jug

/d͡ʒʌɡ/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"jug" kelimesinin Türkçesi: testi, sürahi, (argo) hapishane, (slang) kodes. jugful bir testi dolusu (miktar), (argo) hapishaneye tıkmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltesti
Genelsürahi
Genel(argo) hapishane
Genel(slang) kodes. jugful bir testi dolusu (miktar)
Genel(argo) hapishaneye tıkmak.
Genelbülbül gibi şakımak.

Görsel

Seramik çömlek testi yakın çekim ürün görüntüsüSevimli 3D Karakterin Turkuaz Kozada Burun Testi Temalı Minimal RenderTuğla Duvar Önünde Geleneksel Ahşap Çıkrık ve Toprak Testi ile Nostaljik Atmosfer

Tanım

•stew in an earthenware jug
•the quantity contained in a jug

Atasözü & Deyim

“Testi kırılsa da kulpu elde kalır”
“İki testi tokuşunca biri elbet kırılır”
“Su akarken testiyi doldurmalı (doldur)”
“Su testisi su yolunda kırılır”

Diğer Dillerde

İspanyolcajarra, trullo
Rusçaграфи́н, жбан, жбан m with a lid, кувши́н
Arapçaإِبْرِيق, زِير
Farsçaکوزه
Azericebardaq, küpə, səhəng
Kazakçaқұмыра
Özbekçekoʻza, kuvacha
Felemenkçebak, kan, kruik
Portekizcecaneca
Yunancaκανάτι
Japoncaジャグ, 水差し
Korece저그, 주전자
Ukraynacaглек, гле́чик, джбан, дзбан, дзбанок, збан
Hintçeघड़ा, जग
Rumencebidon, urcior
Macarcakancsó, kanna
İbraniceקַנְקַן
Latincehirnea
Endonezcekendi
Vietnamcabình
Bulgarcaдранголник, ка́на, стомна
Slovencebokal, vrč

Etimoloji

From Middle English jugge, of uncertain origin. Possibly a variant of Middle English jubbe, jobbe, iubbe, geobbe, itself of unknown origin; or perhaps continuing (in altered form) Old English ċēac (“pitcher; jug”). Compare also jug (“a low woman, maidservant”), from Jug, familiar form of Joanna. Prison sense attested from at least 1825 in Britain.

Kelime Ailesi

jugging

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Hokkabaz 3D
Juggler3D
Hokkabaz 3DName
Juggler3D
Hokkabazlık hızı
Juggling speed
Ջուղա ( Jugha ).
Ջուղա (Jugha).
Testi çok ağırdı.
The jug was very heavy.
“Şarabdar-ı has”.
"Jugular Vein".
Yedi labut çevirme.
Seven-club juggling.
Bodruma sürahi alın.
Take the jug to the cellar.
Üç top oynayabilirim.
I can juggle three balls.
Yedi tane çevireceğiz.
We will juggle seven.
Burada kaçınız jonglör?
Now, how many here are jugglers?
Tom iyi bir hokkabazdır.
Tom is a good juggler.