Ana içeriğe geç
Sözlük
/
fissure

fissure

/ˈfɪʃ.ə(ɹ)/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"fissure" kelimesinin Türkçesi: yarık, çatlak, rahne, yarma, ayrılmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyarık
Genelçatlak
Genelrahne
Genelyarma
Genelayrılmak
Genelçatlamak.
Genelyarmak
Genelçatlatmak
Genel(tıb.) fisur
Genelcilt veya mukozanın hafifçe veya yüzeysel olarak çatlaması

Görsel

Yarık Topraklarda Parlayan Lav Işıklarıyla Büyüleyici Gün BatımıMonokrom Soyut Doğa Dokusu: Yarık ve Parıltılı Çizgili Yüzey DetayıAğaç Kabuğundaki Yarıkta Büyüyen Minik Bitki ve Eski Doğal Doku DetayıKayalık Yarıktan Büyüleyici Mavi Sularla Dökülen Doğal Şelale Görüntüsü

Tanım

(anatomy) a long narrow slit or groove that divides an organ into lobes
break into fissures or fine cracks

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

- Bir çift büyük yarık var.
Watch yourself through here, Max. There're a couple big fissures.
Yerdeki çatlaklardan kum püskürdü.
Sand erupted from fissures in the ground.
Anal fissürler tedavi edilebilir mi?
Are anal fissures curable?
Fissür 7 km uzunluğu boyunca açıldı.
The fissure opened along a 7 km length.
Bir çatlaklık, bir uyuşmazlık görüyor musun?
Do you see any fissures?
Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?
Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Medullanın en ortadaki kısmı ön median fissürdür.
From the front In the medial part of the medulla is the anterior median fissure.
Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?
Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Gözü(nü) döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?
Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Bazı yanardağlar yanal ve çatlak patlamalar sergiler.
Some volcanoes exhibit lateral and fissure eruptions.
Çatlaklar boyunca lav çeşmeleri de püskürmeye başladı.
Lava fountains also began erupting along the fissures.
Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod