Ana içeriğe geç
Sözlük
/
apayrı

apayrı

adj
TR → EN
↔ ters çevir
"apayrı" kelimesinin İngilizcesi: disparate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldisparate

Tanım

büsbütün ayrı
Büsbütün başka, değişik, farklı

Diğer Dillerde

disparate
çekim: karşılaştırma disparater · üstünlük am disparatesten
köken: From Latin disparātus.
aile: Disparatheit
Sie haben voneinander abweichende Wertvorstellungen.Apayrı değer yargıları var.
Fransızcadisparate /dis.pa.ʁat/
disparate; incongruous
eş: de bric et de broc, hétéroclite, discordant, hétérogène
köken: Borrowed from Latin disparātus, past participle of disparō (“to divide”), from dis- (“apart”) + parō (“to make equal”), from par (“equal”).
Elles ont des valeurs divergentes.Apayrı değer yargıları var.
discrepant · divergent
köken: Borrowed from Latin discrepantem.
Tienen valores divergentes.Apayrı değer yargıları var.
İtalyancadisparato /dis.paˈra.to/
disparate
eş: diverso, differente, disuguale, dissimile, ineguale, irregolare
köken: From Latin disparātus.
aile: disparatamente, disparatezza
Hanno valori contrapposti.Apayrı değer yargıları var.
матем. такой, который не может быть измерен мерою чего-нибудь другого, не имеющий общей меры с чем-нибудь другим
У них противоречащие ценности.Apayrı değer yargıları var.
Felemenkçeonsamenhangend
disconnected · garbled, nonsensical
çekim: karşılaştırma onsamenhangender · üstünlük onsamenhangendst
eş: incoherent, gefragmenteerd
zıt: samenhangend, coherent
köken: From on- + samenhangend.
aile: onsamenhangendheid
En wanneer hij thuis was, liepen de zaken anders.Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.
Portekizcedisperso
first-person singular present indicative of dispersar
eş: espalhado
Têm valores divergentes.Apayrı değer yargıları var.
Japonca異質な
母は畑で一生懸命に働いてEve gelişiyse apayrı bir olaydı.
different, dissimilar, distinct (from: від (vid)) · excellent
köken: From відмі́на (vidmína) + -ний (-nyj). Compare Belarusian адме́нны (admjénny), Polish odmienny.
В них розбіжні цінності.Apayrı değer yargıları var.
Fincehajanainen, toisenlainen /ˈhɑjɑnɑi̯nen/
scattered, dispersed, disparate, fragmentary · sporadic (exhibiting random behaviour) · inconsistent, incoherent, heterogeneous
çekim: karşılaştırma hajanaisempi · üstünlük hajanaisin
köken: From haja- + -nainen.
aile: hajanaisesti, hajanaisuus
Tieteisiin hän oli kuitenkin pettynyt.Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.
Çekçenesourodý
Mají jiné hodnoty.Apayrı değer yargıları var.
Имат разминаващи се ценности.Apayrı değer yargıları var.
Gürcüceგანსხვავებული /ɡ̊änsχʷäve̞buli/
different (not the same)
çekim: karşılaştırma უფრო განსხვავებული · üstünlük ყველაზე განსხვავებული
zıt: ერთნაირი, მსგავსი

Etimoloji

ap- + ayrı

Örnek Cümleler

O apayrı bir konu.
Now that's a different story.
Apayrı değer yargıları var.
They have divergent values.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.
And whenever he came home, it was a different case.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.
However, she maintained an interest in social science.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.
Barbie and Fulla occupy these completely separate spheres.
Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.
We have formed them in a distinctive fashion,
"Hande Yener'in Efsane Albümü: 10 Yıl Sonra Hâlâ 'Apayrı'".
"Hande Yener'in Efsane Albümü: 10 Yıl Sonra Hâlâ 'Apayrı'".
Fransız ve Japon filmleri apayrı dünyalara ait gibi görünüyor.
French and Japanese films seem to exist on the opposite ends of the human spectrum.
"Büşra Develi Fi'de apayrı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor".
"Büşra Develi Fi'de apayrı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor".
Sédillot, mikropların kendilerine has apayrı bir dünyası olduğunu savunmuştur.
Continental Africans think the world owes them something.
apayrı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod