hearing
/ˈhiːɹ.ɪŋ/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"hearing" kelimesinin Türkçesi: işitme, işitim, duruşma, oturum, işiten. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelişitme
Genelişitim
Genelduruşma
Geneloturum
Genelişiten
Genelişitme
Genelişitme duyusu
Genel(huk.) celse
Genelses erimi. hearing aid kulaklık
Genelişitme cihazı. hard of hearing ağır işiten.
Tanım
•able to perceive sound
•the ability to hear; the auditory faculty
Atasözü & Deyim
“Sağır işitmez (duymaz) uydurur”
Diğer Dillerde
Rusçaразбира́тельство, слух, слуша́ние, слу́шание, слу́шание де́ла, слы́шащий
Arapçaجَلْسَة, سَمْع, سَمِيع
Farsçaسامعه, شنوایی
Azericeeşitmə
Kazakçaесту
Özbekçeeshitish
Portekizceaudição, audiência, dessurdo, ouvido
Lehçeprzesłuchanie, słuch
Ukraynacaро́згляд, слу́хання
Hintçeश्रवण, सुनवाई
Macarcahallás
İbraniceשומע, שִׁמּוּעַ, שְׁמִיעָה
Latinceaudientia, auditorium, audītus
Dancahørelse
Norveççehøring, hørsel
Endonezcemendengar, pendengaran
Etimoloji
From Middle English herynge, equivalent to hear + -ing.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
deaf
nonhearing
Örnek Cümleler
Bu ses ne?
What are you hearing, mate?
Söz dinler.
Parole Hearing.
[67,2; 18,7]
We gave him hearing and vision.
İşitme kaybı
Hearing loss
[53,18; 17,60]
It is He who is All-hearing and All-aware.
Tom zor işitir.
Tom is hard of hearing.
Önemli bir şey.
Look, the ordinary Afghan is sick and tired of hearing about microcredit.
İyi işitmem var.
I have good hearing.
İşitmeniz nasıl?
How is your hearing?
Hiçbir yolu yok.
Just hearing the word brings tears to my eyes.
Ve Allah'a güven.
Surely He is All-Hearing.
Bir ses duyuyorum.
I am hearing a voice.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelduyma kaybı