Ana içeriğe geç
Sözlük

tavan arası ile cümle

tavan arası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Tavan arasını temizleyelim.Let's clear out the attic.
O, tavan arasındaki farelerden kurtulmak zorunda olduğunu söylüyor.He says he must get rid of the mice that are in the attic.
Toz tavan arasında birikmişti.Dust had accumulated in the attic.
Tavan arasında bir gürültü duydum gibi geliyor.It seems to me that I heard a noise in the attic.
Tavan arasında ne bulacağını kim bilir?Who knows what you'll find up in the attic?
Dedemin II.Dünya savaşından kalan eski ilk yardım çantası tavan arasında.In the attic is my grandfather's old first-aid kit from World War II.
Onlar bodrumdan tavan arasına kadar her şeyi temizledi.They cleaned everything, from the basement to the attic.
Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.There's a brown recluse spider in the attic.
Ben hediyeleri tavan arasına koydum.I put the gifts in the attic.
Tom tavan arasında.Tom is in the attic.
Tom üst kata tavan arasına gitti.Tom went upstairs to the attic.
Tavan arasını temizlemen gerekmiyor mu?Shouldn't you be cleaning the attic?
Tavan arasındayım.I'm in the attic.
Onu tavan arasında buldum.I found it in the attic.
Az önce tavan arasını temizlemeyi bitirdim.I just finished cleaning the attic.
Sanırım Tom yukarıda tavan arasında.I think Tom is up in the attic.
Ben tavan arasında olacağım.I'll be in the attic.
Bizim tavan arasında ne bulacağımızı kim bilir?Who knows what we'll find up in the attic?
Kutuları önceden tavan arasına taşıdın mı?Have you already carried the boxes up to the attic?
Tavan arasında bol miktarda depolama alanı vardır.There is plenty of space in the loft for storage.
Bu tavan arasında okunmayı bekleyen her türde kitap vardır.In this attic there are all sorts of books, waiting to be read.
Tavan arasında ne yapıyordun?What were you doing in the attic?
Onu tavan arasında tutuyorum.I keep it in the attic.
O hâlâ tavan arasında mı?Is it still up in the attic?
Sanırım tavan arasına fare girmiş.I think we have some mice in the attic.
Tom tavan arasında saklandı.Tom hid in the attic.
Tom'un çocukları tavan arasındaydı.Tom's kids were in the attic.
Tavan arasından dışarı çıkma.Don't come out of the attic.
Tavan arasında saklandım.I hid in the attic.
Tavan arası, kutularla doludur.The attic is full of boxes.
Tavan arasında yuvarlak bir masa vardı.In the attic, there was a round table.
Tom tavan arasında, değil mi?Tom is in the attic, isn't he?
Tavan arasında ne yapıyorsun?What are you doing in the attic?
Tavan arasında çok toz varThere's a lot of dust in the attic.
Tom tavan arasında bir gramofon buldu.Tom found a gramophone in the attic.
Tom tavan arasından gelen bir gürültü duydu.Tom heard a noise coming from the attic.
Tom yukarıda, tavan arasında.Tom is up in the attic.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.They had been sleeping on the floor inside the building.
Tavan arasındaki eski Lamba Seni Seviyorum Sevgili Arkadaşım Annem Neden Şişmanladı?Ye flowers that I loved in so evil an hour, oh, why did I scorn my mother's warning?
Hikayer uydurduk, dunyayi gezdik, tavan arasinda olmamiza ragmen.(Sixth Man: I will never forget those words.) Seventh Man:
Milton'ın Il Penseroso'daki "Tavan arası çocuğu" da Cephalus'a bir göndermedir. [1]While Milton's "the Attic boy" in Il Penseroso is also a reference to Cephalus.[18]
Eriphyle'e Harmonia'nın kolyesini sunan Polynices; Tavan arası kırmızı figürlü oenochoe ca.Polynices offering Eriphyle the necklace of Harmonia; Attic red-figure oenochoe ca.
Evde eğitim gördü ve zamanının çoğunu tavan arasında kitaplarla çevrili bir şekilde geçirdi.She was educated at home, spending much of her time in the attic, surrounded by books.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Geschlafen wurde auf Strohmatten am Boden.
Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.Minnie le cache dans son grenier.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Ils couchaient nus sur les planches.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.Después de su muerte, permanecían en el ático de su casa dónde Otto Kleinschmidt los descubrió años después.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.بعد وفاته ظلت هذه المجموعة في العلية من منزله، حيث اكتشفها أوتو كلينشميت بعد سنوات.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.نمت في الخندق..
Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.Шон ховає Істоту у себе в сараї.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.Halála után a gyűjtemény a háza padlásán maradt, ahol Otto Kleinschmidt fedezte fel, néhány évvel később.
Tavan arasındaki eski Lamba Seni Seviyorum Sevgili Arkadaşım Annem Neden Şişmanladı?Forgácsok a földön Miért szeretem az erdélyi kopót?
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Asunnossa käytiin lähinnä nukkumassa.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.ソートの中に眠っていた。
Tavan arasındaki eski Lamba Seni Seviyorum Sevgili Arkadaşım Annem Neden Şişmanladı?“‘내연모OST 열풍’ 악동뮤지션 ‘I Love You’ 제목 탄생 이유는?”.
Minnie onu kulübenin tavan arasına saklar.Еврен го пази в сейфа на своя офис.
Tavan arasında uyanık yatıyordum.Piemenaitė užmigo po uosiu.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.반마일 길이의 전선이었습니다. 이 전선을 보스톤에 있는 몇몇 집의 지붕위에 늘어뜨려 놓았습니다.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.là một dây kim loại có chiều nửa dặm - khoảng hơn 900 m đã được ném qua nóc của nhiều ngôi nhà ở Boston.
Boston'daki çeşitli evlerde tavan arasına atılmış yarım mil uzunluğunda bir kabloydu.היה חוט באורך של 800 מטרים, אשר הושם מעל גגות של כמה בתים בבוסטון.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod