handful
/ˈhæn(d)fəl/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"handful" kelimesinin Türkçesi: avuç dolusu, az miktar, (k.dili.) başa çıkılması zor olan kimse veya iş.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelavuç dolusu
Genelaz miktar
Genel(k.dili.) başa çıkılması zor olan kimse veya iş.
Tanım
•the quantity that can be held in the hand
Diğer Dillerde
AlmancaHandbreite, Handvoll
Rusçaго́рстка, горсть, жме́ня, при́горшня
Arapçaحَفْنَة
Azericeovuc
Kazakçaуыс
Tatarcaуч
Yunancaχούφτα
Korece한 줌
Fincekourallinen
Çekçehrst
İbraniceחֹפֶן
Latincemanipulus, pugillum
Dancahåndfuld, håndsbred
Norveççehåndfull
Endonezcesegenggam
Bulgarcaпедя, шепа
Kelime Ailesi
have one's handful
Örnek Cümleler
"Ey Eyyub!
We told him, "Take a handful of straw.
Bir avuç kül.
A handful ash is left.
Biraz ister misin?)
Would you take a handful?
Yaratılışla başlar.
Creation starts with a handful of dust.”
Ele avuca sigmiyorlar.
So they're a handful.
O çocuk ele avuca sığmıyor.
That boy is a handful.
O biraz ele avuca sığmaz biri.
She's a bit of a handful.
Tom bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
Tom ate a handful of raisins.
Sırbistan’dan dünyaya bir avuç avro
From Serbia to the world for a handful of euros
O oldukça ele avuca sığmayan bir tip.
She's quite a handful.
Avuç dolusu düzeltme ve kod temizleme
A Handful of fixes and code cleanup
"Şimdi eline bir değnek alıp yola çık.
And take in thine hand a handful of twigs, and strike therewith, and break not thine oath.