oy birliği
TR → EN
"oy birliği" kelimesinin İngilizcesi: consensus. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelconsensus
Tanım
•bir toplantıda oylamaya katılan bütün üyelerin aynı yönde oy kullanmış olması durumu
•Bir toplantıda oylamaya katılan bütün üyelerin aynı yönde oy kullanması
Diğer Dillerde
AlmancaEinigkeit, Einvernehmen, Konsens, Übereinstimmung /ˈʔaɪ̯nɪçˌkaɪ̯t/
unity · consensus, agreement
eş: Eintracht, Einmütigkeit
köken: einig + -keit
Entscheidungen trifft der Schulrat über Abstimmungen. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
Fransızcaconsensus (eril) /kɔ̃.sɛ̃.sys/
consensus
köken: Borrowed from Latin cōnsēnsus (“agreement, accordance, unanimity”).
Le Comité prend ses décisions par consensus. — Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.
İspanyolcaconsenso (eril) /konˈsenso/
consensus
çekim: çoğul consensos
eş: unanimidad
köken: Borrowed from Latin cōnsēnsus.
Las decisiones se adoptan por consenso. — Kararlar oy birliğiyle alınır.
Rusçaединоду́шие, консе́нсус, согла́сие
Было объявлено, что решение принято при обоюдном согласии всех участников коллектива. — Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.
Arapçaإِجْمَاع, تَوَافُق
وتهدف مثل هذه الجمعيات إلى التوصل إلى توافق في القرار بين جميع المشاركين. — Ortaklığın kararları, bütün ortakların oy birliğiyle alınır.
Farsçaاجماع /ʔid͡ʒ.ˈmaːʔ/
consensus · assembly, gathering
köken: Borrowed from Arabic إِجْمَاع (ʔijmāʕ).
Azericeicma, konsensus, yekdillik /id͡ʒˈmɑ/
community (a group sharing a common identity, language, etc; especially of a minority) · commune, collective society (primitive, often clan-based, society with collective ownership of the means of production) · community of believers
çekim: çoğul icmalar · tamlayan icmanin
köken: From Arabic إِجْمَاع (ʔijmāʕ). Most senses have likely been semantically influenced by Russian общи́на (obščína).
Azərbaycanın rus icması
ibtidai icma
dini icma
Kazakçaбәтуа, бәтуаластық, пәтуа, пәтуаластық
fatwa · consensus
köken: Borrowed from Arabic فَتْوَى (fatwā, “fatwa, formal legal opinion”).
aile: пәтуалау, пәтуалы, пәтуалық, пәтуасыз, пәтуасыздық
Felemenkçeeensgezindheid, overeenstemming (dişil) /ˌeːns.xəˈzɪnt.ɦɛi̯t/
unanimity, unity, concert, harmony (state of sharing the same view; agreement)
köken: From eensgezind + -heid.
Besluiten worden door middel van consensus genomen. — Kararlar oy birliğiyle alınır.
Yunancaκοινή συναίνεση, ομοφωνία (dişil) /omofoˈnia/
unanimity, agreement, · consensus · homophony
çekim: çoğul ομοφωνίες · tamlayan ομοφωνίας
eş: ομογνωμοσύνη, συναίνεση
zıt: αντιγνωμία, ασυμφωνία, διαφωνία, διχογνωμία
köken: ομο- (omo-, “same, homo-”) + φωνή (foní, “voice”)
consensus
köken: From English consensus, from Latin cōnsēnsus.
それ以外では登場人物は明らかな信じ難いことにも全く沈黙している。 — Oy birliği aynı zamanda, açık bir şekilde hiçbir karşı görüşün de olmaması anlamına gelmektedir.
Korece합의 /ha̠bɰi/
agreement; consensus
köken: Sino-Korean word from 合意, from 合 (“to unite”) + 意 (“meaning”)
Ukraynacaзго́да
Рішення приймаються спеціальною комісією. — Komite oy birliği ile karar verir.
Hintçeसंप्रतिपत्ति (dişil)
consensus (general agreement)
çekim: çoğul संप्रतिपत्तियाँ
köken: From Sanskrit [Term?].
Finceyhteisymmärrys /ˈyhtei̯sˌymːærːys/
Mutual understanding. · consensus
çekim: çoğul yhteisymmärrykset · tamlayan yhteisymmärryksen
köken: yhteis- + ymmärrys
aile: yhteisymmärrysmuistio, yhteisymmärryspöytäkirja
Hallintoasiassa viranomainen tekee kirjallisen päätöksen. — Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.
consensus
çekim: çoğul konsenzy · tamlayan konsenzu
Shromáždění pak rozhoduje o návrzích výboru. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
Rumenceconsens (nötr) /konˈsens/
consensus
çekim: çoğul consensuri · tamlayan consensului
köken: Borrowed from Latin consensus.
Alexandra a fost votată în unanimitate. — Plüton oy birliğiyle seçildi.
Macarcaegyezség /ˈɛɟːɛʃːeːɡ/
deal, agreement, contract, settlement, arrangement (an agreement between parties)
çekim: çoğul egyezségek
köken: egyezik + -ség. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries.
aile: egyezséget köt
A bizottságok készítik elő a tanács számára a döntési tervezeteket. — Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
Endonezcekesepakatan /kəsəpaˈkatan/
agreement · consensus
çekim: çoğul kesepakatan-kesepakatan
köken: Affixation of sepakat + ke- -an.
aile: kesepakatan damai, kesepakatan tingkat bunga mendatang
Vietnamcasự đồng lòng, sự đồng tâm, sự đồng thuận, sự nhất trí
Bulgarcaсъгла́сие
6 от Закона за избиране на народни представители. — 4. Bütün ortakların oy birliğiyle karar vermesiyle.
Slovencedogovor (eril) /dɔɡɔ́ːʋɔr/
agreement
çekim: çoğul dogôvori · tamlayan dogôvora
köken: From do- + govor.
İzlandacasamhljóða álit, samstaða
Ermeniceընդհանուր համաձայնություն, կոնսենսուս
Esperantointerkonsento /interkonˈsento/
consensus
çekim: çoğul interkonsentoj
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁én Proto-Indo-European *h₁entér Proto-Italic *n̥ter Latin inter Latin inter-der. Esperanto inter- Esperanto konsento Esperanto interkonsento From inter- + konsento (“consent”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
ittifak
oybirliği
Örnek Cümleler
Kararlar oy birliğiyle alınır.
Decisions are taken by consensus.
Kurul oy birliği ile onay verdi.
The board gave unanimous approval.
Maçı oy birliği ile kazandı. [1]
He won the fight via unanimous decision.[12]
Oylama oy birliği ile kabul edildi.
The vote is unanimous.
Önerge oy birliği ile kabul edildi.
The motion was approved unanimously.
Kurul kararlarını oy birliğiyle alır.
The council takes decisions by consensus.
Bakanlar kurulu kararlarını oy birliğiyle alır.
Committees of the Assembly take decisions by a simple majority vote.
Yönetim Kurulu oy birliğiyle CEO olarak onu atamaya karar verdi.
The board unanimously decided to appoint her as CEO.
Çoğu durumunda kanun yorumlamak nettir ve oy birliğiyle gerçekleşir.
In most cases, interpreting the law is relatively clear-cut and the justices decide unanimously.
Seçim oy birliği ile Valerian'ı (sonraki imparator) seçen senatoya bırakıldı.
The choice was left to the Senate, who unanimously selected Valerian (the future emperor).
Ortak bir deklarasyon olan “Stockholm Deklarasyonu” oy birliğiyle kabul edildi.
A joint declaration, the Stockholm Declaration, was unanimously adopted.
Bruno Assis'e karşı oy birliğiyle kazandı ama ona bir UFC sözleşmesi kazandırmadı. [1]
He won a unanimous decision against Bruno Assis, but the win did not win him a UFC contract.[10]
İlgili Sorular
Sovyetler Birliği Soğuk Savaşta nasıl bir rol oynadı?
Sovyetler Birliği ile TCH arasında oynanan serinin toplam sonucu nedir?
Bu gece American Idol'da oy birliğiyle eleneni kim oldu?
Bir eyalet, örneğin Kaliforniya, göçmenlerin çoğunluğu oy verirse Birliğinden ayrılabilir mi?
2006-05-17 tarihli American Idol bölümünde hangi yarışmacı oy birliğiyle elendi?