Ana içeriğe geç
Sözlük
/
isnat

isnat

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"isnat" kelimesinin İngilizcesi: allegation, ascription, imputation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelallegationnoun
Genelascription
Genelimputation

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)isnadı
Çoğul (-ler)isnatlar

Tanım

isim: Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme; atfetme
mecaz: Karacılık, iftira

Diğer Dillerde

AlmancaBehauptung, Zuschreibung (dişil) /bəˈhaʊ̯ptʊŋ/
claim, assertion
çekim: çoğul Behauptungen · tamlayan Behauptungen
köken: behaupten + -ung
Sie sei unfähig oder auch unwillig, gegen die als Unrecht empfundene Handlung vorzugehen.Suçlama veya İtham etme, bir gerçek veya tüzel kişiliğe karşı suç işlediği iddiasıyla isnatta bulunmaktır.
Fransızcaallégation, assertion, attribution (dişil) /a.le.ɡa.sjɔ̃/
allegation
çekim: çoğul allégations
eş: affirmation, assertion
köken: Borrowed from Latin allegātiōnem.
İspanyolcaadscripción, alegato m alegación (dişil) /adskɾibˈθjon/
ascription (act of ascribing something)
çekim: çoğul adscripciones
köken: Borrowed from Latin adscrīptiōnem.
La misericordia sea con él y que Alá le perdone".Allah o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden münezzehtir."
attribution, ascription (act of ascribing a quality to someone or something)
çekim: çoğul припи́сывания · tamlayan припи́сывания
köken: припи́сывать (pripísyvatʹ) + -ание (-anije)
Коллективный интеллект также приписывается бактериям и животным.Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.
Felemenkçeaantijging, bewering, toewijzing (dişil) /ˈaːnˌtɛi̯.ɣɪŋ/
allegation, accusation, imputation
çekim: çoğul aantijgingen
köken: From aantijgen + -ing.
Portekizcealegação, atribuição (dişil) /a.le.ɡaˈsɐ̃w̃/
allegation
çekim: çoğul alegações
köken: Learned borrowing from Latin allēgātiōnem. By surface analysis, alegar + -ção.
Yunancaισχυρισμός, κατηγορία (eril) /i.sçi.ɾiˈzmos/
claim
çekim: çoğul ισχυρισμοί · tamlayan ισχυρισμού
köken: From ισχυρισ- (ισχυρίζομαι (ischyrízomai, “maintain, claim”) + -μός.
Japonca主張, 申し立て /ɕɨt͡ɕo̞ː/
opinion, assertion, contention
çekim: geçmiş 主張した
その主張には一理ある。
İsveççeanklagelse, tilldelning /anˈklɑːɡɛlsɛ/
accusation, allegation, charge
çekim: çoğul anklagelser · tamlayan anklagelses
köken: anklaga + -else (“accuse”).
Lehçedomniemanie, zarzut (nötr) /dɔ.mɲɛˈma.ɲɛ/
presumption, supposition
çekim: çoğul domniemania · tamlayan domniemania
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Old Polish mniemać /mnimać Polish mniemać Polish domniemać Proto-Balto-Slavic *-nisder. Proto-Slavic *-nь Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic *-jas Proto-Slavic *-jь Proto-Slavic *-ьje Proto-Slavic…
Zbiorowa inteligencja jest również przypisywana dla bakterii i zwierząt.Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.
domniemanie niewinności
Hintçeअभियोग, आरोप (eril) /ə.bʱɪ.joːɡ/
accusation, allegation, charge
çekim: çoğul अभियोगों
köken: Learned borrowing from Sanskrit अभियोग (abhiyoga).
aile: महाभियोग
Fincesyytös, väite /ˈsyːtøs/
accusation, charge, allegation, crimination, recrimination
çekim: çoğul syytökset · tamlayan syytöksen
köken: syyttää + -ös
aile: itsesyytös, lahjussyytös, syytöstulva, vastasyytös
Çekçetvrzení (nötr) /ˈtvr̩zɛɲiː/
verbal noun of tvrdit · assertion · allegation
çekim: çoğul tvrzením
eş: prohlášení, tvrdnutí, tuhnutí
köken: From tvrdit + -ení.
Rumenceacuzație (dişil) /akuˈzat͡si.e/
accusation
çekim: çoğul acuzații
köken: Borrowed from French accusation, Latin accūsātiō. Equivalent to acuza + -ție.
Macarcaállítás /ˈaːlːiːtaːʃ/
verbal noun of állít: placement, placing, setting, standing (of an object, [in]to some place or position) · statement
çekim: çoğul állítások
zıt: tagadás
köken: állít + -ás
Dancapåstand
assertion, claim, contention · allegation · claim
çekim: çoğul påstande · tamlayan påstands
köken: From på + stand.
aile: erstatningspåstand, frifindelsespåstand
Det er om hvordan du opbygger en usikker diktator.Muharriç: Bir hadisi isnatsız olarak nakleden kişi.
Endonezcetuduhan
accusation
çekim: çoğul tuduhan-tuduhan
köken: From tuduh + -an.
Maha Suci Allah dari segala yang mereka persekutukan.Allah o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden münezzehtir."
Vietnamcacáo buộc /kaːw˧˦ ʔɓuək̚˧˨ʔ/
to accuse; to charge
köken: cáo + buộc.
Годината на петимата императори се отнася за 193, в която има петима претенденти за титлата римски император.Beş İmparator Yılı adını, 193'e isnat edilen, Roma İmparatoru unvanına talip 5 kişiden alır.
Estoncaväitmine
Siis aga selgub, et talle on esitatud absurdne süüdistus välisriikide kasuks spioneerimises.Kendisine isnat edilen suç yabancı bir ülke için casusluk yapmaktan suçlu bulunur.
Ermeniceմեղադրանք, պնդում /meʁɑdəˈɾɑnkʰ/
accusation · blame, guilt
çekim: çoğul մեղադրանքներ
köken: From Old Armenian մեղադրանք (meładrankʻ).
Malaycadakwaan
Esperantoaserto /aˈserto/
claim, assertion
çekim: çoğul asertoj
Belarusçaабвінавачванне, сцверджанне (nötr) /abvʲinaˈvat͡ʂvanʲːe/
accusation · accusation, charge (a formal charge brought against a person in a court of law)
çekim: çoğul абвінава́чванні · tamlayan абвінава́чвання
вы́сунуць абвінава́чванні
Malayalamcaആരോപണം /aːɾoːbaɳam/
allegation
Oksitancaallegacion

Etimoloji

From Ottoman Turkish اسناد (isnâd), from Arabic إِسْنَاد (ʔisnād).

Deyimler

Örnek Cümleler

Biyografi, hadis ve isnat
Religious sciences of biography, hadith, and Isnad
Umarım bana bunaklık isnat etmezsiniz."
He could discern the fragrance of Prophet Yusuf’s shirt from far away.)
Ama inkarcılar O'na çocuk isnat ettiler.
Yet they make some of His creatures His offspring!
Yoksa bunu Allah'a isnat ederek o uydurdu mu derler?
Do they say he has fabricated a lie about God?
Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.
Collective intelligence has also been attributed to bacteria and animals.
Kullarından O'na bir pay çıkardılar/bir parça isnat ettiler.
Yet they make some of His creatures His offspring!
Allah, onların isnat edegeldiklerinden yücedir, münezzehtir.
God is too glorious for what they ascribe to Him
Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar.
They ascribe to Allah what they themselves dislike.
Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar.
They ascribe to Allah what they themselves dislike.
Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler.
All praise be to Him.
Yoksa siz Allah'a isnat ederek, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Or do you impute things to God of which you have no knowledge at all?"
Allah o müşriklerin isnat ve nitelendirmelerinden münezzehtir.” [21,22]
God is much too glorious for what they attribute (to Him)!
isnat ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
isnat grubu
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod