Dolu dolu yaşadı.
That is a fulfilled life.
Kehanet gerçekleşiyor.
The prophecy is fulfilled.
Rüyanı gerçekleştirdik.
You have fulfilled your dream."
Rüyayı gerçekleştirdin.
You have fulfilled your dream."
Cuma namazı kılınamadı.
But, in spite of it, his prayer will not be fulfilled.
Lezbiyen dürtüleri için.
To fulfill her lesbian urges.
O'nun sözü yerine gelir.
His promise is bound to be fulfilled.
İstekleri kabul edilmedi.
Their wishes were fulfilled.
Bu talebi yerine getirildi.
This request was fulfilled.
Çok önemli bir görevin var.
You must fulfill a great commission.
"Sen rüyayı gerçekleştirdin.
You have fulfilled your dream."
Veya kişisel tatmin için mi?
For personal fulfillment?