unity · consensus, agreement
eş: Eintracht, Einmütigkeit
köken: einig + -keit
🔊 Entscheidungen trifft der Schulrat über Abstimmungen. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
consensus
köken: Borrowed from Latin cōnsēnsus (“agreement, accordance, unanimity”).
🔊 Le Comité prend ses décisions par consensus. — Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.
consensus
çekim: çoğul consensos
eş: unanimidad
köken: Borrowed from Latin cōnsēnsus.
🔊 Las decisiones se adoptan por consenso. — Kararlar oy birliğiyle alınır.
🔊 Было объявлено, что решение принято при обоюдном согласии всех участников коллектива. — Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.
🔊 وتهدف مثل هذه الجمعيات إلى التوصل إلى توافق في القرار بين جميع المشاركين. — Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.
Farsça 🔊 اجماع /ʔid͡ʒ.ˈmaːʔ/ consensus · assembly, gathering
köken: Borrowed from Arabic إِجْمَاع (ʔijmāʕ).
community (a group sharing a common identity, language, etc; especially of a minority) · commune, collective society (primitive, often clan-based, society with collective ownership of the means of production) · community of believers
çekim: çoğul icmalar · tamlayan icmanin
köken: From Arabic إِجْمَاع (ʔijmāʕ). Most senses have likely been semantically influenced by Russian общи́на (obščína).
🔊 Azərbaycanın rus icması
🔊 ibtidai icma
🔊 dini icma
fatwa · consensus
köken: Borrowed from Arabic فَتْوَى (fatwā, “fatwa, formal legal opinion”).
aile: пәтуалау, пәтуалы, пәтуалық, пәтуасыз, пәтуасыздық
unanimity, unity, concert, harmony (state of sharing the same view; agreement)
köken: From eensgezind + -heid.
🔊 Besluiten worden door middel van consensus genomen. — Kararlar oy birliğiyle alınır.
unanimity, agreement, · consensus · homophony
çekim: çoğul ομοφωνίες · tamlayan ομοφωνίας
eş: ομογνωμοσύνη, συναίνεση
zıt: αντιγνωμία, ασυμφωνία, διαφωνία, διχογνωμία
köken: ομο- (omo-, “same, homo-”) + φωνή (foní, “voice”)
consensus
köken: From English consensus, from Latin cōnsēnsus.
🔊 それ以外では登場人物は明らかな信じ難いことにも全く沈黙している。 — Oy birliği aynı zamanda, açık bir şekilde hiçbir karşı görüşün de olmaması anlamına gelmektedir.
agreement; consensus
köken: Sino-Korean word from 合意, from 合 (“to unite”) + 意 (“meaning”)
🔊 Рішення приймаються спеціальною комісією. — Komite oy birliği ile karar verir.
consensus (general agreement)
çekim: çoğul संप्रतिपत्तियाँ
köken: From Sanskrit [Term?].
Mutual understanding. · consensus
çekim: çoğul yhteisymmärrykset · tamlayan yhteisymmärryksen
köken: yhteis- + ymmärrys
aile: yhteisymmärrysmuistio, yhteisymmärryspöytäkirja
🔊 Hallintoasiassa viranomainen tekee kirjallisen päätöksen. — Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.
consensus
çekim: çoğul konsenzy · tamlayan konsenzu
🔊 Shromáždění pak rozhoduje o návrzích výboru. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
consensus
çekim: çoğul consensuri · tamlayan consensului
köken: Borrowed from Latin consensus.
🔊 Alexandra a fost votată în unanimitate. — Plüton oy birliğiyle seçildi.
deal, agreement, contract, settlement, arrangement (an agreement between parties)
çekim: çoğul egyezségek
köken: egyezik + -ség. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: egyezséget köt
🔊 A bizottságok készítik elő a tanács számára a döntési tervezeteket. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
agreement · consensus
çekim: çoğul kesepakatan-kesepakatan
köken: Affixation of sepakat + ke- -an.
aile: kesepakatan damai, kesepakatan tingkat bunga mendatang
🔊 6 от Закона за избиране на народни представители. — 4. Bütün ortakların oy birliğiyle karar vermesiyle.
Slovence 🔊 dogovor (eril) /dɔɡɔ́ːʋɔr/ agreement
çekim: çoğul dogôvori · tamlayan dogôvora
köken: From do- + govor.
consensus
çekim: çoğul კონსენსუსები · tamlayan კონსენსუსის
consensus
çekim: çoğul interkonsentoj
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁én Proto-Indo-European *h₁entér Proto-Italic *n̥ter Latin inter Latin inter-der. Esperanto inter- Esperanto konsento Esperanto interkonsento From inter- + konsento (“consent”).