Ana içeriğe geç
Sözlük
/
faulty

faulty

/ˈfɔːlti/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"faulty" kelimesinin Türkçesi: kusurlu, sakat, bozuk, yanlış. faultily hatalı olarak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkusurlu
Genelsakat
Genelbozuk
Genelyanlış. faultily hatalı olarak.

Tanım

characterized by errors; not agreeing with a model or not following established rules

Diğer Dillerde

Etimoloji

Etymology tree English fault English -y English faulty From fault + -y.

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Çizim hatalı.
The drawing is faulty.
Hava raporu hatalı.
The weather report is faulty.
Bu yanlış bilgiydi.
This was faulty information.
"Bozuk Elektrik Düğmesi".
"The Faulty Switch."
Evet, bilgisayar arızalıdır.
Yes, the computer is faulty.
Arızalı ekipmanı toplayıp fabrikaya gönderelim.
Let's pack up the faulty equipment and return it to the factory.
Buna inanmıyorum. Mantığın hatalı ve örneğin saçma.
I don't buy that. Your logic is faulty, and your example is nonsense.
Hayır, seste hata yok -- yazım yanlışlarını düzeltme.
No, the sound's not faulty -- righting writing wrongs.
Bu başarısız liderlik ve sorunlu bir vizyonun sonucu.
It's the result of failed leadership and a faulty vision.
Bu sürede bozuk halde olan birkaç alarm tetiklenmiştir.
Several (obviously faulty) alarms were tripped.
Tamir ettiğimiz şeylerin %21'i hatalı inşaattan kaynaklıydı.
Twenty-one percent of the things we fix are due to faulty construction --
Diş eti çekilmesi, yanlış oklüzyon ile daha kötüye gidebilir.
Receding gums can be exacerbated by a faulty bite.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod