Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tavan arası

tavan arası

TR → EN
"tavan arası" kelimesinin İngilizcesi: attic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelattic

Görsel

Eski Bahçede Tavan Arasından Sarkan Mor Salkım Çiçeklerinin Büyüleyici GörünümüTavanı ve Tabanı Arasında Uzanan Büyüleyici Işıklı Kütüphane Kolonu

Tanım

•Bir yapının tavanı ile çatı arasında kalan bölüm
•Bir yapının tavanı ile çatısı arasında kalan bölüm

Diğer Dillerde

Attic
köken: Atticus + -isch (not Attika + -isch)
aile: attisches Salz
Geschlafen wurde auf Strohmatten am Boden. — Tavan arasında uyanık yatıyordum.
Fransızca[ maison ] grenier
Ils couchaient nus sur les planches. — Tavan arasında uyanık yatıyordum.
İspanyolcabuhardilla, covacha, desván, sobrado, zaquizamí (dişil) /bwaɾˈdiʝa/
attic, loft · dormer window
çekim: çoğul buhardillas
eş: bohardilla, ático, bohardilla, desván, altillo, palomar
köken: From buharda (“attic”) + -illa.
aile: abuhardillado
Él vive en esta pequeña buhardilla. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
İtalyancaattico, soffitta, solaio (eril) /ˈat.ti.ko/
attic, loft · penthouse
çekim: çoğul attici
eş: frontone
aile: atticamente
Lui vive in questa soffitta. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Rusçaатти́ческий, башня, крыша, манса́рда, чердак, черда́к (dişil) /ˈbaʂnʲə/
tower · turret (rotating gun installation)
çekim: çoğul ба́шни · tamlayan ба́шни
eş: каланча, точечный дом, свечка, столбик
köken: First recorded in the 1st Pskov manuscript. Often used in the 17th century. Inherited from Old East Slavic башта (bašta) from Italian bastia via Polish baszta or Czech bašta. The ending was influenced by the suffix -ня (-nja), which creates nouns of place, as in па́шня (pášnja), тамо́жня (tamóžnja). Doublet of Басти́лия (Bastílija) and бастио́н (bastión). Compare typologically опло́т (oplót),…
aile: безба́шенный
А он живет в такой маленькой мансарде. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
вавило́нская ба́шня
водонапо́рная ба́шня
Э́йфелева ба́шня
Arapçaعِلِّيَّة
نمت في الخندق.. — Tavan arasında uyanık yatıyordum.
attic
Azericeçardaq, mansarda /t͡ʃɑrˈdɑx/
attic, garret, loft (an attic or similar space) · awning, shed, lean-to (an open-sided structure with a roof)
çekim: çoğul çardaqlar · tamlayan çardağın
köken: PIE word *kʷetwóres Borrowed from Classical Persian چَارْطَاق (čārtāq, literally “four arches”).
Kazakçaшатыр
roof · tent · attic
çekim: çoğul шатырлар · tamlayan шатырдың
köken: Inherited from Proto-Turkic *čātïr. Doublet of шадыра (şadyra).
Özbekçecherdak
FelemenkçeAttisch, zolder (nötr) /ˈɑ.tis/
Attic Greek
köken: Ultimately from Ancient Greek Ἀττικός (Attikós).
aile: Attisch zout
Hij woont op een zolderkamertje. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Portekizceático, sótão /ˈa.t͡ʃi.ku/
Attic (of or relating to Attica, a region of Greece)
çekim: çoğul áticos
köken: Borrowed from Latin Atticus.
Attic, relating to Attica or Athens.
köken: See Αθήνα (Athína).
Japoncaアッティカの, 屋根裏 /ja̠ne̞ɯ̟ɾa̠/
an attic
köken: From 屋根(やね) (yane, “roof”) + 裏(うら) (ura, “bottom”).
ソートの中に眠っていた。 — Tavan arasında uyanık yatıyordum.
どの家の屋根裏にも潜んでいるもののけ。特にわるさはしない。
Korece다락방 /ta̠ɾa̠k̚p͈a̠ŋ/
attic; loft; garret
köken: 다락 (darak, “upper storey”) + 방(房) (bang, “room”).
어르신은 이렇게 작고 초라한 다락방에서 생활합니다. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Athenian, Attic
çekim: karşılaştırma mer atensk · üstünlük mest atensk
köken: Aten + -sk
Städa den gamla bostaden innan du flyttar och töm vinden, källarförrådet och garaget på saker. — Taşınmadan önce eski evinizi temizleyin, ayrıca tavan arasını, kileri ve garajı da boşaltın.
związany z Attyką
On mieszka na swoim małym poddaszu. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Ukraynacaа́ттик, гори́ще, стрих
Шон ховає Істоту у себе в сараї. — Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.
Hintçeअटारी (dişil) /ə.ʈɑː.ɾiː/
attic (the unfinished space in the roof of a building) · tower (a building with multiple storeys)
çekim: çoğul अटारियाँ
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit [Term?], from Sanskrit अट्टालिका (aṭṭālikā), from अट्टाल (aṭṭāla, “watchtower”) + -इका (-ikā). Doublet of अट्टालिका (aṭṭālikā), a tatsama.
Finceattika, attikalainen, ullakko, vintti /ˈɑtːikɑ/
Attica (a periphery of Athens, Greece)
çekim: çoğul attikat · tamlayan attikan
köken: From Ancient Greek Ἀττική (Attikḗ).
Asunnossa käytiin lähinnä nukkumassa. — Tavan arasında uyanık yatıyordum.
Çekçepodkroví, podstřeší, půda (nötr) /ˈpotkroviː/
attic, garret, loft
çekim: çoğul podkrovím
eş: půda, mansarda
köken: From pod- + krov + -í.
Všichni se ptali na stejnou otázku, tu samou základní otázku: — Hikayer uydurduk, dunyayi gezdik, tavan arasinda olmamiza ragmen.
Rumencemansardă, pod (dişil)
attic
çekim: çoğul mansarde · tamlayan mansarde
köken: Borrowed from French mansarde.
El locuiește în acestă mansardă mică. — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Macarcamanzárd, padlás /ˈmɒnzaːrd/
mansard, garret, attic (a habitable space just beneath the roof of a house)
çekim: çoğul manzárdok
köken: From German Mansarde, from Francois Mansart, French architect.
aile: manzárdos, manzárdablak, manzárdlakás, manzárdszoba, manzárdtető
(Hatodik férfi: Soha nem felejtem el azokat a szavakat.) Hetedik férfi: — Hikayer uydurduk, dunyayi gezdik, tavan arasinda olmamiza ragmen.
İbraniceעליית גג, עֲלִיַת גַג
הוא חי בעליית גג קטנה- — Yaşlı adam bu küçük tavan arasında yaşıyor.
Dancaloftsrum
Endonezceloteng /ˈlotɛŋ/
attic (space, often unfinished and with sloped walls, directly below the roof)
çekim: çoğul loteng-loteng
köken: From Malay loteng, ultimately from Hokkien 樓頂/楼顶 (lâu-téng).
Vietnamcagác, gác xép /ɣaːk̚˧˦/
to guard; to watch
köken: Borrowed from French garde. Some early attestations are in Le Livre du soldat annamite (The Book of the Annamite Soldier, 1914), where it is seen in lính gác and đứng gác. Latter appeared as an entry in Việt-Nam tự-điển (1931) with the elaboration "bởi chữ Pháp ⟪garde⟫" (“from the French word 'garde'”).
aile: canh gác, gác-măng-giê, vọng gác
là một dây kim loại có chiều nửa dặm - khoảng hơn 900 m đã được ném qua nóc của nhiều ngôi nhà ở Boston. — Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.
Bulgarcaтава́н
Еврен го пази в сейфа на своя офис. — Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.

Örnek Cümleler

Tavan arasındayım.
I'm in the attic.
Tom tavan arasında.
Tom is in the attic.
O hâlâ tavan arasında mı?
Is it still up in the attic?
Tavan arasında saklandım.
I hid in the attic.
Onu tavan arasında buldum.
I found it in the attic.
Tavan arasında çok toz var
There's a lot of dust in the attic.
Tavan arasını temizleyelim.
Let's clear out the attic.
Ben tavan arasında olacağım.
I'll be in the attic.
Tom tavan arasında saklandı.
Tom hid in the attic.
Tavan arasında ne yapıyordun?
What were you doing in the attic?
Onu tavan arasında tutuyorum.
I keep it in the attic.
Tavan arasından dışarı çıkma.
Don't come out of the attic.
tavan arası ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod