"carriage" kelimesinin Türkçesi: duruş, nakliye, taşıma, tavır, araba. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelduruş
Genelnakliye
Geneltaşıma
Geneltavır
Genelaraba
Genelbinek arabası
Genel(ing) vagon
Geneltop arabası
Genelbir makinanın diğer kısımları taşıyan parçası
Genelnakliye ücreti. carriage trade zengin müşteriler.
Tanım
•a small vehicle with four wheels in which a baby or child is pushed around
Etimoloji
From Middle English cariage, from Old Northern French cariage, from carier (“to carry”).
Örnek Cümleler
Hadi gezin!
Carriage! Have a ride!
Onun arabası.
It is her carriage.
Nakliye isteyen?
A carriage, anyone?
Filler 7 ve 9'a !
Carriages from 7 to 9!
At arabayı çekiyor.
The horse is pulling the carriage.
Atlar arabayı çeker.
The horses pull the carriage.
O senin at araban mı?
Is that your carriage?
Sami aracı sürüyordu.
Sami was driving the carriage.
Ben arabamı yıkayacağım.
I'm going to wash my carriage.
O arabaya girmek istedi.
She wanted to go into the carriage.
O, vagona girmek istedi.
She wanted to enter the carriage.
İlgili / Bileşik Terimler