Tavandan sarkan güzel bir avize vardı.There was a beautiful chandelier hanging from the ceiling.
Tom'un omuzlarından sarkan saçı var.Tom has hair down to his shoulders.
Tom yere sarkan dallardan kaçınmak için eğildi.Tom ducked under the low-hanging branches.
Böylece bu uzaklık dağlardan sarkan ağaç etkisi sağlar.This unlikely pair embarks on a treacherous journey out of the mountains.
'Eşinin kulağından sarkan o şeyler ne?' dese O öyle bir aksesuar... -Peki, nedir yani?Oh that's decoration, that's ornament... - Yes, but what is it? you see what I mean?
Ya da o iki dalı bir ağacın sarkan dalına benzetmiş olabilirler.Or they might have looked at a tree that had a branch that came off like that.
Şu dışarı sarkan şeyi görüyor musun?You see that thing sticking out?
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Like the legs of the lame that hang loose: so is a parable in the mouth of fools.
Hurma ağacının da tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar, zeytin, nar çıkardık.And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low.
Hurma tomurcuklarından sarkan salkımlar, üzüm, zeytin ve nar bahçeleri yetiştiririz.And from the palm trees - of its emerging fruit are clusters hanging low.
Kırsal bölgelerden geçen birisi verandadan sarkan tütün yapraklarını görebilir.In rural areas, a passerby can see stringed tobacco leaves hanging on the porch.
Pitozis veya blefaropitozis,[1] sarkan veya aşağı inmiş olan üst göz kapağı durumudur.Ptosis, also known as blepharoptosis,[1] is a drooping or falling of the upper eyelid.
Sarkan üst göz kapakları kişinin görüş alanını kısmen kapatabilir.Sagging upper eyelids can partially block the person's field of view.
Kral Faysal'ın kuzeni Abdülillah'ın bir balkondan sarkan parçalanmış cesedi.Mutilated corpse of King Faisal's cousin 'Abd al-Ilah hanging from a balcony.
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Önde, Ukrayna SSR Yüksek Sovyeti binasının çatı direğine sarkan bayrakla kabartma görüntüsü bulunur.На лицевой стороне медали — силуэт здания Верховного Совета Украинской ССР с развевающимся флагом.
Önde, Ukrayna SSR Yüksek Sovyeti binasının çatı direğine sarkan bayrakla kabartma görüntüsü bulunur.På medaljens framsida finns en avbildning av Högsta Sovjets byggnad i det Ukrainska SSR med en vajande flagga.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.Kruunaamisen päätteeksi, lavan kattoon viritetty sianverta täynnä oleva ämpäri kaadetaan Carrien päälle.
Geldiğinde Carrie'nin üstünde domuz kanı dolu sarkan bir kova görür.אחרי רבנותו בסאנטוב כיהן כרבה של קאריי (קראלי).
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanAl ben je het laatstje herfst blaadje dat aan de boom hangt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanHvis du var det sidste efterårsblad der hang på træet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJeżeli będziesz, ostatnim jesiennym listkiem wiszącym na drzewie.
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanJika kau harus menjadi daun musim gugur terakhir yang tergantung di atas pohon
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan만약 당신이 지난 가을의 나무에 매달린 마지막 잎새가 되어야 한다면
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanOm du skulle vara det sista höstlövet hängandes från trädet
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSe fores a última folha do outono pendurada duma árvore
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSelbst wenn du das letzte Herbstblatt bist, das vom Baum hängt
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanSi tu devez être la dernière feuille d'automne encore accrochée à l'arbre
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanЕсли б ты была последним осенним листом на веточке,
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsanאם תהיי עלה הסתו האחרון התלוי על העץ
Ağaçtan sarkan, en son sonbahar yaprağı bile olsan僕はここで、風が君を僕の所に届けてくれるまで持っているよ
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.As pernas do coxo pendem frouxas; assim é o provérbio na boca dos tolos.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Comme les jambes du boiteux sont faibles, Ainsi est une sentence dans la bouche des insensés.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Como las piernas del cojo, que cuelgan inútiles, es el proverbio en la boca de los necios
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Cum sînt picioarele ologului, aşa este şi o vorbă înţeleaptă în gura unor nebuni. -
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Een spreuk in de mond van een dwaas is net zo kreupel als de slappe benen van een verlamde.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.int] a sántának lábai lógnak, úgy a bölcsmondás a bolondoknak szájában.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jako nierówne są golenie u chromego: tak jest powieść w ustach głupich.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jako visiac opálajú sa nohy chromého, tak príslovie v ústach bláznov.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Jakož nejednostejní jsou hnátové kulhavého, tak řeč v ústech bláznů.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.저는 자의 다리는 힘 없이 달렸나니 미련한 자의 입의 잠언도 그러하니라
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Lika den lames ben, som hänga kraftlösa ned, äro ordspråk i dårars mun.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Malferme sono le gambe dello zoppo, così una massima sulla bocca degli stolti
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Oáng chơn người què đòng đưa vô đụng ; Câu châm_ngôn trong miệng kẻ ngu_dại cũng vậy .
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Oáng chơn người què đòng đưa vô đụng; Câu châm ngôn trong miệng kẻ ngu dại cũng vậy.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Ohlapno so zvezane noge hromčeve: istotako moder izrek v ustih bedakov.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Seperti orang lumpuh menggunakan kakinya, begitulah orang bodoh yang mengucapkan petuah
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Slappe som den lammes Ben er Ordsprog i Tåbers Mund.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Velttoina riippuvat halvatun sääret; samoin sananlasku tyhmäin suussa.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Visne henger benene på den lamme og likeså ordsprog i munnen på dårer.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Wie einem Krüppel das Tanzen, also steht den Narren an, von Weisheit zu reden.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Ως τα σκελη του χωλου κρεμονται ανωφελη, ουτως ειναι και παροιμια εν τω στοματι των αφρονων.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Както безполезни висят краката на куция, Така е притча в устата на безумния.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.Неровно поднимаются ноги у хромого, - и притча вустах глупцов.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.דליו שקים מפסח ומשל בפי כסילים׃
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.ساقا الاعرج متدلدلتان وكذا المثل في فم الجهال.
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.瘸 子 的 腳 、 空 存 無 用 . 箴 言 在 愚 昧 人 的 口 中 也 是 如 此
Akılsızın ağzında özdeyiş, Kötürümün sarkan bacakları gibidir.瘸子 的 腳 、 空 存 無用 . 箴言 在 愚昧 人 的 口中 也 是 如此
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Gdy w dodatku widzę chińskich monet zwisająca z dewizka, sprawa staje się jeszcze prostsze.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Ha ezen kívül látok kínai érme lóg az óra-lánc, az ügyet válik, még egyszerűbb.