Ana içeriğe geç
Sözlük
/
suluk

sülük

/sylyc/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"sülük" kelimesinin İngilizcesi: leech, leech, leech, leech, leech. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelleechnoun
Genelleech
Genelleech
Genelleech
Genelleech
Genelwater bottlenoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)suluğu
Yönelme (-e)suluğa
Bulunma (-de)sulukta
Çıkma (-den)suluktan
Tamlayan (-in)suluğun
Çoğul (-ler)suluklar

Tanım

•(C.: Saâlik) Fakir.
•asma bıyığı
•Bir tarikata girme
•Bir yola girme, bir yol tutma
•Dilenci.
•Karabük ili Ovacık ilçesine bağlı bir köy.
•küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı
•kuş kafeslerinde su konan kap

Diğer Dillerde

AlmancaBlutegel, Blutsauger, Blutsaugerin, Egel, Heiler, leechen (eril) /ˈbluːtˌʔeːɡl̩/
leech
çekim: çoğul Blutegeln · tamlayan Blutegels
köken: From Blut + Egel.
Ist dieser Blutegel wichtiger als ich es bin? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Fransızcapot de colle, sangsue (eril) /po d(ə) kɔl/
gluepot · a clinging vine, a clingy person, a tagger-along, a cling-on, a leech
çekim: çoğul pots de colle
Ce gosse est-il plus important que moi ? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
İspanyolcasanguijuela, sanguja (dişil) /sanɡiˈxwela/
leech (animal)
çekim: çoğul sanguijuelas
eş: sanguijuela medicinal, parásito
köken: Inherited from Old Spanish sangusuela (c. 1250, in Libro de los animales que caçan), from Latin sanguisūga (“leech”) + -uela (“diminutive suffix”). Less likely, from earlier sanguja (“leech”) + -uela. Note that sangusuela is attested earlier than sanguja (1494, in Vicente de Burgos).
¿Son las sanguijuelas? ¿Es algo diferente? — Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?
İtalyancabalumina, mignatta, sanguisuga (dişil) /miɲˈɲat.ta/
leech · bloodsucker
çekim: çoğul mignatte
eş: sanguisuga
köken: Uncertain. Perhaps from miniare (“to paint in red”).
E' sta piccola sanguisuga piu importante di me? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Неужто этот мелкая пиявка важнее меня? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Arapçaعَلَق
هل هذا الصغير أهمّ منّي؟ — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
leech
köken: From earlier form زلو (zalū) from Middle Persian [Book Pahlavi needed] (złwk' /⁠zalūg⁠/) from Proto-Iranian *jaluš, from Proto-Indo-Iranian *ȷ́aluš, from Proto-Indo-European *ǵelu-. Akin to Old Armenian տզրուկ (tzruk); an Iranian borrowing.
Azericezəli
leech
çekim: çoğul zəlilər · tamlayan zəlinin
köken: Several possibilities: * from Persian زالو, or influenced by it. * a derivation of Proto-Turkic *sül/*sil (“slime”). For other cases of voicing of initial /s/, compare zəngin, zindan, zopa and ziyil. * from *sülük <- *süllük <- *sümlük <- Proto-Turkic *sim-/*süm- (“to suck”).
Kazakçaсүлік
leech
köken: Perhaps inherited from Proto-Turkic *sül- (“leech”). Cognate with Uyghur سۈلۈك (sülük, “leech”), Turkish sülük (“leech”), Bashkir һөлөк (hölök, “leech”),
Özbekçezuluk
Tatarcaсөлек
leech
яман сөлек
Felemenkçeaderlaten, bloedzuiger, echel, heler, laak, lijk /ˈaː.dərˌlaː.tə(n)/
to bloodlet · to (apply a) leech medicinally, as a method to bloodlet · to drain resources without giving back
köken: By surface analysis, ader (“vein”) + laten (“to let”), an ellipsis of Middle Dutch ter ader(en) laten (literally “to let [someone] to the vein”). Compare German zur Ader lassen.
aile: aderlating
Kwam het door de bloedzuigers? Of door iets anders? — Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?
Portekizceparasita, sanguessuga /pa.ɾaˈzi.tɐ/
parasite · leech
çekim: çoğul parasitas
köken: From Latin parasitus, from Ancient Greek παράσιτος (parásitos, “person who eats at the table of another”).
aile: parasitar
Serão as sanguessugas? Será qualquer outra coisa? — Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?
Yunancaβδέλλα (dişil)
leech · sticker · leech, parasite
çekim: çoğul βδέλλες · tamlayan βδέλλας
köken: From the Ancient Greek βδέλλα (bdélla, “leech”).
Είναι αυτός ο μπόμπιρας&lt;br /&gt; πιο σημαντικός από μένα; — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Japoncaヒル
環形動物ヒル綱の総称。吸血性の動物として知られる。
あんたの方がコブになりたくなかったら 黙ってついてきなさい — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Korece거머리 /ˈkɘ(ː)mʌ̹ɾi/
leech · nuisance · A disrespectful person.
köken: First attested in the Gugeupbang eonhae (救急方諺解 / 구급방언해), 1466, as Middle Korean 거〯머리〮 (Yale: kěmèlí).
aile: 말거머리: horse-leech, 찰거머리
그것이 거머리 때문인지 아니면 다른 무엇 때문인지 — Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?
야 이 거머리 같은 새끼야!
머저리들 거머리들 같이 네게 들러붙는 애들
to bloodlet, to phlebotomize · to cause to severely bleed some resource
çekim: geçmiş åderlät · ortaç åderlåten · ulaç åderlåtande
köken: From åder (“vein”) + låta (“let”).
Alla tår är kloförsedda. — Bütün sülükler etçildir.
Om andra betalar bättre så riskerar klubben att åderlåtas på sina bästa spelare
Lehçepasożyt, pijawka, uzdrowiciel, znachor (eril) /paˈsɔ.ʐɘt/
parasite (organism)
çekim: çoğul pasożyty · tamlayan pasożyta
eş: parazyt
zıt: żywiciel
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *peh₂- Proto-Indo-European *péh₂sti Proto-Balto-Slavic *pāˀstéi Proto-Slavic *pàsti Old Polish paść Proto-Slavic *-i- Old Polish -i- Old Polish rzyć Old Polish pasirzyt Polish pasożyt Inherited from Old Polish pasirzyt. By surface analysis, paść (“to graze”) + -o- + rzyć (“butt”), literally “butt grazer”. Compare Latin parasitus.
aile: pasożytny, pasożytnik, pasożytować
Czy to dziecko jest ważniejsze ode mnie?! — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Hintçeजलूका, जोँक, जोंक (dişil) /d͡ʒõːk/
leech · parasite, evildoer
çekim: çoğul जोंकें
köken: From Sauraseni Prakrit 𑀚𑁄𑀓𑁆 (jok), from Sanskrit जलूका (jalūkā). Cognate with Assamese জোক (zük) and Punjabi ਜੋਕ (jok).
पानी से भरी खेत में बहुत जोंकें हैं।
leech
çekim: çoğul iilimadot · tamlayan iilimadon
köken: iili + mato
Onko tuo pikku natiainen tärkeämpi kuin minä? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Çekçepijavice, pijavka (dişil) /ˈpɪjavɪt͡sɛ/
leech (aquatic blood-sucking annelid) · leech (a person who derives profit from others, in a parasitic fashion)
çekim: çoğul pijavic · tamlayan pijavic
köken: Inherited from Old Czech pijěvicě (“leech”).
Na pracovišti musí být vždy alespoň kbelík čisté vody. — Kemirgenler için özel üretilen suluklarda her daim temiz su bulunması gerekir.
Rumencelipitoare (dişil)
leech
çekim: çoğul lipitori · tamlayan lipitori
köken: From lipi (“to stick”) + -toare (“-er”).
Atat de important sunt eu pentru tine ? — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
leech (an aquatic blood-sucking annelid of class Hirudinea)
çekim: çoğul piócák
köken: From a Slavic language, compare pijavica.
Arra gondoltam, miért azt kérted tőlem, hogy az állatkertben találkozzunk. — Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
leech · horseleech · A needy and bothersome person
çekim: çoğul עֲלוּקוֹת
köken: Compare Aramaic עלקא (var. ערקא), Arabic عَلَقَة (ʕalaqa).
קרחון טיילור נמצא ממערב לאגם. — Sülüklü Göl'ün batısında yer alır.
לַעֲלוּקָה שְׁתֵּי בָנוֹת הַב הַב
Dancaigle (nötr) /ˈiːlə/
leech (a blood-sucking animal of the subclass Hirudinea)
çekim: çoğul igler · tamlayan igles
köken: From Old Norse ígull (“sea urchin”), from Proto-Germanic *igilaz (“hedgehog”), cognate with Swedish igle (“leech”), German Igel (“hedgehog”), Dutch egel (“hedgehog”). The sense is influenced by Middle Low German egel, ile (“leech”), which derives a related noun, *egalaz, which is also the source of German Egel, Blutegel (“leech”), Dutch echel (“leech”).
Nunarput, utoqqarsuanngoravit niaqqut ulissimavoq qiinik. — Dülgееzinnig аyan : şuluk bоlgаş şulukçulеr dugаyındа çugааlаr / А.
Bjørklund U Bjørholt PG Gogstad A et al, red. — Şülüktеr. çеçеn çugааlаr. оçulgаlаr- еkеr-ооl, kеçil-ооl. kızıl .

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish صولوق. By surface analysis, su (“water”) + -luk.

Kelime Ailesi

Örnek Cümleler

Sülük onun kanını emdi.
The leech sucked his blood.
Bütün sülükler etçildir.
All the grains are boiled.
Çiftliğimde birçok sülük var.
There are many leeches in my farm.
Bu küçük sülük benden daha mı önemli?
Is that little leech more important than I am?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?
Is it the leeches? Is it something else?
Seyri süluk ya da seyr-ü süluk: İnisiyasyon ya da nefs terbiyesi.
Sugar · Spice and Glitter – Activities · Recipes · Parenting.
1050-1054 : Çingeneler günümüzde Fatih semtine bağlı olan Sulukule'ye yerleşti.
c. 1050-1054: Roma people settled in Sulukule.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.
Scorpions follow prey out of the sea. Slugs became snails.
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."
They said, "Well I guess there aren't that many mathematicians sitting around looking at sea slugs."
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.
If you don't want to be a leech yourself, then stop whining and follow me. Let's go.
Batken Semerkanlık Tsentralnoye Kulundu Sülüklü Samat Ak-Suu Kök Taş Kara Teyit Karamık
Batken Samarkandyk Tsentralnoye Kulundu Sulukta Samat Ak-Suu Kök-Tash Kara-Teyit Karamyk
sülük ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod