enact

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"enact" kelimesinin Türkçesi: kanunlaştırmak, canlandırmak, yapan, kabul, kanun. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkanunlaştırmak
Genelcanlandırmak
Genelyapan
Genelkabul
Genelkanun
Genelkararname.
Genelhükmetmek
Genelharekete geçirmek
Genelkarar vermek
Geneloynamak (rol) enactive yasama yetkisi olan
Geneltemsil etmek
Genelicra eden. enactment kanunlaştırma

Tanım

•act out; represent or perform as if in a play

Diğer Dillerde

Fransızcajouer, promulguer
Rusçaигра́ть, постановлять, принима́ть
Portekizcepassar, realizar
Yunancaθεσπίζω
Latincescisco
Bulgarcaиграя ролята на, прокарвам
İrlandacaachtaigh, reachtaigh

Etimoloji

From Middle English enacten, from en-, from Old French en- (“to cause to be”), from Latin in- (“in”) and Old French acte (“perform, do”), from Latin actum, past participle of ago (“set in motion”).

Kelime Ailesi

coenact
enactability
enactable
enactably
enacter
enaction
enactive
enactment
enactor
enacture
preenact
reenact
unenacted

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

(Erişim tarihi:10.8.2009).
(Enacted: September 10, 1986).
Asaleti asla garantilenmedi.
The bill was never enacted.
Ülkeler etkili önlemler aldı.
Some states enacted oppressive measures.
Yasa Meiji döneminde çıkarıldı.
The law was enacted in the Meiji era.
İran'da meşrutiyet ilan edildi.
Female suffrage was enacted in Iran.
Fakat bu henüz kanıtlanmamıştır.
It has not yet been enacted.
Onlar ise bunu canlandırıyorlar.
They're enacting it.
Konuların ortak noktası ise manzara.
But all stories then can be enacted in the landscape.
Ve okul rolünü gayet mükemmel oynar,
And then the school enacts perfectly well.
Bugün kürtaja geçit veren bir kanun çıktı.
Today a law was enacted which allows abortion.
Gencer 1960 yılında vergi rekortmeni oldu.
Kentucky re-enacted its sales tax law in 1960.
Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.
A fiscal tightening policy is being enacted.