dolambaçlı ile cümle

dolambaçlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşam uzun ve dolambaçlı bir yoldur.Life is a long and winding road.
O, dolambaçlı konuşmaz.He doesn't mince words.
Dar ve dolambaçlı bir yoldan aşağıya doğru yürüdük.We walked down a narrow and winding path.
Chongqing dolambaçlı sokaklarıyla tepelik bir şehir.Chongqing is a hilly city with winding streets.
Dolambaçlı yoldan gitmeliyiz.We need to make a slight detour.
Tom dolambaçlı yoldan her şeyi yapar.Tom does everything in such a roundabout way.
Yaşlı profesörün dersleri dolambaçlı ve sıkıcıdır.The old professor's lectures are long-winded and ponderous.
Hedefe ulaşmak için bir dolambaçlı yoldan gidin!Take a detour to reach the goal!
İtalya'ya dönüşünde Hadrianus Sicilya'ya dolambaçlı bir gezi yaptı.On his return to Italy, Hadrian made a detour to Sicily.
Güncelleme ile, uygulama trafiğin gecikmesi durumunda bir dolambaçlı yol seçer.With the update, the application chooses a detour in case of a traffic delay.
Kente olan tek demiryolu bağlantısı, dolambaçlı bir ray uzantısıdır.It is the region's only above-ground light rail line that is completely grade separated.
O zamandan bu yana, OneRepublic dolambaçlı bir yolculuk yaptı.By this time Cerebus was doing extremely well.
Yani sokaklar dar ve dolambaçlı, bu da Fransız birliklerinin yolunu kesmelerini kolaylaştırıyor. .And so the streets were narrow, and they were winding, and it was easy to block off French troops.
Neyse, sanıyorum anlattıklarım dolambaçlı olmaya başladı. -Anyway, I'm probably just being circular in what I'm explaining.
Sonra ortaya çıktı ki polis arabası Venüs'ü kovalıyordu Ve dolambaçlı bir yolda sürüyordu!Later it turned out the cop car was chasing Venus - and he was driving on a curved road!
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.That may seem roundabout, but it's not.
Yolları dolambaçlı, Yaşayışları çarpıktır.who are crooked in their ways, and wayward in their paths:
Suçlunun yolu dolambaçlı, Pak kişinin yaptıklarıysa dosdoğrudur.The way of the guilty is devious, but the conduct of the innocent is upright.
Analistler ise, projenin önünde dolambaçlı bir yol olduğunu düşünüyor.Analysts see a winding road ahead for the project.
Müzakerelerle ilgili umutlar dolambaçlı bir şekilde Türkiye'nin AB üyelik umutlarına bağlanıyor.Prospects for the negotiations are intricately bound up with Turkey's hopes of EU accession.
Ancak röportajlarda, Kirin kendisini dolambaçlı yollardan ifade etti.During the interviews, however, Kirin expressed himself in a convoluted manner.
Dörtnala, dörtnala biri gider Dolambaçlı bir yoldan ya sırt.Ҡurҡyuҙy la belmәy ҡyyyu yөrөnөk, Neither kүrһә lә kүrer was bashtar.
Gereksiz kelimeler ve dolambaçlı cümleler, Çingilizce çevirisinin ayırt edici özellikleridir.Unnecessary words and convoluted sentences are hallmarks of Chinglish translation.
Kente olan tek demiryolu bağlantısı, dolambaçlı bir ray uzantısıdır.La seule usine de rails d'acier du pays a un réseau à voie large.
İtalya'ya dönüşünde Hadrianus Sicilya'ya dolambaçlı bir gezi yaptı.W podróży powrotnej do Itaki przeżył wiele przygód.
İtalya'ya dönüşünde Hadrianus Sicilya'ya dolambaçlı bir gezi yaptı.När han återvänt till Italien gjorde Hadrianus en avstickare till Sicilien.
Yolun dolambaçlı olmasını engeller, trafiği ve zaman kaybını azaltır.Matkan lyhentyminen säästää aikaa ja polttoainetta.
İtalya'ya dönüşünde Hadrianus Sicilya'ya dolambaçlı bir gezi yaptı.Επιστρέφοντας στην Ιταλία, ο Αδριανός έκανε μια στάση στην Σικελία.
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.Ved at følge disse bugtede riller tilbage til deres "udspring" finder man ofte en gammel, vulkansk åbning.
O zamandan bu yana, OneRepublic dolambaçlı bir yolculuk yaptı.Sejak masa itu hingga masa sekarang capoeira melewati sebuah perjalanan yang panjang.
O zamandan bu yana, OneRepublic dolambaçlı bir yolculuk yaptı.Một lần cuối Faber thực hiện một hành trình dài.
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.蛇行するリルを源まで辿ると、しばしば古い噴火口に繋がる。
Yolun dolambaçlı olmasını engeller, trafiği ve zaman kaybını azaltır.ההתנגדות לחסימת כבישים נובעת משיבוש התנועה, מעיכובם של נהגים ובזבוז זמנם בשהיה לא רצויה.
Aslında dolambaçlı bir yoldu.Eigentlich war es ein Umweg:
Aslında dolambaçlı bir yoldu.למעשה, עשינו זאת בעקיפין:
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Dat kan een omweg lijken, maar dat is het niet.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir. Görmek, duymak ve tatmak bir şeyi tanımanın ilk adımıdır.Le philosophe William James décrit le monde des nouveau-nés comme une " confusion bourdonnante et fleurie ".
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Kerülőútnak tűnhet, de nem az.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.이것은 다소 우회하는 것 같지만, 그렇지 않습니다.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Nghe có vẻ lủng củng nhưng không phải thế.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Poate părea complet, dar nu este.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Pueden parecer rodeos, pero no lo son.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Può sembrare arzigogolato, ma non lo è.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Sie erscheinen umständlich, sie sind aber es nicht.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Ίσως κάποιοι το μπερδεύουν για έμμεσο λόγο αλλά δεν είναι.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.Похоже на окольный путь, но это не так.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.שאולי נראה כמו ללכת מסביב, אבל זה לא.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.قد يبدوأسلوب تعبيرٍ ملتوٍ، لكنه في الحقيقة غير ذلك.
Biraz dolambaçlı gibi dursa da, öyle değildir.見て 聞いて 味わうことで 私たちはものごとを初めて理解します
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Dette gælder også blev åbnet, og ført ned en flyvning af snoede stentrappe, der opsiges anden formidable gate.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Dies eröffnet wurde, und führte sich ein Flug von gewundenen Steintreppen, beendet die bei eine prächtige Tor.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Điều này cũng đã được mở ra, và dẫn xuống một chuyến bay của bậc đá quanh co, kết thúc tại một cổng ghê gớm.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Esto también se abrió, y la condujo por una escalera de caracol, que terminaba en otra puerta formidable.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.이것도 개설하고, 구불 구 불한 돌계단을 주도했다, 어떤 사이트에서 종료 또 다른 강력한 게이트.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Tämä myös avattiin, ja johti alas lennon selvitystilan kiviportaita, joka päättyi toinen valtava portti.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.To byl také otevřen, a vedl dolů let vinutí kamenných schodů, který skončil na další impozantní branou.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.To je bil tudi odprt, in vodila navzdol let za navijanje korakov kamna, ki preneha na drugo mogočna vrata.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.To również zostało otwarte, i prowadziły w dół schodów krętych, które zakończone na inny ogromne bramy.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.Це також був відкритий, і вели вниз політ обмотки кам'яних ступенів, що обривається на іншого грізного воріт.
Bu da açıldı ve dolambaçlı taş adımları uçuş açtı, hangi sonlandırıldı zorlu başka bir kapı.זה גם נפתח, והוביל במורד גרם מדרגות אבן מתפתל, אשר הסתיים ב שער נוסף אדיר.

İlgili Sayfalar