O apayrı bir konu.Now that's a different story.
Fransız ve Japon filmleri apayrı dünyalara ait gibi görünüyor.French and Japanese films seem to exist on the opposite ends of the human spectrum.
"Büşra Develi Fi'de apayrı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor"."Büşra Develi Fi'de apayrı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor".
Sédillot, mikropların kendilerine has apayrı bir dünyası olduğunu savunmuştur.Continental Africans think the world owes them something.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.However, she maintained an interest in social science.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie and Fulla occupy these completely separate spheres.
Apayrı değer yargıları var.They have divergent values.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.And whenever he came home, it was a different case.
Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.We have formed them in a distinctive fashion,
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.Mais la vie scientifique lui manquait.
Yapım görevlileri, Apayrı albüm kitapçığından alınmıştır. ^ Sen Yoluna...Tour, il est principalement basé sur son album I Am...
Ay'ın yapısı, Dünya'nınkinden apayrıdır.La luna creciente es la unión del cielo y de la tierra.
Fakat tamamen apayrı bir kişilik olup öğrencileriyle sıkı bir ilişkisi vardır.وهنا وقع في علاقة حب مثلية مع أحد طلابه.
Yani çevreden apayrı, sonsuza dek değişmeden kalacak bir varlık yoktur.Alternativamente temos se ele executa para sempre sem parar.
Ay'ın yapısı, Dünya'nınkinden apayrıdır.Månen är solens låntagare.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.Здавалося, що визначилися його наукові інтереси.
Fakat tamamen apayrı bir kişilik olup öğrencileriyle sıkı bir ilişkisi vardır.Nevelő munkája hatékony, a hallgatókkal jó kapcsolata van.
6 Ocak 2006'da, dördüncü Hande Yener stüdyo albümü Apayrı satışa sunuldu.2006. szeptember 16-án került boltokba a negyedik stúdióalbum, a Más világ.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.Tieteisiin hän oli kuitenkin pettynyt.
Heyet başkanı olan Hüseyin Ali Bey için apayrı sıkıntılı bir durum yaşanmıştır.Presidentti Urho Kekkoselle jo itse miehitys oli järkytys.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.Είχε μεγάλο ενδιαφέρον για την επιστήμη.
Dolayısıyla kalıpları farklı, malzemeleri apayrıdır.I stedet er de utstyrt med forskjellig nødvendig utstyr.
Ocak 2006'da dördüncü stüdyo albümü Apayrı'yı yayınladı.I januar 2006, ble gruppas fjerde album Till Death Unites Us gitt ut.
"Büşra Develi Fi'de apayrı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor".May cho trong cung của trẫm xuất hiện một bậc Từ phi".
Fakat tamamen apayrı bir kişilik olup öğrencileriyle sıkı bir ilişkisi vardır.Това ѝ пречи да има нормални взаимоотношения със своите съученици.
Ancak, bilime apayrı bir önem verdi.Tudi znanost je privlačila njegovo pozornost.
Apayrı değer yargıları var.Chúng có giá trị khác nhau.
Apayrı değer yargıları var.De har åtskiljda värderingar.
Apayrı değer yargıları var.Elles ont des valeurs divergentes.
Apayrı değer yargıları var.Hanno valori contrapposti.
Apayrı değer yargıları var.Mají jiné hodnoty.
Apayrı değer yargıları var.Sie haben voneinander abweichende Wertvorstellungen.
Apayrı değer yargıları var.Têm valores divergentes.
Apayrı değer yargıları var.Tienen valores divergentes.
Apayrı değer yargıları var.Έχουν αποκλίνουσες αξίες.
Apayrı değer yargıları var.В них розбіжні цінності.
Apayrı değer yargıları var.Имат разминаващи се ценности.
Apayrı değer yargıları var.У них противоречащие ценности.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie dan Fulla menempati dunia yang benar-benar berbeda.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie e Fulla vivono in due mondi completamente diversi.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie et Fulla occupe des sphères complètement séparées.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbie i Fulla należą do osobnych sfer.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Barbi és Fulla tökéletesen elszigetelt világokban élnek.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.바비나 풀라나 모두 서로 완전히 다른 지역에 존재하고 있습니다.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Барби и Фулла живут в непересекающихся мирах.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.Барбі і Фула живуть в цих абсолютно відмінних світах.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.ברבי ופולה חיות בעולמות שונים לחלוטין.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.كلا باربي وفُلّة تشغلان هذه الأسافير المختلفة تماماً.
Barbie ve Fulla apayrı dünyalara aitler.彼らの興味も違えば 価値も異なります
Bazen onu iki sene görmediğimiz bile olurdu. Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Uneori nu-l vedeam timp de 2 ani și de fiecare dată când venea acasă situația era diferită.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.A kedykoľvek prišiel domov, nastali zlé časy.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Dan acapkali beliau pulang, masalahnya berbeda lagi.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.En wanneer hij thuis was, liepen de zaken anders.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.E ogni volta che tornava a casa, era tutta un'altra storia.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Et chaque fois qu'il rentrait, les choses étaient différentes
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.I z każdym jego powrotem, wszystko się zmieniało.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.그러나 아버지가 집에 오시면 일이 달라졌어요.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Och när han kom hem var det annorlunda.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Pokaždé když přijel, to bylo jiné.
Eve gelişiyse apayrı bir olaydı.Quando vinha a casa, era uma situação diferente.