engross
2 hece
EN → TR
"engross" kelimesinin Türkçesi: tutmak, zaptetmek, işgal etmek, iri yazı ile kopya etmek, (yazıyı) temize çekmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltutmak
Genelzaptetmek
Genelişgal etmek
Geneliri yazı ile kopya etmek
Genel(yazıyı) temize çekmek
Geneltekel maksadıyla piyasayı tutmak
Genelpiyasada bulunan bir malı kapatmak. engross one's thoughts zihnini tamamen işgal etmek. engrosser piyasadaki malı kapatan veya istifeden kimse
Genelyazıları temize çeken kimse. engrossing zihni tamamen meşgul eden
Geneldüşünmeye sevke(den.) engrossment bir şeyle tamamen meşgul olma durumu
Geneltemize çekilmiş yazı
Genelbir malı kapatma.
Görsel

Tanım
•consume all of one's attention or time
Diğer Dillerde
İspanyolcaacaparar, alzarse con, apandar, arramblar, arrobar, captar
Rusçaкопить, монополизировать, накоплять, откармливать, писать крупными чёткими буквами, писать набело
Fincekahmia, lihottaa, syventyä, tekstata, viedä kaikki huomio
Çekçepohltit
Bulgarcaзавладявам, купувам на едро, монополизирам, пиша с големи букви
Taycaง่วน
Esperantoabsorbi
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O, işine daldı.
She was engrossed in her work.
Takeo matematik problemlerini çözmeye dalmış.
Takeo is engrossed in solving mathematical problems.
O gece kitabı evine götürür ve büyük bir merakla okur.
That morning he takes the book home and reads it, completely engrossed.
Tom kitabına o kadar dalmıştı ki ön kapı zilini duymadı.
Tom was so engrossed in his book that he didn't hear the front door bell.
Hac için tekrar ihrama girinceye kadar hac yasakları kalkmıştır.
He engrossed himself with the issues of the (Hanbali) maddhab until he mastered it.
Ardından, belgenin resmi bir kopyası Jacob Shallus tarafından meşgul edildi.
Then, an official copy of the document was engrossed by Jacob Shallus.
Günah işleyip suçu kendisini kuşatan kimseler ateş halkıdır; orada sürekli kalırlar.
Whoever earns evil and becomes engrossed in sin shall be doomed to Hell and abide therein for ever.
Ölüme sürükleyici bir tarihsiz pazarlık! Gelip, lezzetsiz kılavuzu, acı davranış gel!
A dateless bargain to engrossing death!-- Come, bitter conduct, come, unsavoury guide!
Denizci bir kürdan üretilen ve (Onun bakımdan tasarruf), birkaç dakika böylece ayırmıştır.
The mariner produced a toothpick, and (saving his regard) was engrossed thereby for some minutes.