sümük

/syˈmyc/
noun
C2 seviye
TR → EN
"sümük" kelimesinin İngilizcesi: booger, mucus, snivel, snot, booger. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelboogernoun
Genelmucus
Genelsnivel
Genelsnot
Genelbooger
Genelsnot
Genelbooger
Genelmucus
Genelmucus

Görsel

Koltuğa Yayılmış Yeşil Sümük Canavar: Gizemli ve Komik 3D Sanat ÇalışmasıKahverengi sümüklü böcek kabuğu makro fotoğrafı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sümüğü
Yönelme (-e)sümüğe
Bulunma (-de)sümükte
Çıkma (-den)sümükten
Tamlayan (-in)sümüğün
Çoğul (-ler)sümükler

Tanım

•burundan çıkan yapışkan sıvı
•Burun boşluklarından gelen yapışkan sıvı
•Sümük doku hücrelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı

Diğer Dillerde

Almancanasensekret
schleimige oder trockene Ausscheidung des Geruchsorgans
eş: Rotz, Rotze, Schnodder
Kelly hat Rotz auf seinem Finger. — Kelly'nin parmağında sümük var.
FransızcaMucus, morve
Et je suis en pelote, je pleure, comme un petit enfant. Et ça avait tout le sens du monde pour moi. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
İspanyolcamoco, mocoso, pelotilla de la nariz (eril) /ˈmoko/
mucus; bogey, bogie, booger · slime
çekim: çoğul mocos
köken: Inherited from Latin mŭccus, variant of mūcus, from Proto-Indo-European *mew-k- (“slimy, slippery”).
aile: comerse los mocos, llorar a moco tendido, mocarro, moco de pavo, mocoso, moquear, moquillento, moquillo, moquito, no ser moco de pavo
Kelly tiene moco en su dedo. — Kelly'nin parmağında sümük var.
İtalyancacaccola, moccio, moccioso, moccolo, monello, peste (dişil) /ˈkak.ko.la/
booger · sleep (in the eyes) · lump of feces attached to the coat of a sheep
çekim: çoğul caccole
köken: From cacca (“poop”) + -ola (diminutive suffix).
aile: caccoloso
Kelly ha moccio nel dito. — Kelly'nin parmağında sümük var.
Rusçaфизиол. сопля, сопли
У Келли сопли на пальце. — Kelly'nin parmağında sümük var.
Arapçaمُخَاط, مُخَاط أَنْف, وَسَخ اَلْأَنْف
و أنا أنتحب، أنا أبكي، مثل طفل صغير. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
Farsçaان دماغ, مف
Azericefırtıq /fɯɾˈtɯχ/
snivel, snot (mucus)
çekim: çoğul fırtıqlar · tamlayan fırtığın
köken: Onomatopoeic. Can be analyzed as fırıt- + -ıq.
Felemenkçeneuskeutel, snotaap, snotjongen, snotneus (eril) /ˈnøːsˌkøː.təl/
booger
çekim: çoğul neuskeutels
eş: neuspulksel, snotje
köken: From neus + keutel. Compare French crotte de nez.
Herkauwers bezitten vier magen. — Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
Portekizcecatota, macaco, meleca, monco, muco, pirralho (dişil) /kaˈtɔ.tɐ/
booger (piece of nose mucus) · pussy
çekim: çoğul catotas
eş: macaco, meleca, ranho
(Risos) Eu estava a chorar como uma criancinha. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
Yunancaμύξα, μυξιάζω, μυξιάρικο (dişil) /ˈmiksa/
snot, booger, bogey (nasal mucus) · snot, slob (any slovenly person who causes disgust)
çekim: çoğul μύξες · tamlayan μύξας
eş: φλέγμα
köken: From Ancient Greek μύξα (múxa, “mucus”), which shares an origin with μύκης (múkēs, “fungus, mushroom”), from Proto-Indo-European *mew-k- (“slip, slime”). Cognates include Latin mucus.
Χωρίς διάθεση να προσβάλω όσους έχουν γυμνοσάλιαγκες. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
Σταματά να τρως τις μύξες σου.
Μην τρως το φαΐ που έφτιαξε αυτή η μύξα.
Japonca鼻、鼻水。
パックマン、ゴーストが通ることができる。 — Violet – Hayalet Sümüklüböceğidir.
Korece코딱지, 콧물 /kʰo̞t͈a̠k̚t͡ɕ͈i/
booger (dried nasal mucus)
köken: From 코 (ko, “nose”) + 딱지 (ttakji, “scab”).
저는 몸을 웅크리고, 울어요. 어린아이처럼요. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
crow, especially hooded crow, Corvus cornix · a booger (piece of thick nasal mucus) · a simple written note, like a sign or a signature; a scribble
çekim: çoğul kråkor · tamlayan kråkas
köken: From Old Swedish krāka, from Old Norse kráka, from Proto-Germanic *krakǭ, a derivative of *krakōną, from Proto-Indo-European *gerh₂- (“to cry hoarsely”). Cognate to German krähe, English crow.
aile: kråkfågel, skriva som en kråka, snorkråka
Inget ont om banansnigelägare. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
sätta en kråka på pappret
Lehçebabol, gil, glut, gnój, gnojek, gołowąs (eril) /ˈba.bɔl/
broad, bag (a woman) · chip shot (an easy goal) · goof, gaffe (mistake)
çekim: çoğul babole · tamlayan babola
eş: smark, reg. pozn. dundel
köken: Etymology tree Proto-Balto-Slavic *bā́ˀbāˀ Proto-Slavic *bàba Old Polish baba Polish baba Proto-Slavic *-oľь Polish -ol Polish babol From baba + -ol.
Bez obrazy do posiadaczy ślimaków. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
Ukraynacaкоза́, смарка́ль, со́плі, шма́рклі
Власників бананових слизняків прошу не ображатися. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
Hintçeपोंटा, रेंट (dişil) /ɾẽːʈ/
mucus (from the nose), snot, snivel
çekim: çoğul रेंटों
Finceniistää, räkä, räkäklimppi, räkänokka, räkäpaakku /ˈniːstæːˣ/
to blow one's nose, snot · to snuff (trim the burnt part of a candle wick) · to steal; to embezzle
çekim: geçmiş niistänyt · şimdiki niistäisi · ulaç niistävä
köken: From Proto-Finnic *niistädäk (compare Ingrian niistää, Karelian niisteä, Ludian niistädä, Veps ništtä and dialectal Estonian niistama), probably onomatopoeic and akin to niiskua.
aile: niistäminen
Emakoilla on neljä nisää. — Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
Anteeksi, minun täytyy niistää.
Çekçeholub, nudle, sopel, šušeň (eril) /ˈɦolup/
dove, pigeon · boogie, mucus (piece of solid or semisolid mucus from the nostril)
çekim: çoğul holubi · tamlayan holuba
eş: Columba, šušeň
köken: Inherited from Old Czech holub, from Proto-Slavic *golǫbь.
Tím nechci urazit majitele banánových slimáků. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
Rumencemuc, muci (eril)
booger
çekim: çoğul muci · tamlayan mucului
köken: Either from its plural form muci, from Latin mucci, or from Latin mūcus, from Proto-Indo-European *mew-k- (“slimy, slippery”).
Afară, în pridvor, e un mare clopot”. — Mahallesinde lakabı "Sümüklü Bahattin"dir.
Macarcafika, taknyos, takony /ˈfikɒ/
snot, booger (a piece of solid or semisolid mucus in or removed from a nostril) · little child or young student · common soldier
çekim: çoğul fikák
aile: fikás, fikáz
Elnézést kérek a meztelencsiga tulajdonosoktól. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
İbraniceנַזֶּלֶת
ואני מייבב, אני בוכה, כמו ילד קטן. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
Latincemūcēdō
Dancabussemand, snot /busəmand/
bogeyman · bogey (piece of solid or semisolid mucus in or removed from the nostril)
çekim: çoğul bussemænd · tamlayan bussemands
eş: bøhmand
köken: From Middle Low German butzemann.
Og jeg bryder sammen, jeg græder som et lille barn. — Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
Norveççebuse, snørr, snørrunge
La dem forgå som vann som rinner bort! Legger nogen sine piler i buen, da la dem bli som uten odd! — Süründükçe eriyen sümüklüböceğe dönsünler. Düşük çocuk gibi güneş yüzü görmesinler.
Endonezceingus, upil
booger (a piece of solid or semi-solid mucus)
çekim: çoğul upil-upil
aile: ngupil
Jangan tersinggung untuk pemilik siput. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.
Vietnamcacứt mũi, gỉ mũi, nước mũi /kɨt̚˧˦ muj˦ˀ˥/
snots (mucus)
köken: cứt (“shit; crap”) + mũi (“nose”).
Nó tương tự như liti nhôm hiđrua. — Sümük tabakasına benzemektedir.
cục cứt mũi
Bulgarcaиздухвам се, со́пол
Без да се обиждат собствениците на голи охлюви. — Sümüklüböcek besleyenler alınmasın lütfen.

Etimoloji

From Ottoman Turkish سوموك (“nasal mucus; bone”), from Proto-Turkic *simük.

Örnek Cümleler

Saçında bir kuru sümük var.
You've got a booger on your hair.
Sen kıllı bir sümüklüböceksin.
You're a slug with hair.
Tom sümüklü küçük bir velettir.
Tom is a snotty little brat.
Sümük tabakasına benzemektedir.
It resembles the rufous gnateater.
Kelly'nin parmağında sümük var.
Kelly's got snot on his finger.
Tom sümüklü yapışkan maddeyle kaplı.
Tom is covered in slimy goo.
O hapşırdı ve kendini sümükle kapladı.
He sneezed and covered himself with snot.
Deniz kestanesi sümüksü dokuya sahiptir.
Sea urchin has a slimy texture.
Dikkat! Bir sümüklüböceğin üstüne basıyorsun.
Careful! You're stepping on a snail.
Küçük bir çocuk gibi, salya sümük ağlıyordum.
And I'm bawling, I'm crying, like a little kid.
Sıçanlar ve sümüklü böcekler tarafından yenir.
It is eaten by rats and slugs.
Kayanın üzerinde yeşil ve sümüksü bir şey vardı.
Something green and slimy was on the rock.
sümük ile daha fazla örnek cümle →