dolambaçlı
C2 seviye
TR → EN
"dolambaçlı" kelimesinin İngilizcesi: circular, devious, indirect, roundabout, winding. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcircular
Geneldevious
Genelindirect
Genelroundabout
Genelwinding
Görsel



Tanım
•dolambacı olan
•İçinden zor çıkılır, çapraşık
•Dolambacı olan
Diğer Dillerde
Almancabiegend, gewunden, Kreis-, kreisartig, kreisend, kreisförmig
present participle of biegen
Eigentlich war es ein Umweg: — Aslında dolambaçlı bir yoldu.
Fransızcacirculaire, rond, sinueux, tortueux /siʁ.ky.lɛʁ/
circular
çekim: çoğul circulaires
köken: Borrowed from Late Latin circularis, from Latin circulus.
aile: économie circulaire, scie circulaire
Qui suivent des sentiers détournés, Et qui prennent des routes tortueuses; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
İspanyolcacircular /θiɾkuˈlaɾ/
circular
çekim: çoğul circulares
eş: redondo
köken: Borrowed from Late Latin circulāris, from Latin circulus.
aile: circularmente, sierra circular
cuyos senderos son torcidos y perversos sus caminos — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
İtalyancaavvolgimento, circolare (eril) /av.vol.d͡ʒiˈmen.to/
winding (electrical)
çekim: çoğul avvolgimenti
eş: arrotolamento, avviluppamento, rotolo, viluppo, giro, aggiramento
köken: From avvolgere + -mento.
i cui sentieri sono tortuosi e le cui strade sono oblique — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Rusçaзапутанный, путаный, неясный, извивающийся, извилистый, петлистый
извивающийся, извилистый, петлистый
которых пути кривы, и которые блуждают на стезях своих; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Arapçaدَائِرِيّ
الذين طرقهم معوجة وهم ملتوون في سبلهم. — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
convoluted, complicated, spiral, mazelike · meandrous, tortuous, winding
Portekizcearredondado, bobina, enrolada, enrolado, enrolamento, redondo /a.ʁe.dõˈda.du/
rounded (all senses)
dos que são tortuosos nas suas veredas; e iníquos nas suas carreiras; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Yunancaεγκύκλιος, κυκλικός, περιστροφικός /eŋˈɟi.kli.os/
all-round, general
çekim: çoğul εγκύκλιοι · tamlayan εγκυκλίου
köken: Learned borrowing from Koine Greek ἐγκύκλιος (enkúklios) in the context of ἐγκύκλιος παιδεία (enkúklios paideía, “general education”).
των οποιων αι οδοι ειναι σκολιαι και αι πορειαι αυτων διεστραμμεναι — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
εγκύκλιος επιστολή
Japonca丸い, 曲がりくねっている
まるいの漢字表記。
見て 聞いて 味わうことで 私たちはものごとを初めて理解します — Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.
İsveççecirkelformad, cirkulär, compounds with cirkel c or ring, ringformad
circular
çekim: karşılaştırma mer cirkelformad · üstünlük mest cirkelformad
köken: Compound of cirkel + formad.
från dem som gå på krokiga stiga och vandra på förvända vägar. — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Lehçeokrągły /ɔˈkrɔŋɡ.wɘ/
round (having the shape or cross-section of a circle) · round (having the shape of arc) · round (having a shape indicating some degree of obesity)
çekim: karşılaştırma okrąglejszy · üstünlük najokrąglejszy
eş: krągły, pulchny, zgrabny, cały
köken: Etymology tree Proto-Slavic *o(b)krǫglъ Old Polish okrągły Polish okrągły Inherited from Old Polish okrągły.
aile: okrągluchny, okrąglusi, okrąglusieńki, okrągluśki, okrągluteńki, okrąglutki, okrągławy, okrągłość, okrągły stół, Okrągły Stół
Których ścieszki są krzywe, a sami są przewrotnymi na drogach swoich; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Ukraynacaкру́глий, кругови́й
Це також був відкритий, і вели вниз політ обмотки кам'яних ступенів, що обривається на іншого грізного воріт. — Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.
Hintçeगोल, गोलाकार, वर्तुल, वलयाकार, विज्ञप्ति, वृत्ताकार (eril) /ɡoːl/
circle, circular object
çekim: çoğul गोलों
köken: Inherited from Prakrit 𑀕𑁄𑀮 (gola), from Sanskrit गोल (gola).
Finceepäsuora, hengästyttävä, käämi, käämintä, käämitys, käänne /ˈepæˌsuo̯rɑ/
indirect
çekim: karşılaştırma epäsuorempi · üstünlük epäsuorin
zıt: suora
köken: epä- (“un-”) + suora (“direct”)
aile: epäsuorasti, epäsuoruus
joiden polut ovat mutkaiset ja jotka joutuvat väärään teillänsä. - — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Çekçekulatý /ˈkulatiː/
round
çekim: karşılaştırma kulatější · üstünlük nejkulatější
eş: kruhový, okrouhlý, oblý, zakulacený, kulaťoučký
köken: From koule + -atý.
Jejichž stezky křivolaké jsou, anobrž zmotaní jsou na cestách svých; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Rumencede cerc
cari umblă pe cărări strîmbe, şi apucă pe drumuri sucite; — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Macarcakanyargós, körkörös /ˈkɒɲɒrɡoːʃ/
winding, twisting, zigzag, meandering
çekim: karşılaştırma kanyargósabb · üstünlük legkanyargósabb
köken: kanyarog (“to wind, meander”) + -ós (adjective-forming suffix)
aile: kanyargósan, kanyargósság
A kiknek ösvényeik görbék, és a kik az õ útaikban gonoszok. — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Egy kanyargós ösvény vezetett a házhoz.
circular
de, som går krogede Stier og følger bugtede Spor - — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Norveççeomdreining, svingete, vikling
som går på krokete stier og følger vrange veier. — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
complications, intricacy. · kink, twist. · connection, relationship.
çekim: çoğul belitan-belitan
köken: Affixation of belit + -an.
Mereka curang dan cara hidup mereka serong — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
Bulgarcaвитка, извиващ, кръго́в, кръ́гъл, лъкатушен, намотка (dişil) /nɐˈmɔtkɐ/
coil, looping · coiling, winding
çekim: çoğul намо́тки
köken: Deverbal from намота́я (namotája, “to coil around”) + -ка (-ka).
Чиито пътища са криви И пътеките им опаки, - — Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
İrlandacaciorclach
circular · cyclic
çekim: karşılaştırma ciorclaí · üstünlük is ciorclaí
köken: From ciorcal (“circle”) + -ach. Compare Scottish Gaelic cearclach.
Ermeniceբոլորաձև, շրջանագծային, շրջանաձև
Tagalogcaliko-liko
Bengalceগোলাকার, বৃত্তাকার
Örnek Cümleler
O, dolambaçlı konuşmaz.
He doesn't mince words.
Dolambaçlı yoldan gitmeliyiz.
We need to make a slight detour.
Yaşam uzun ve dolambaçlı bir yoldur.
Life is a long and winding road.
Tom dolambaçlı yoldan her şeyi yapar.
Tom does everything in such a roundabout way.
Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.
who are crooked in their ways, and wayward in their paths:
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.
That may seem roundabout, but it's not.
Hedefe ulaşmak için bir dolambaçlı yoldan gidin!
Take a detour to reach the goal!
Yaşlı profesörün dersleri dolambaçlı ve sıkıcıdır.
The old professor's lectures are long-winded and ponderous.
Dar ve dolambaçlı bir yoldan aşağıya doğru yürüdük.
We walked down a narrow and winding path.
Chongqing dolambaçlı sokaklarıyla tepelik bir şehir.
Chongqing is a hilly city with winding streets.
Neyse, sanıyorum anlattıklarım dolambaçlı olmaya başladı. -
Anyway, I'm probably just being circular in what I'm explaining.
Dörtnala, dörtnala biri gider Dolambaçlı bir yoldan ya sırt.
Ҡurҡyuҙy la belmәy ҡyyyu yөrөnөk, Neither kүrһә lә kүrer was bashtar.