tütsü
/tytˈsy/
noun
C2 seviye
TR → EN
"tütsü" kelimesinin İngilizcesi: incense, incense, incense, incense. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelincensenoun
Genelincense
Genelincense
Genelincense
Görsel







Çekim Tablosu
Belirtme (-i)tütsüyü
Yönelme (-e)tütsüye
Bulunma (-de)tütsüde
Çıkma (-den)tütsüden
Tamlayan (-in)tütsünün
Çoğul (-ler)tütsüler
Tanım
•Bir kız adı. kız ad
•Bir soyadı. Bağımlılık
•Bir soyadı. Vasiyet, öğüt, nasihat
•çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu madde
•içki
•İçinde alkol bulunan içecek
•Dinî törenlerde çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu madde
Diğer Dillerde
Almancaaufbringen, empören, erzürnen, Räuchwerk, Weihrauch /ˈaʊfˌbʁɪŋən/
to find, muster, summon up · to exasperate, get angry · to anger
çekim: geçmiş brachte auf · ortaç aufgebracht · şimdiki bringt auf · ulaç aufbringend
eş: ärgern, reizen, vergrätzen, verstimmen, beschlagnahmen, entern
köken: From Middle High German ūfbringen, equivalent to auf- + bringen. Cognate with German Low German upbrengen, Dutch opbrengen, English upbring.
aile: Aufbringung, aufbringend, aufgebracht
Hier sind sie, beim Rollen. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Fransızcaencens (eril) /ɑ̃.sɑ̃/
incense (a perfume often used in the rites of various religions)
köken: Inherited from Old French encens, borrowed from Late Latin incēnsum, from Latin incendō.
aile: encens d'eau, encensement, encenser, encenseur, encensier, encensoir
Les voilà en train de rouler l'encens. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
İspanyolcaenchilar, encolerizar, enfurecer, incensar, incensariar, incienso /ent͡ʃiˈlaɾ/
to add chile (to something) · to sting · to become red in the face (due to chile consumption)
çekim: geçmiş enchilé · ortaç enchilado · şimdiki enchila
köken: From en- + chile + -ar.
aile: enchilada, enchilarse
Ahí están enrollando. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
incense
çekim: çoğul incensi
eş: gommaresina, olibano, lode, elogio, incensamento, adulazione
köken: Borrowed from Late Latin incēnsum, from Latin incēnsus.
Eccoli mentre arrotolano i bastoncini. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Rusçaокуривание, чад
действие по значению гл. окуривать
Вот они крутят палочки. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Arapçaبَخُور, بُخُور
هاهم يلفّون. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
incense
köken: Borrowed from Arabic بُخُور (buḵūr).
بخور معطر در حضور وی بسوزانم
Azericebuxur /buˈxur/
incense
çekim: çoğul buxurlar · tamlayan buxurun
köken: From Arabic بُخُور (buḵūr)
Kazakçaладан
Özbekçeladan
Felemenkçede woede opwekken van, vertoornen, wierook
woedend maken
eş: verstoren, vergrammen, indisponeren
Dit zijn ze wierook aan het rollen. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
to enrage, to incense, to infuriate, to exasperate
çekim: geçmiş εξόργισα · ortaç εξοργισμένος
köken: Inherited from Ancient Greek ἐξοργίζω (exorgízō).
Εδώ είναι τα παιδιά που τυλίγουν. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Japonca薫香
incense (A perfume often used in the rites of various religions)
2時間で背中が痛くなります — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
İsveççerökelse (virak c)
Bra, nu kan du släcka rökelsen. — Aferin, şimdi tütsüyü söndür.
Lehçekadzidło, perfumować kadzidłem, rozdrażniać, rozdrażnić, rozzłaszczać, rozzłościć (nötr) /kaˈd͡ʑi.dwɔ/
incense (biotic material that releases fragrant smoke when burnt, often used in religious rites or for aesthetic reasons)
çekim: çoğul kadzidła · tamlayan kadzidła
eş: mirra, kadzielnica, trybularz
köken: Etymology tree Proto-Slavic *kadìti Proto-Indo-European *-tḗr Proto-Indo-European *-trom Proto-Slavic *-dlo Proto-Slavic *kadidlo Polish kadzidło Inherited from Proto-Slavic *kadidlo. By surface analysis, kadzić + -dło.
aile: kadzidłowiec
To moi uczniowie przy pracy. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Ukraynacaку́риво, фіміа́м
Він вирішив спробувати щастя в Індії. — Öğütülmüşü Hindistan'da tütsülenerek yenir.
Hintçeअगरबत्ती, धूपबत्ती (dişil) /ə.ɡəɾ.bət̪.t̪iː/
incense stick, scented candle
çekim: çoğul अगरबत्तियाँ
köken: Borrowed from Sanskrit अगरुवर्त्तिका (agaruvarttikā). From अगर (agar, “aloe”) + बत्ती (battī, “candle”). Compare Punjabi ਅਗਰਬੱਤੀ (agarbattī).
Finceraivostuttaa, suitsuke /ˈrɑi̯ʋostutːɑːˣ/
to infuriate, enrage, incense (to make furious)
çekim: geçmiş raivostuttanut · şimdiki raivostuttaisi · ulaç raivostuttava
köken: raivostua + -ttaa
Jonkun täytyy ottaa etujalat. — Birisi ön bacakları tutsun.
Çekçekadidlo (nötr) /ˈkaɟɪdlo/
frankincense
çekim: çoğul kadidla · tamlayan kadidla
köken: Inherited from Old Czech kadidlo, from Proto-Slavic *kadidlo (“incense”).
aile: kadidelnice
Tady válejí tyčinky. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Rumencetămâie (dişil)
incense, frankincense · flattery, fulsome praise
çekim: çoğul tămâi · tamlayan tămâi
köken: From a Vulgar Latin root *thȳmānea, from Latin thȳmiāma, from Ancient Greek θυμίαμα (thumíama). Compare Sardinian timanza, timagna, Old French timoine; cf. also Aromanian timnjamã.
aile: tămâia, tămâier, tămâios
Aceştia sunt ei rulând beţe. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Macarcafüstölő /ˈfyʃtøløː/
present participle of füstöl: smoking (giving off smoke)
çekim: çoğul füstölők
köken: füstöl + -ő
Itt sodorják a füstölőket. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
İbraniceהִקְטִיר, קטורת, קְטֹרֶת (dişil)
incense
çekim: çoğul קְטוֹרוֹת
köken: From the Hebrew root ק־ט־ר (q-t-r), related to burning or smoking. Compare Ugaritic 𐎖𐎉𐎗 (qṭr, “smoke”) and Akkadian 𒆪𒌓𒊒 (qutru, “smoke”), and Arabic قُتَار (qutār, “the smell of roast”).
הנה הם מגלגלים. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
וְנָתַן אֶת־הַקְּטֹרֶת עַל־הָאֵשׁ לִפְנֵי יְהוָה וְכִסָּה עֲנַן הַקְּטֹרֶת אֶת־הַכַּפֹּרֶת אֲשֶׁר עַל־הָעֵדוּת וְלֹא יָמוּת׃
Latincesuffīmen, thūs, thȳmiāma
incense
çekim: çoğul røgelser · tamlayan røgelses
köken: From late Old Norse reykelsi, from Old English rēcels, rīcels.
Tag fat i forbenene, en eller anden. — Birisi ön bacakları tutsun.
Norveççerøkelse, røykelse
I Japan brukes munnbind som forebyggelse. — Japonya'da ise tütsü olarak kullanılır.
Endonezcedupa, kemenyan /ˈdupa/
incense
çekim: çoğul dupa-dupa
köken: Inherited from Malay dupa, from Classical Malay دوڤا (dupa), from Sanskrit धूप (dhūpa).
aile: mendupai, pedupaan
Itu mereka menggulung. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
fragrance; scent
köken: Sino-Vietnamese word from 香 (“fragrance”). Compare Japanese 香 (kō, “incense”).
aile: trầm hương, bột ngũ vị hương, đinh hương, hành hương, Hương Cảng, hương liệu, hương sắc, hương thơm, hương vị, nấm hương
Đó là các học sinh đang cuốn hương. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
hương đồng gió nội
Nước xả hương hoa hồng mới, nay đậm đặc hơn !
Bulgarcaвбеся́вам, разяря́вам, тамя́н
Ето ги, правят пръчици. — İşte tütsü yuvarlıyorlar.
Etimoloji
From "tütmek" (to fume), from Proto-Turkic *tütsüg.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelertütsü ile daha fazla örnek cümle →
Hurri tütsü kabı
Hurrian incense container
İşte tütsü yuvarlıyorlar.
That's them rolling.
Tütsü yakan bir kadın 1919
The Incense Burner, ca. 1919
Birisi ön bacakları tutsun.
Somebody get the front legs.
Aferin, şimdi tütsüyü söndür.
Good, now put the incense out.
Gözlerimle gördüm, tütsümüz...
I saw with my own eyes that our incense...
Tütsüyü yakmamı ister misiniz?
May I light up the incense?
Bileğinden tutsun ki ben de --
Have him hold your wrist so I can ...
Kim o aya ulaşırsa oruç tutsun.
Whoever of you witnesses the month, shall fast it.
Ben genellikle evde tütsü yakmam.
I don't usually burn incense at home.
Tütsü yakmayı bırak! Astımım var.
Stop burning incense! I have asthma.
Sarayın tütsüsüyle uyuşmuş olarak
He's locked in the water gate.