go bad
EN → TR
Tanım
•become unfit for consumption or use
Diğer Dillerde
Almancaverderben
İspanyolcaabombarse, acedarse, agriarse, avinagrarse, chuquearse, echarse a perder
İtalyancaandare a male
Rusçaиспо́ртиться, по́ртиться
Azericexarab olmaq
Felemenkçebederven
Portekizceestragar
Japonca傷む
Fincepilaantua
Rumenceputrezi, se strica
Galiçyacagorar
İzlandacaskemmast
Örnek Cümleler
Yumurtalar yazın çabuk bozulur.
Eggs go bad quickly in the summer.
Yazın, yumurtalar çabuk bozulur.
In the summer, eggs soon go bad.
Yazın yumurtalar çok çabuk bozulur.
In the summer, eggs go bad quickly.
Üzümler için geçerli değil tabii bu, üzüm çürür tabii.
You can't hoard grapes, because the grapes will just go bad.
Ve işler kötüye gittiğinde, almış oldukları riskin bedelini ödemiyorlar.
And now all of a sudden when things go bad, they don't bear the risk.
Şimdi küçük bir yüzdesi bu kredilerin gitmek sadece kötü, orada sorun yok.
Now if only a small percentage of the loans go bad,there's no problem.
Üç arkadaştan biri ve "kötü gitmeyen" tek kişi olarak Lynn, mükemmel eleştiriler kazandı.
As one of a trio of friends, and the only one not to "go bad", Lynn won excellent reviews.