oar
/ɔː/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"oar" kelimesinin Türkçesi: kürekçi, kürek, kürek, kürek şeklinde olan veya kürek vazifesi gören şey, kürek çekmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkürekçi
Genelkürek
Genelkürek
Genelkürek şeklinde olan veya kürek vazifesi gören şey
Genelkürek çekmek
Genelburnunu sokmak. rest on one' oars bir süre dinlenmek
Genelişin sonucundan memnun olarak işten çekilmek. oarsman kürekçi.
Genelkayık küreği
Görsel

Tanım
•an implement used to propel or steer a boat
Diğer Dillerde
AlmancaRuder
İspanyolcaremo
Rusçaвесло́
Arapçaمِجْدَاف, مِجْذَاف
Kazakçaескек, қалақ
Özbekçeeshkak
Tatarcaишкәк
Felemenkçeriem, roeiriem
Yunancaκουπί
İsveççeåra
Lehçewiosło
Finceairo
Macarcaevező, evezőlapát
İbraniceמָשׁוֹט
Latincerēmus
Dancaåre
Endonezcedayung
Vietnamcachèo
Bulgarcaгребло́
Litvancairklas
Letoncaairis
Estoncaaer
Taycaกรรเชียง
Etimoloji
From Middle English ore (“oar”), from Old English ār, from Proto-West Germanic *airu, from Proto-Germanic *airō (“oar”). Cognate with Old Norse ár.
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Kürek nerede?
Where's the oar?
Timişoararomania. kgm
Timiş oara
Kürekçi küreğini suçluyor.
The rower blames his oar.
Huor gözünden vurularak öldü.
Sailors were shot dead at their oars.
Bu teknenin altı küreği vardır.
This boat has six oars.
Kürekli bir teknenin çizim planı
Plan drawings of a boat with oars
Tüm tekneler kürek ile donatılmıştır.
All boats are equipped with oar.
Karayı keşfettiğinde küreklerini yere atar.
He has thrown down his oars upon discovering land.
Şimdiki Ticaret Bakanı 4 numaralı kürekçiymiş.
The current Minister of Commerce was No. 4 oar.
Balıklar kürek olarak yüzgeçlerini kullanırlar.
Fish use their fins as oars.
Küreklerin normalde böyle görünmemeleri gerekir.
Oars are not supposed to look like this.
Kürekler ayrıca bir dezavantaj olarak görünüyordu.
Oars were also seen as disadvantageous.