köylü
/cøjˈly/
noun
C1 seviye
TR → EN
"köylü" kelimesinin İngilizcesi: villager, plowman, peasant, provincial, rube. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelvillagernoun
Genelplowman
Genelpeasant
Genelprovincial
Genelrube
Genelrustic
Genelyokel
Genelclown
Genelchurl
Geneljack
Genelvillager
Genelpeasant
Genelpeasant
Genelvillager
Görsel


Çekim Tablosu
Belirtme (-i)köylüyü
Yönelme (-e)köylüye
Bulunma (-de)köylüde
Çıkma (-den)köylüden
Tamlayan (-in)köylünün
Çoğul (-ler)köylüler
Tanım
•Çanakkale ili Bayramiç ilçesine bağlı bir köy.
•Aynı köyden olan
•Kaba, anlayışsız
•Kasabadan daha küçük bir yerleşim biriminde yaşayanların bütünü
•Köyde yaşayan veya köyde doğmuş olan
Diğer Dillerde
bushing (hollow cylinder) · socket, outlet (opening)
çekim: çoğul Buchsen · tamlayan Buchsen
köken: Upper German form of Büchse.
Ganz wie der Nachbar. — Köylüye benzerler.
Fransızcaandouille, âne, baton d’échappement, bouffon, bouffonne, clownesse (dişil) /ɑ̃.duj/
andouille, a type of sausage · imbecile, numpty, fool
çekim: çoğul andouilles
köken: Inherited from Old French andoille, from Early Medieval Latin inductilis, from Latin indūcō (“cover, overlay”).
aile: andouillette
Gîtes ruraux. — Köylüye benzerler.
—Allons, ce n'est pas la première fois qu'on traite un journaliste d'andouille !
to steal, pinch · to be busy · to toil, to work hard
çekim: geçmiş afané · ortaç afanado · şimdiki afana
eş: bregar
köken: Unknown. Perhaps from Arabic فَنَاء (fanāʔ), although Vulgar Latin etymologies have also been suggested. Cognate with Italian affannare (“to leave breathless; vex”).
aile: afanador
Los campesinos. — Köylüye benzerler.
Ese taxista me quiso afanar.
Me han afanado el celular.
se afanó para conquistar su independencia
donkey, ass (mammal) · dunce, ass
çekim: çoğul asini
eş: ciuco, somaro, analfabeta, ignorante, incolto, sciocco
köken: Etymology tree Latin asinus Italian asino Inherited from Latin asinus.
aile: asinello, asineria, asinino, asinità
Nel 1909 il marito morì. — 1909 köylü öldü.
Rusçaкрестьянин (eril) /krʲɪsʲˈtʲjænʲɪn/
farmer · peasant
çekim: çoğul крестья́не · tamlayan крестья́нина
eş: земледелец, скотовод, крепостной, лапотник
köken: Inherited from Old East Slavic крьстьꙗнинъ (krĭstĭjaninŭ, “Christian; human, person; tax-paying villager”), крьстьꙗнъ (krĭstĭjanŭ, “Christian; peasant, tiller; tax-paying villager”), from Latin christiānus (“Christian”). For semantic shift to "peasant", compare English cretin, Russian крети́н (kretín), also from Latin christiānus, through French. Doublet of крети́н (kretín).
aile: крестья́нство
«Встать, зверёныш!». — ("Kaybol, köylü!")
— Страши́сь, поме́щик жестокосе́рдый, на челе́ ка́ждого из твои́х крестья́н ви́жу твоё осужде́ние.
Arapçaجَاك, جَايْمْز, جَيْمْس, حِمَار, رَافِعَة, مِشْوَال
كغيرها من القرى. — Köylüye benzerler.
Kazakçaклоун
Özbekçemasxaraboz
Felemenkçedorpsgenoot, dorpsgenote, woonachtig of geboren in een dorp
dorpsbewoner, dorpeling; dorpsbewoonster, dorpelinge
De Pruisische boerenstand zei: — Prusyalı köylüler dedi ki,
Portekizcebolim, brigantina, burro, Diogo, jaco, Jacó (eril) /boˈlĩ/
jack, jack-ball
çekim: çoğul bolins
köken: Probably borrowed from Spanish bolín.
"Desaparece, gato!" — ("Kaybol, köylü!")
man (adult male) · husband
çekim: çoğul άντρες · tamlayan άντρα
zıt: γυναίκα, παντρεμένη
köken: Inherited from the mediaeval Byzantine Greek ἄντρας (ántras), from the Ancient Greek ἄνδρα (ándra), accusative singular of ἀνήρ (anḗr), retaining the ancient pronunciation [nd] of ⟨νδ⟩ written as ⟨ντ⟩. Compare to άνδρας (ándras). Cognate with Mariupol Greek а́ндра (ándra).
Μοιάζεις με αγρότησα. — Köylü gibi görünüyorsun.
Santiago
köken: From Spanish Santiago.
たごさく、おしん 農民。 — ("Kaybol, köylü!")
Korece마을주민
농민들도 마찬가지다. — Köylüye benzerler.
jack; a mechanical device
çekim: çoğul domkrafter · tamlayan domkrafts
köken: From dom + kraft.
Men de preussiska bönderna sade, — Prusyalı köylüler dedi ki,
clown, circus clown (circus entertainer) · clown, jester, joker (person who jokes) · court jester, fool, joker (person who amused a medieval court)
çekim: çoğul błaznowie · tamlayan błazna
eş: trefniś, wesołek, krotochwilnik, gąska, błazno, błazeniec
köken: Etymology tree Proto-Slavic *blaznь Proto-Slavic *-nъ Proto-Slavic *blãznъ Old Polish błazno Polish błazen Inherited from Old Polish błazno.
aile: błaznowaty, błazeńsko, błazenada, błazenek, błazeństwo, błaznota, błaźnica, błaznować, błaźnić, zbłaźnić
- Ja mogę. — Bir köylüydün.
błazen z cyrku
błazen w cyrku
popisy/wygłupy błazna
Ukraynacaбла́зень, Я́ків
1909 жителів загинули. — 1909 köylü öldü.
jackass (male donkey)
çekim: çoğul aasioriit · tamlayan aasioriin
köken: aasi + ori
Poikanen on alaston ja sokea. — Köylü cahil ve zayıftır.
Çekçevesničan, sedlák
Zemřelo 1909 obyvatel. — 1909 köylü öldü.
a fool; a type of comic, similar to a court jester
çekim: çoğul bufoni · tamlayan bufonului
köken: Borrowed from French bouffon.
"Fugarul" se află într-o situație dificilă. — Köylü zor durumdadır.
Macarcaaljzat, bohóc, célgolyó, dohány, dugalj, dugaszolóaljzat /ˈɒjzɒt/
jack, socket (an opening into which a plug or other connecting part is designed to fit) · foundation · bottom, floor, bed (the lowermost surface of a body of water, as of a river, lake, or sea)
çekim: çoğul aljzatok
köken: From alj (“bottom, lower part”) + -zat (collective noun-forming suffix).
aile: aljzati, aljzatú, dugaszaljzat, dugaszolóaljzat
Őket a „tizenegy falusinak” nevezték el. — "11 köylüyü JİTEM yaktı".
İbraniceג׳ק, ג׳ק מכאני, לֵיצָן, ליצנית
האוכלוסייה כפרית בעיקרה. — Köylü zor durumdadır.
Latincebalatrō, Iacobus, Ioannes, Iohannes, Jacobus, Jacomus (eril) /jaːˈkoː.bʊs/
a male given name, equivalent to English Jacob or James
köken: From Ancient Greek Ἰάκωβος (Iákōbos), from Biblical Hebrew יַעֲקֹב (Ya‘ăqṓḇ, “Jacob”, literally “he will/shall heel”), from עָקֵב (‘āqḗḇ, “heel of the foot”).
aile: Iācōbīnus
Iacobus Quintus, Rex Scotorum
Iacobus Dei Gratia Angliæ Primus & Scotiæ Sextus Rex
Dancaæselhingst, donkraft, gøs, hanæsel, Jack, Jacob
a jack (lifting device)
köken: From Middle Low German dumkraft, from Old Saxon thūmo (“thumb”) + kraft (“force, power”). Compare with German daumkraft, Swedish domkraft.
De preussiske bønder sagde: — Prusyalı köylüler dedi ki,
Norveççebajas, jekk, jekke, plugg
Tilsvarer bonde. — Köylüye benzerler.
Endonezcebadut, dongkrak /ˈbadut/
clown: · a person who acts in a silly fashion · a stupid or badly-behaved person
köken: Inherited from Malay badut, ultimately borrowed from Sundanese badud or Javanese badhud, probably from Proto-Mon-Khmer *baðu.
aile: membadut
Berstatus sebagai desa. — Köylüye benzerler.
Etimoloji
Köy + -lü
Deyimler
köylü kurnazı
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O, köylü değil.
He is not provincial.
Ben bir köylüyüm.
I'm a villager.
Köylüye benzerler.
Compare rural.
("Kaybol, köylü!")
Spadaj, wieśniaku!
Tom bir dağ köylüsü.
Tom is a hillbilly.
Köylüler ondan korkar.
The villagers fear him.
Tom hödük bir köylüydü.
Tom was a preposterous peasant.
Lazboard yapan köylüler
Villagers who do Lazboard
İşçi-Köylü-Asker öğrenci
Worker-Peasant-Soldier student
Bütün köylüler onu tanır.
All the villagers know him.
"11 köylüyü JİTEM yaktı".
Seventeen villages were burned to the ground."
Köylünün hepsi akrabadır.
We are All Relatives!
İlgili Sorular
Kızıl köylü olmakla dağ köylüsü olmak arasında hangisi daha aşağı bir etiket?
Kızıl bir köylü olmak mı yoksa dağ köylüsü olmak mı daha kötüdür?
‘Korkusuz’ bir şaka denemek ister misiniz? Bir Pazar sabahı, kilise hizmeti öncesi köylüler sohbet ederken bir anda ateş ve duman sunağı sardı. Kısa bir sürede alevler içinde bir figür belirdi; o şeytan! Ağzından alevler çıkıyor ve en kaba hakaretleri savuruyordu. Cemaat kaçarken bir adam bankta oturmuş kaldı. Şeytan ona bakıp "Sonsuz bir lanet mi alacaksın?" dedi, adam sadece omuz silkti. Şeytan bunun üzerine ne söyledi?
Köylük bir çiftlikte, etrafları buharlaşan inek gübresi yığınlarıyla çevrili bir country grubu videosu var. Bu şarkıyı hatırlayan var mı?
İlgili / Bileşik Terimler
Genelpeasant