kettle

/ˈkɛ.təl/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"kettle" kelimesinin Türkçesi: tencere, çaydanlık, kazan, güğüm, kazan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltencere
Genelçaydanlık
Genelkazan
Genelgüğüm
Genelkazan
Genelkayada veya buzulda kazan biçimindeki oyuk. That' a fine kettle of fish Ayvayı yedik iş iyice karıştı.

Görsel

Ahşap mutfak tezgahı üzerindeki antik tencereModern Tasarımlı Beyaz Elektrikli Pişirici ve Seramik TencereMat Zeminde Cilalı Paslanmaz Çelik Tencere: Mutfak ŞıklığıModern Mutfakların Vazgeçilmezi: Şık Tencere Seti ve Minimalist Atmosfer

Tanım

•a large hemispherical brass or copper percussion instrument with a drumhead that can be tuned by adjusting the tension on it

Atasözü & Deyim

“Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş”
“Herkesin tenceresi kapalı kaynar”

Diğer Dillerde

AlmancaKessel, Kochtopf
Fransızcabouilloire, nasser
Rusçaкотёл, ча́йник
Arapçaغَلَّايَة
Kazakçaқазан, құман, шәйнек
Özbekçechovgun, choynak
Tatarcaчәйнек
Portekizcebule, chaleira
Japonca薬缶
Korece주전자
İsveççekittel
Ukraynacaкоте́л
Hintçeकेतली
Çekçekotel
Rumenceceainic
Macarcabogrács, fazék, fazéknyi, kanna, kannányi, teafőző
İbraniceקוּמְקוּם
Latincecortīna
Dancakedel
Norveççekjele
Endonezceketel
Vietnamcaấm, bình đun siêu tốc

Etimoloji

The Scottish place-name was historically Cattell (1160). Probably from Scottish Gaelic cat (“cat”) or Pictish cat (“cat”) with a locational suffix.

Kelime Ailesi

a watched kettle never boils
cat calling the kettle black
cheese kettle
coffee-kettle
fish kettle
giant kettle
giant's kettle
kettle bottom
kettle cable
kettle chip
kettle corn
kettle drum
kettle fur collector
kettle hat
kettle helmet
kettle hole
kettle lake
kettle lead

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Çaydanlığı açın.
Put the kettle on.
Çaydanlık kaynıyor.
The kettle is boiling.
Bu başka bir mesele.
This is a different kettle of fish.
Bir pudluk bir girya
A one pood kettlebell
Çaydanlığı ateşe koy.
Put the kettle on the fire.
Ketılı çalıştıracağım.
I'll put the kettle on.
Su ısıtıcıyı açacağım.
I'll put the kettle on.
Kettleı çalıştıracağım.
I'll put the kettle on.
Tom demliği ocağa koydu.
Tom put the kettle on the stove.
Su ısıtıcısını açacağım.
I'll put the kettle on.
Çaydanlık kaynıyor olmalı.
The kettle must be boiling.
Su ısıtıcısı henüz kaynamıyor.
The kettle isn't boiling yet.