Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sarkan

sarkan

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"sarkan" kelimesinin İngilizcesi: hanging, pendent, pending, pendulous. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhanging
Genelpendent
Genelpending
Genelpendulous

Görsel

Ağaç Dalında Sarkan Koca Gözlü Tembel Hayvan Suluboya ÇizimiAhşap Çit Üzerine Sarkan Beyaz Çiçekli Yeşil Sarmaşık Bahçe DuvarıAğaç Dallarında Sarkan Leylak Çiçekleri ve Yemyeşil Bahçe ManzarasıAhşap Bahçe Çiti Üzerinde Sarkan Beyaz Çiçekler ve Taze Yeşillikler

Tanım

Şark tarafından, doğu yönünden
sarkmak sözcüğünün tamamlanmamış ortaç çekimi

Diğer Dillerde

pending · pendent
aile: Anhängigkeit
Siehst du das Ding, das da raus hängt?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
dangling, in mid-air · pending, outstanding, on hold, in abeyance (awaiting a conclusion or a confirmation, not settled or finished)
Tu vois cette chose qui sort ?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
rester en suspens
être en suspens
laisser en suspens
hanging (as capital punishment)
çekim: çoğul ahorcamientos
köken: From ahorcar (“to hang”) + -miento.
Li (Dragón sin cuernos).Sárkány: (Sarkanı okunur) Ejderha.
İtalyancaimpiccagione, sospesa, sospeso (dişil) /im.pik.kaˈd͡ʒo.ne/
hanging (the act of hanging a person (or oneself) by the neck)
çekim: çoğul impiccagioni
eş: esecuzione capitale
köken: From impicca(re) (“to hang”) + -gione (“-(a)tion”).
La vedi quella cosa che spunta fuori?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
соответствует по значению словам: от настоящего момента и до какого-то определённого момента в будущем
eş: до
Видишь ту выступающую штуку?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
Arapçaشَنْق
هل ترين هذا الشىء البارز؟Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
to execute (kill)
wallpaper
köken: From behangen.
aile: achter het behang kunnen plakken
Zie dat ding die uitsteekt?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
Portekizceenforcamento, forca, pendente, suspenso (eril) /ẽ.foʁ.kaˈmẽ.tu/
hanging (event in which a person is hanged)
çekim: çoğul enforcamentos
Se fores a última folha do outono pendurada duma árvoreAğaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan
hung, suspended
köken: Perfect participle of αναρτώμαι (anartómai), passive voice of αναρτώ (“hang, suspend”).
Βλέπεις αυτό το πράγμα που εξέχει;Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
Η ανακοίνωση είναι αναρτημένη στον πίνακα ανακοινώσεων.
A hanging scroll, a scroll that unrolls vertically for hanging on a wall; a wall hanging.
köken: 掛(かけ) (kake, “hanging”) + 物(もの) (mono, “thing”).
aile: 掛物掛け
ムーシュー(木鬚) 赤竜。Sárkány: (Sarkanı okunur) Ejderha.
definite singular of galge
Ser du den saken som sticker ut?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
Lehçepowieszenie (nötr) /pɔ.vjɛˈʂɛ.ɲɛ/
hanging
çekim: çoğul powieszenia · tamlayan powieszenia
eş: szubienica, stryczek
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Indo-European *h₂pó Proto-Balto-Slavic *pa Proto-Slavic *po Proto-Slavic *po- Old Polish po- Polish po- Proto-Slavic *věsiti Polish powiesić Proto-Balto-Slavic *-nisder. Proto-Slavic *-nь Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic…
Widzisz ta wystającą rzecz?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
hanging, death by hanging · a noose
çekim: çoğul फाँसियाँ
köken: Feminine of फाँस (phā̃s), from Sauraseni Prakrit.
फाँसी लगाना
अपराधी की फाँसी आजकल के ज़माने में नहीं होनी चाहिए।
open (not closed, not physically drawn together) · open, free (unobstructed) · open, open-minded [with allative ‘to’] (receptive)
çekim: karşılaştırma avoimempi · üstünlük avoimin
zıt: poissuljettava, suljettava
köken: From Proto-Finnic *avoin, from the same root as avata (“to open”); ava- + -(o)in.
aile: avoimesti, avoimuus, avoin yhtiö, avoinna, puoliavoin
Velttoina riippuvat halvatun sääret; samoin sananlasku tyhmäin suussa.Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.
avoin ovi
avoin kirja
avoin näkymä
Çekçeoběšení (nötr) /ˈobjɛʃɛɲiː/
verbal noun of oběsit · hanging (death)
çekim: çoğul oběšením
köken: From oběsit + -ení.
Žraloci.cz - Žralok modravý .Sárkány: (Sarkanı okunur) Ejderha.
Rumenceatârnat
hung, suspended
köken: From atârna (“to hang”) + -at.
Vezi chestiile alea care ies in afara?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
to, up to · until, till · for a specified length of time
int] a sántának lábai lógnak, úgy a bölcsmondás a bolondoknak szájában.Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.
Az állomásig busszal mentünk, de onnan hazáig már gyalog.
Ötig dolgozom.
A levél olyan hosszú volt, hogy tíz percig olvastam.
Latincependulus, pensilis, suspendium /ˈpɛn.dʊ.ɫʊs/
hanging, hanging down, pendent, suspended · doubtful, uncertain, hesitating
köken: From pendeō (“to hang”) + -ulus.
neu fluitem dubiae spe pendulus horae
alat untuk menyangkutkan sesuatu; kaitan; sangkutan
Apa kau melihat sesuatu yang menjorok keluar?Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
verbal noun of бе́ся (bésja)
"Какво е това, което е закачено на ушите на жена ви"?'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese
Litvancakorimas, pakorimas
open
çekim: üstünlük kõige {{{1}}}m
Katalancapendent /pənˈdent/
pending, unresolved; waiting on · sloped, sloping, inclined
çekim: çoğul pendents
köken: Borrowed from Latin pendentem.
İzlandacahenging
uncompleted, unfinished · endless, unending
çekim: karşılaştırma უფრო დაუსრულებელი · üstünlük ყველაზე დაუსრულებელი
köken: From დასრულება (dasruleba) + უ- -ელი (u- -eli).
aile: დაუსრულებლად, დაუსრულებლობა
Urducaپھان٘سی

Örnek Cümleler

Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?
You see that thing sticking out?
Tom'un omuzlarından sarkan saçı var.
Tom has hair down to his shoulders.
Tavandan sarkan güzel bir avize vardı.
There was a beautiful chandelier hanging from the ceiling.
Tom yere sarkan dallardan kaçınmak için eğildi.
Tom ducked under the low-hanging branches.
Böylece bu uzaklık dağlardan sarkan ağaç etkisi sağlar.
This unlikely pair embarks on a treacherous journey out of the mountains.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.
Like the legs of the lame that hang loose: so is a parable in the mouth of fools.
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.
Or they might have looked at a tree that had a branch that came off like that.
Sarkan üst göz kapakları kişinin görüş alanını kısmen kapatabilir.
Sagging upper eyelids can partially block the person's field of view.
Kral Faysal'ın kuzeni Abdülillah'ın bir balkondan sarkan parçalanmış cesedi.
Mutilated corpse of King Faisal's cousin 'Abd al-Ilah hanging from a balcony.
Kırsal bölgelerden geçen birisi verandadan sarkan tütün yapraklarını görebilir.
In rural areas, a passerby can see stringed tobacco leaves hanging on the porch.
Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz.
And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low.
Pitozis veya blefaropitozis,[1] sarkan veya aşağı inmiş olan üst göz kapağı durumudur.
Ptosis, also known as blepharoptosis,[1] is a drooping or falling of the upper eyelid.
sarkan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod