsveççeledighet
Lehçelaba, wolne, wolny czas
Ukraynacaві́льний час, дозві́лля
Fincevapaa-aika
Rumencerăgaz, timp liber
Macarcaszabadidő
İbraniceפנאי
Latinceōtium
Endonezcewaktu luang, waktu senggang
Vietnamcanhàn rỗi
Bulgarcaсвобо́дно вре́ме
Slovenceprosti čas
Katalancalleure, oci
Galiçyacaenateza, folga, lecer, vagar

Etimoloji

From Middle English leyser, from Anglo-Norman leisir, variant of Old French loisir (“to enjoy oneself”) (Modern French loisir survives as a noun), substantive use of a verb, from Latin licēre (“be permitted”). Displaced native Old English ǣmetta.

Kelime Ailesi

antileisure
at leisure
at one's leisure
athleisure
bleisure
gentleman of leisure
lady of leisure
leisurable
leisure battery
leisure centre
leisure class
leisure sickness
leisure suit
leisure time
leisured
leisureful
leisureless
leisurely

Örnek Cümleler

Boş zaman etkinlikleri
Leisure activities
Boş zamanında bunu yap.
Do this at your leisure.
Boş zamanında bu kitabı oku.
Read this book at your leisure.
Çalışmak için boş vaktim yok.
I have no leisure to study.
Onun spor için boş zamanı yok.
He has no leisure for sport.
Boş zamanınızda bu kitabı okuyun.
Read this book at your leisure.
Gösterilerin ve aylaklığın şehri.
The city of performance and leisure.
Onu boş zamanınızda yapabilirsiniz.
You can do it at your leisure.
Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.
I hunt elk in my leisure-time.
Ben boş zamanımda avlanmaya giderim.
I go hunting in my leisure time.
Boş vaktimde ne yapacağımı bilmiyorum.
I don't know what to do with my leisure.
Sami sakin bir hayattan zevk alıyordu.
Sami was enjoying a leisurely life.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod